banner345

banner314

banner375

banner159

banner358

banner17
banner392

Geleceğiniz kaç para?

Geleceğiniz kaç para?

Çiğdem AYDIN

06 Kasım 2016, 03:13
Bu makale 1155 kez okundu
Son birkaç aydır tekrarladığımız bir cümle var ki neredeyse güncel sorunlarımızın önüne geçmiş durumda. “Kıbrıs konusunda sürdürülen müzakereler kritik bir aşamada, çok dikkatli olmalıyız”. İşte son birkaç aydır en çok duyduğum cümle bu. Reşat Akar Diyalog Medya Genel Direktörü, yazısını okuyorum okurken de daha önce hiç duymadığım bir formülle rastlaşıyorum.
Diyor ki, mülkiyet meselesi doğalgazdan elde edilecek gelirle çözümlenebilir. Bir çeşit mahsuplaşmadan bahsediyor. Daha önce bu derece net duymamıştım bazı yorumcularımız yarım yamalak da olsa dile getirmişlerdi fakat okudukça daha da detaylar geliyor. Örneğin Rum tarafının uzun yıllardır müzakere masasında durduğu nokta Kıbrıs’ta sorunun 1974 yılında başladığı noktasına da atıfta bulunarak sorun 1963 yılında başlamıştır diyor. 
1963 yılında Kıbrıslı Türklere Rumlar tarafından uygulana soykırım girişimi, yerle bir olan 103 Türk köyü, kaybolan hayatlar, katledilen bir köy dolusu adam kayıp otobüs ve dahası sayamadığım birçok savaş suçu. Kimse bunları uluslararası platformda dile getirmedi mi? Ya da müzakere masasında hiç konuşuldu mu? Bugün konuşuluyor mu?  Konu, Rumların toprak konusundaki hazırlıklarına gelmişken, yakıp yıktıkları yok ettikleri 103 köyümüz dile getiriliyor mu mesela? 
Mülkiyet konusunda nasıl bir formül bulunursa bulunsun sorunu çözmeyecek aksine daha derin sorunlara sebep olacak. Sorun çözmek demek o masada imzayı atıp kalkıldığı zaman o konuda yeniden tartışma zemini olması demek. Peki insanları mahkemelere taşıdığınızda mülkiyet sorununu çözmüş mü olacaksınız? İnsanlara tazminat ödetince sorun çözülecek mi? Kaç insanı mahkeme koridorlarına mahkum edeceksiniz? Kaç kişi yaşadığı büyüdüğü eve bir çivi bile çakmadan yaşamaya devam edecek?
Kaçımızın ömrü yetecek sonucu görmeye? Örneğin sadece bu sebeple bile ekonomimiz ne kadar duracak? İnşaat patlaması mı bekliyorsunuz? Peki nerelerde olacak bu inşaat patlaması? Dağlarda mı, ovalık alanlarda mı? Diyelim ki oldu, bu evlerin parasını kim ödeyecek? Tahliye edilecek olan bölgelerdeki insanlarımızın maddi manevi tazminatlarını kim üstlenecek? Peki kim ya da nasıl bir mahkeme bir insanın çocukluğunu, evlendiği gün yaşadığı hissiyatın değerini biçecek? 
Sahi kaç para geleceğiniz?
banner265

Yorum Gönder