banner345

banner314

banner375

banner159

banner358

banner17
banner392

2 milyar Sterlin aranıyor

11 Temmuz 2017 Salı 09:59
Bu haber 659 kez okundu

KKTC Mal Tazmin Komisyonu’na başvuran 6 bine yakın Rum’a ait mülkün ‘Türkleşmesi’ için 4 yıldan beri kaynak bekleniyor

2 milyar Sterlin  aranıyor
Aytuğ TÜRKKAN
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararıyla kurulan ve kuzeydeki Rum mülklerinin ‘oldukça avantajlı fiyatlarla’ Türkleşmesine olanak sağlayan Mal Tazmin Komisyonu 4 yıldan beri parasızlık yüzünden karar üretemiyor.
Diyalog’un görüşlerine başvurduğu Komisyon Başkanı Ayfer Erkmen, bugüne kadar 6 bin 327 Rum’un mal satışı için başvuru yaptığını, bunlardan sadece 837’sinin sonuçlandırıldığını ve 179 milyon 360 bin 871 Sterlin ödeme yapıldığını söyledi. Erkmen, geriye kalan dosyaların sonuçlandırılabilmesi için yaklaşık 2 milyar Sterlin’lik bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Türkiye’nin bu konuda, KKTC hükümetlerinden ‘katkı yasası’  talep ettiğini, ancak bu talebin yerine getirilmemesi nedeniyle para akışının durduğu öğrenildi. Dolayısıyla 2014 yılında ödeme sıkıntısı yaşamaya başlayan komisyona başvuranların sayısı da ciddi oranda azaldı. Taşınmaz Mal Komisyonu Başkanı Ayfer Erkmen yasanın bir an önce geçirilmesini ve komisyonun işlevsel bir hal alması gerektiğini söyledi. Diyalog’a konuşan Erkmen, komisyonun kuruluşundan bugüne kadar yaşananları ayrıntılarıyla aktardı.

6 bin 327 başvuru yapıldı 
Komisyona 2006’dan bugüne kadar 6 bin 327 başvuru yapıldı. 2006 yılının mart ayında 2 Rum’un yaptığı başvuru sonrasında 2006 sonunda toplam 100 kişi KKTC’deki mallarının tazmin edilmesini istedi. 2007 yılında bu rakam 197’ye yükselirken, 2008’de 76’ya düştü. 2009 yılında 70 olan başvuru sayısı 2010’da 397’ye yükseldi. 2011 yılında ise patlama yaşandı ve sayı bin 926’ya çıktı. Yoğun başvuru 2012’de ve 2013’te de sürdü. 2012’de bin 601, 2013’de ise bin 337 Rum Mal Tazmin Komisyonu’na başvurdu. 

Demopulos kararı sonrası patlama yaşandı 
Ayfer Erkmen’e göre bu artışın en büyük sebebi; 2010 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Rum malları içerisinde yaşayan Kıbrıslı Türklerin de bu evlerde hakkı olduğuna yönelik olarak ürettiği Demopulos kararı. Bu karar sonrasında Rumlar komisyona akın etti. 2012 yılında da bin 601 Rum, KKTC’de kalan malının tazmini için komisyona başvururken, 2013’te bin 337 Rum yine komisyona başvuru yaptı. 

Rum hükümetinin tedbirleri 
Ayfer Erkmen başvuruların artması sonrasında Rum Hükümeti’nin bunu önleyebilmek için bazı tedbirler aldığını anlatarak, “Rum Hükümeti kamu görevlilerine Mal Tazmin Komisyonu’na başvurularını yasal bir şekilde engelledi, ayrıca Rum bankalarının KKTC’de kalan Rum mallarını ipotek için kabul etmesi sağlandı. Bunun yanında KKTC’de kalan Rum mallarının Rumlar içinde el değişimine ve satışına da Rum hükümeti onay verecek yasal düzenlemeler yaptı. 2014 yılında itibaren Rumların komisyona başvurusunda dramatik bir düşüş yaşandı. 2014’te 375, 2015’te 182, 2016’da 50 ve 2017 yılının Haziran ayına kadar ise sadece 16 başvuru yapıldı” dedi.
Ayfer Erkmen’e göre bu düşüşün tek nedeni Rum Hükümeti’nin aldığı kararlar değil. Zira 2014 yılında komisyona finansal destek sağlayan Türkiye Cumhuriyeti KKTC Hükümeti’nden konuya ilişkin bir takım yasal düzenlemeler talep etti. 

Katkı Yasası Meclis’te bekliyor!
Ayfer Erkmen konuşmasının devamında şunları aktardı: “Türkiye KKTC Hükümeti’nden “katkı yasası” nı geçirmesini istedi. Çünkü Türkleşen Rum mallarının değerleri yüzde 200’e varacak noktada değer kazanıyordu. Bu noktada mal sahibi Kıbrıslı Türklerin de bu kazançtan vergi vermesi konusu gündeme geldi. Buna “Şerefiye Vergisi” de deniyor. Bu sadece burada değil birçok ülkede var, hatta Türkiye’de de var. Türkiye’de bu verginin oranı yüzde 60 ama burası için hazırlanan yasada bu oran yüzde 20 şeklinde. Ama yasa Meclis’in tozlu raflarında bekliyor. Türkiye kişilerin bu vergiyi ödemesi noktasında Ziraat Bankası kanalıyla yardımcı olmayı da önerdi. Bu rakamları Ziraat Bankası ilgili kişilere kredi olarak verecek ve 25-30 yıllık vadelerle geri alacaktı. Ama bu yasa geçmedi, böyle olunca da Türkiye başka bir ödeme yapmak istemedi. Bizim komisyonda zaten kuruş yok. Böylelikle komisyona başvuru sayısı her geçen gün geriledi.”

