banner314

banner375

banner159

banner358

banner17
banner392

Belediyelerin ve Kamu Kurumlarının Paydaşı olan Vergi Mükellefleri Manipüle Edilmemeli

Belediyelerin ve Kamu Kurumlarının Paydaşı olan Vergi Mükellefleri Manipüle Edilmemeli

Ertuğrul BUĞRAHAN

ertugrul.bugrahan@hotmail.co.uk
17 Temmuz 2017, 09:45
Bu makale 168 kez okundu
Belediyelerin ve kamu kuruluşlarının mali bünyelerindeki zafiyetler zaman zaman medyanın gündemine gelmekte ancak asli veriler üzerine konuşmaktan ziyade bazı tarafların bazı verilere dayanarak ekonomik yapıyı iyi gösterme bazı kesimlerin ise negatif ekonomik göstergelerden bazı oranlar ve miktarlar kullanarak mali bünyenin sağlıklı olmadığını işaret etmektedir. Bu bağlamda içinde bulunduğumuz sene içerisinde benzer hususlar bazı belediyelerde ve sosyal sigortalar dairesinde yaşanmış ve hala yaşanmaya devam etmektedir. Ancak mali bünyelerle ilgili mali tablolar düzenli ve bütünsellik içerecek şekilde kamu oyu ile paylaşılmamakta ve mali bünyeyle ilgili tartışmalar yüzeysel ve subjektif şekilde geçiştirilmekte, medyada bilgi kirliliği yaratılmakta ve halk kaotik bir durumda gölgede bırakılmaktadır.    
   Son dönemlerde Yenierenköy Belediyesinde, çalışanların 4 aydır maaşlarını almamaları nedeniyle mayıs ayında başlattıkları eylem, Bakanlar Kurulunun Yenierenköy Belediyesiyle ilgili aldığı bazı kararların ardından sona ermişti. Akabinde Lefkoşa Türk Belediyesinde borç kavgası çıktı. Lefkoşa Türk Belediyesinde devam eden maddi sorunlar başkan ile meclis üyeleri arasında sosyal medyadan tartışılmaya başlandı. Bu tartışmalara Maliye eski bakanı Sn. Birikim Özgür de müdahil oldu. Son 3 yılda Lefkoşa Türk Belediyesinin borcunun 31 milyon Türk Lirası daha arttığı belirtildi. Kurumun toplam borcunun 192 milyon TL olduğuna atıfta bulunuldu. Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Sn. Mehmet Harmancı “2017 yılı bütçesinde yaklaşık 20 milyonluk yatırım kalemi mevcut olduğunu, bunun 9.9 milyonluk kısmı hibe şeklinde geriye kalan 9,1 milyonluk kısmı ise kendi öz kaynaklarımızla karşılanacaktır” diyerek belediyenin yatırım kabiliyetinin arttıığından ve bütçeye ek kaynak yaratıldığından söz etmiştir.  Ne yazık ki Belediyelerin mali tabloları dönemsellik ilkesi gereği dönem sonlarında yayımlanmamakta ve kamu oyu nezdinde paylaşılmadığından dolayı bizi doğru sonuca ulaştıracak analizler yapılamamaktadır. Böylelikle halkın kime inanması gerektiği tamamen subjektif değerlendirmelere kalmaktadır. Zira 51/1995 sayılı Belediyeler yasasının 118. Maddesi gereğince Belediye bütçelerinin onay süreci detaylı bir şekilde izah edilmekte ve 119. Maddesi uyarınca “Her yıl bütçenin kesin hesabı, Sayıştay tarafından denetlenir” hükmü bulunmaktadır. Bu süreç Sayıştay'ca denetimi kesinleşen kesin hesaplar Resmi Gazete'de yayımlanır.” İbaresi ile yasal hükme bağlanmıştır. Ancak Sayıştay Başkanlığının raporlarını incelediğimizde Lefkoşa Türk Belediyesi 2008-2011 Mali Yılları Kesin Hesap Denetim Raporunu 11 Haziran 2015 tarihinde yayınladığı ve 6 yıl geriden geldiği gözlemlenmektedir. Mevcut dönemin değerlendirilmesi, mevcut yönetimin performansının analiz edilmesi ve gelecek tahminlerinin yapılması adına bu kadar geri kalmış bir rapor pek bir mana ifade etmemektedir.
