banner345

banner314

banner375

banner159

banner358

banner17
banner392

Arsa ve “Deve kuşu”

Arsa ve “Deve kuşu”

Ferdi Sabit SOYER

13 Kasım 2017, 11:36
Bu makale 137 kez okundu
İnanılır gibi değil. Seçim geldi ancak eski alışkanlıklar dünden daha kötü bir şekilde devreye girdi. Bir kere cevizcinin çuvalından oynamak kolaycılığı içinde siyaset yapmak hala devam ediyor.
Seçim öncesi dağıt. Kamu kaynakları ve bütçeden saç ve oy al. İstihdam, vatandaşlık, çeşitli kesimlere ulufe gibi arsa, tarla dağıt.
 Bunun son kötü örneği “kırsal kesim arsası” dağıtım törenleridir.
Bunu da vatan millet söylemleri ile yapıyorlar. Bir kere bu dağıtımlarda haksızlık diz boyudur. Evi olana da hak etmeyene de veriliyor. Haklı olup alamayan ise devlete, ülkeye dair inancını sıfırlıyor. 
Hele alanların bir kısmının, aldığı arsayı daha sonra satarak devretmesini gören insanların bu devlete dönük inancı hepten sıfırlanıyor. 
Ancak bu işin iç boyutu yanı sıra, bir başka yanı daha var. Buda Kıbrıs sorunu ile ilgilidir. 
Oy almak adına yapılan bu rezalet nedeni ile Kıbrıs Rum tarafı bu adımı ele alıp, dünya indinde girişimlere başladı. Bu konuda attığı adımlar da ise hedef Türkiye’dir. Yani sizin oy hesabı ile attığınız bu akıl dışı adımın hesabını Türkiye, evrensel alanda ve AİHM’de ödemekle karşı karşıya kalıyor.
Oh ne ala iş. Adım atacaksın ama bunun riskini ve bedelini de başkası ödeyecek. Bunun için yazdım, cevizcinin çuvalından oynanan oyun diye.
Bakın; 19 UBP Milletvekili Meclise öneri sundu. Federal çözüm artık gündemden kalksın diye. Sundukları öneride güneyle devletten devlete görüşme talep ettiler. Ancak önerilerinde görüşülecek olan konular arasında iki temel mesele yok. Bunlar da nedir bilir misiniz? 
Toprak ve Mülkiyet
Bu esaslı meseleyi yok sayarak siz var olabilir misiniz? Ancak bu temel konuları yok saymalarının nedeni, bu konuda ödenecek olan siyasi, ekonomik, manevi bedeli kendilerinin yüklenmemesidir . Bunlar toprak dağıtarak oy alacak, bunun rantından servetler oluşacak. Ama bedeli Türkiye ödeyecek. 
Bu siyasi anlayış, bu yüzden zamanında Meclisten geçirdiğimiz Taşınmaz Mal Komisyonuna karşı çıktı. Elinden gelen tüm engellemeyi, sözde dar milliyetçi anlayışla yaptı. Ama yaşam, TMK’nın doğruluğunu kanıtladı. Hele AİHM’in Demopoulos Kararı ile bu zemini temel alması üzerine buna sözde sahip çıktı. 
Ancak daha sonra, gerek Cumhurbaşkanı, gerekse 6 yıllık iktidarları döneminde bu konuyu güçlendirecek adımlar atmadılar. Sonuçta Türkiye de durdu. Şimdi Güneyin bağnazları bu konuda AİHM’de oluşan bu olumlu ortamı berhava etmek için elden geleni yapıyor. 
Bu yüzden Federasyon kaldırılsın diye öneri yaparlarken, Güneyle görüşülecek konular arasına dahi Mülkiyet ve Toprak konularını yazmadılar. Rant ve oy için bu temel konularda “deve kuşu” moduna girenlerden, yaratıcı bir şey beklemek mümkün değildir. 
Tek yaratıcılıkları dağıtma ile oy almak. İlkesizlikle erkte kalmak.
Bu nedenle yeni diye başlayan dönem, yine en eski ilkel siyasetle ölü doğmaktadır. Ama artık herkes bu topraklarda var olabilmek için çağdaş, demokratik evrensel değerlere bağlı bir yapı için elden geleni yapmalıdır.
banner265

Yorum Gönder