“13/2008 yasası da işletilmeli”
Ayfer Erkmen 2008 yılında geçirilen 13/2008 sayılı bir yasanın olduğunu ve bunun da işletilmesi gerektiğini söyledi. Erkmen yasanın içeriğine ilişkin şu bilgileri verdi: 
“Bu yasaya göre 3 sene ve üzerinde bir Rum malını işleten ve karşılığında Güney’de mal bırakmayan Türkler kendisi bedelini ödeyerek bu malı satın alabilir. Biz bu konuda inceleme yaparız ve aracı pozisyonda oluyoruz. Tarafların anlaşması durumunda Bakanlar Kurulu satışı onaylar ve satış gerçekleşir. Bu yasa da çalıştırılmalı.” 

“Türkiye ayağına kurşun sıktı”
Ayfer Erkmen konuşmasının devamında Türkiye’nin de bunu yapmakla hatalı olduğu görüşünü savunarak, “Türkiye ayağına kurşun sıktı. Çünkü 2014’ten sonra anlaşılan 133 dosya için 55 milyon Sterlin ödeme yapılması kararlaştırıldı. Ama ödeme yapılmadı. Bu kez karar alınan bazı dosya sahipleri konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdı., komisyonunun işlevsiz kılındığı iddiası ortaya atıldı. Konuun AİHM’e taşınması sonrası KKTC hükümeti bazı ödemeler yaptı ama bu ödemeler yapılırken de sıraya göre yapılmadı. Bu yine bizler için bir sıkıntı oluşturdu. Kafaya göre ödeme yapıldı oysa ödemenin bir sırası vardı. Bu konuda Maliye Bakanlığı bizlere miktarı küçük olanların ödemesinin yapıldığını söyledi ama bu da büyük bir yanlıştı” dedi.

“Başbakan randevu vermedi!”
“Yaşanan sıkıntılar nedeniyle anlaşmaya varılmış 270 dosyadan geri çekilmeler oldu ve sayı 133’e düştü” diyen  Ayfer Erkmen devlet erkanını ziyaret edip sıkıntının aşılması için girişimler yaptı ancak süreçte başarılı olamadık. Askeri erkandan sivil en üst görevlilere kadar görüşmeler gerçekleştirdik. Sadece Başbakan Sayın Hüseyin Özgürgün ile görüşemedik. Üç kez Özgürgün’den randevu istedik ama bize randevu vermedi” ifadelerini kullandı.

5 bin 323 dosya daha beklemede
6 bin 327 başvurudan kaçı sonuçlandı sorusuna Erkmen, “6 bin 327 başvuru yapıldı. Bunlardan 837 dosyayı sonuçlandırdık. Ayrıca sonuçlanıp sahipleri tarafından geri çekilen 167 dosya oldu. Komisyon toplamda 1004 dosya sonuçlandırdı, geriye 5 bin 323 dosya kaldı” şeklinde cevap verdi.

179 milyon Sterlin ödeme yapıldı 
Mal Tazmin Komisyonu’nun sonuçlandırdığı 837 dosya için 234 milyon 360 bin 871 İngiliz sterlini ödeme yapması gerekiyordu. Ancak bugüne kadar ödenen miktar;  179 milyon 360 bin 871 Sterlin ödendi. 

16 bin 269 dönüm Türkleştirildi
Ödenen rakam sonrasında 21 Milyon 768 bin 546 metrekarelik Rum malı Türkleştirilmiş oldu. Bir başka deyişle; 16 bin 269 dönüm Türkleştirildi. 
Bu rakamlar oldukça az; zira KKTC’de kalan Rum mülklerinin 1 milyon 463 bin dönüm olduğu hesaplanıyor. Bu nedenle Ayfer Erkmen sürecin mutlaka çalıştırılması gerektiğini düşünüyor. 
“Komisyonu bugüne kadar yapılan başvuruları sonuçlandırılsa kaç paraya ihtiyaç olur?” sorusuna karşılık Erkmen, “Kabataslak bir çalışma yaptık bu konuda. 6 bin 327 dosyanın sonuçlandırılması için 2 milyar sterline ihtiyacımız vardır” diye yanıt verdi. 

“Ağlayarak gelen Rumlar var”
Ayfer Erkmen konuşmasının devamında şunları aktardı, “Düşünsenize metrekare başına 10,7 sterlin ödeme yapmışız. Ya da bir başka deyişle; dönüm başına 14 bin 372 Sterlin ödemişiz. Bu aslında çok ucuz bir rakam. O nedenle ödemelerin mutlaka devam etmesi lazım. Ne kadar çok toprak alırsak mülkiyet sonunu o oranda azalır. Rumların paraya ihtiyaçları var, sonuçlanan dosyaları ödememiz gerekiyor. Buraya ağlayıp sızlayarak gelen Rumlar var, bir an önce tazminatlarını almak istiyorlar. Kimisi kanserle mücadele ediyor, kimisi evladını okutmak için paraya ihtiyaç duyuyor. Ama şu anda adım atamıyoruz.”

İade yok denecek kadar az
Başvuruların içeriğine ilişkin de bilgi veren Ayfer Erkmen, “İade ve takas yok denecek kadar az. Şimdiye kadar sadece iki iade vakası oldu, geriye kalanlar hep tazminatla halledildi” dedi. 
Katkı yasasının yasallaşması durumunda Mal Tazmin Komisyonu’na başvuruların hızlanacağını söyleyen Ayfer Erkmen, bu konuda adım atılmasıyla mülkiyet sorunun azalacağını ve böylelikle Kıbrıs sorunun da bitmesine katkı sağlanabileceğini sözlerine ekledi.

Yorum Gönder