   5393/2005 sayılı Türkiye Belediyeler yasası gereğince Belediye, varlık ve yükümlülüklerinin ayrıntılı bir şekilde yer aldığı malî tablolarını üçer aylık dönemler hâlinde İçişleri Bakanlığına, Maliye Bakanlığına, Devlet Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığına ve Hazine Müsteşarlığına gönderir. Buna ek olarak Denetime ilişkin sonuçlar kamuoyuna açıklanır ve meclisin bilgisine sunulur. Hakikatten de Türkiye’deki bazı Belediyelerin websitelerinde güncel olarak yıllık bazda 2016 yılı dönem sonuna kadar mali tablolar denetimden geçmiş şekilde kamu oyu ile paylaşılmıştır. Böylelikle bankalarda olduğu gibi Belediyeler ve kamu kurumları nezdinde de piyasa disiplini sağlanmış, hesap verebilirlik artırılmış, yönetimin mali performansı zamanında ölçülebilir hale gelmiş ve ekonomik iyileşmenin önü açılmıştır. 
   39/2001 sayılı Bankalar yasasının 32. maddesi uyarınca “Bankalar, banka yönetim kurulu başkanı veya vekilinin imzasını içeren, bağımsız denetim kuruluşlarınca onaylı yıllık bilanço ile kâr ve zarar cetvellerini Genel Kurulca kabulünden itibaren bir ay içinde her halukarda müteakip yılın ilk dört ayı içerisinde Merkez Bankasına göndermek zorundadırlar. Ayrıca, bu bilanço ve kâr ve zarar cetvelleri bankalar tarafından en az günlük iki yerel gazetede ilan edilir”. Böylelikle hesap verilebilirlilik ve şeffaflık yasal reform ile hükme bağlanmıştır. Ayrıca tüm bankaların mali tabloları ve denetim raporları dönemsel olarak Merkez Bankası sitesi ve bankaların web sitelerinde de yayınlanmaktadır. 
   Türkiye’de, Gelişmiş ülkelerde, KKTC bankacılık sektöründe olduğu gibi belediyelerin ve diğer kamu kuruluşlarınında yasal reformlarla mali disiplinli bir düzene getirilmesi elzemdir. Böylelikle her kurum mali yönetimini gizleyemez ve kurumun ekonomik gidişatı hakkında manipüle yapamayacak duruma gelir. Hesap verebilirliğin artması kurumu daha iyi ve şeffaf yönetilir duruma getirir. Hesap verebilirlik ve saydamlığın yanı sıra mali tablolar ve denetim raporları kurumların stratejik planlama yapmalarına da imkan sağlar. Buna ek olarak Kurum yönetiminin performansını kamu kurumlarının paydaşları olan vergi mükelleflerine doğru şekilde göstermelerini mümkün kılar. Halkın popülist demeçler ve manüpile edilmiş politik söylemlerden ziyade gerçek rakamlar üzerinden karar alabilmesi son derece önem arz etmektedir ve dünyada genel kabul görmüş bir prensip ve teamüldür. Bunun asli sebebi ise kurumların kullandıkları mali kaynakların vatandaşın ödediği ücret ve vergilerden meydana gelmesidir. Bu tabloların genel kabul görmüş muhasebe standartları uyarınca yapıldığını ve art niyet gösterilerek makyajlanmadığını ise bağımsız denetim kuruluşları denetim raporlarıyla teyit ederler.
banner265

Yorum Gönder