banner345

banner314

banner375

banner159

banner358

banner264

banner392

Başarının yolu çalışmaktan geçer

31 Aralık 2017 Pazar 09:34
Bu haber 1496 kez okundu

Küçük yaşlarda Kral TV’de Demet Sağıroğlu’ndan duyduğu ‘Arnavut Kaldırımı’ adlı parçanın etkisiyle müzik okumaya başlayan Gülsev Kaya’nın şimdiki hedefi iyi bir Jazz Vokalisti olmak

Başarının yolu çalışmaktan geçer
 Güzelyurt’ta ikamet eden Gülsev Kaya’nın müzikle tanışması çocukluk yıllarında başlar. Evlerinde sürekli Kral TV izlendiği için, dinlediği şarkılar arasında Demet Sağıroğlu’nun ‘Arnavut Kaldırımı’ o’nu çok etkiler.
  İleride başarılı bir müzisyen olma kararı alan Gülsev, lise sonrasında Jazz eğitimine karar verir ve bu yolda ilerlemeye başlar.
  Gülsev Kaya’yı bu hafta Genç Vizyon’a konuk ediyoruz...
 
  Soru: Sizi daha yakından tanıyabilir miyiz?
  Yanıt: 1998 yılında doğdum, 4 yaşımdan beridir Güzelyurt’ta ailemle yaşıyorum. İlkokul, anaokulu ve ortaokulu burada okudum. Kurtuluş Lisesinden mezunum, şu an ise Güney’de University of Nicosia’da Jazz Vocal eğitimi alıyorum.

  Soru: Çalışmalarınızdan bize bahseder misiniz?
  Yanıt: Çalışmalarım genelde teknikler, sürekli dinlemek (ear training) ve piyano üzerinde geçer. Ayrıca bu yollardan geçen müzisyenlerin ses ve sesi kullanma ile ilgili paylaştıkları videoları da izleyip, sunduklarını deneyip, kendimi geliştirmeye ve sürekli yeni bir şeyler katmaya da uğraşırım.

  Soru: Müzikle nasıl tanıştınız ve neden Jazz?
  Yanıt: Müzikle, küçük yaşta ailemin bana sürekli açtığı kanal olan Kral TV’de, Demet Sağıroğlu’ndan duyduğum “Arnavut Kaldırımı” adlı parçayla tanışmış oldum.
  Müzikle tanışır tanışmaz kısa bir süre sonra Jazz’ı da Looney Tunes çizgi filmlerini izlerken duyduğum enstrümantal Jazz ve Classical parçalarından keşfettim. Ardından belli bir yaşa geldiğimde de Jazz’ın bendeki yerini daha net algıladım ve ruhumu takip etmek istediğimi anladım.

Müziğe ve sanata ilgi yetersiz

  Soru: KKTC’de müziğe ve sanata olan ilgiyi nasıl değerlendirirsiniz?
  Yanıt: Aslında burada sanata, müziğe değer veren insanlar var ama bu sayı bizi gerçekten desteklemeye yetecek bir sayı değil.
  Bir solist de, bir gitarist de müzisyendir. Ayırıp yorum yapamam kesinlikle ama “müzisyen” adı altında söyleyebilirim ki maalesef adamızda müzisyenlere karşı birçok eksikliğin var olduğunu düşünürüm.

  Soru: Konservatuar mezunları diğer mesleklerle karşılaştırıldığında yeterli imkanlara sahip olabiliyor mu?
  Yanıt: Ada’da, Türkiye’den gelen Pop müzisyenlerine verilen maddi ve manevi ilginin yarısının yerli müzisyenlerimize verilmemesinden dolayı, evet yeterli imkanlara sahip olamayabiliriz. Sonuçta diğer çoğu meslekte böyle bir sorun yok.

  Soru: İleriye yönelik planlarınız ve projeleriniz nelerdir?
  Yanıt: Plansız birçok hayalim var geleceğime dair, şimdiki planım; hepsini gerçekleştirmeden gitmemek.

  Soru: Müzikle uğraşanların önündeki en büyük engel sizce ne?
 Yanıt: Bir müzisyenin en büyük engeli kesinlikle kendisidir. Potansiyelimizi durmaksızın isteğimizin üzerine çaba sarfederek görebiliriz, kapalı kapılar ardında değil.

  Soru: Konservatuar eğitimi almak isteyen gençlere önerileriniz nelerdir?
  Yanıt: Maalesef müzik denildiği gibi “bu bölümü okuyayım da onu da çalarım” işi değil ya da öylesine okunmalık. Ben bilirim gece-gündüz müzisyen arkadaşlarımızla okulda çalışa çalışa sabahladığımız günleri, her gün yapmamız gereken düzenli kurallar var. Hep duyabilmemiz, hep korunmamız lazım müzik yapabilmek için ve en son sahnedesiniz tüm gerçekliğiniz, tüm duygularınızla. O yüzden oturup kim olduğunuzu, gerçekte ne istediğinizi ve bunun için nelerinizi verirdiniz diye bir tartıp düşünün derim çünkü emin olun sahnede beyaz ışığın parladığı gibi değil hiçbir şey, bu iş için çok şey veririk ve karşımıza alırık. Sıkı kararlar verin, sağlam adımlar atın ve sıkı da çalışın derim.

Yorum Gönder