banner345

banner314

banner375

banner159

banner358

banner17
banner392

CTP sağa mı kayacak?

27 Mart 2017 Pazartesi 09:39
Bu haber 308 kez okundu

Başkanlık sistemine geçmeye gerek olmadığını söyleyen Kutlay Erk, partisinin son dönemde kullandığı ‘Yeni politika’ söylemini eleştirdi

CTP sağa mı kayacak?
Çiğdem AYDIN
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) eski genel sekreteri Kutlay Erk,  şu anda ülkede sistemin değişmesine gerek olmadığını söyledi.  “Başkanlık sistemi KKTC için doğru bir sistem değil. Başkanlık sistemine geçsek bile başkan olabilecek kapasitede siyasetçi yoktur” şeklinde konuşan Erk, partisi CTP’deki değişimlerle ilgili ise ilginç tespitlerde bulundu. 
Diyalog’a konuşan Kutlay Erk, “Yeni denince ben endişelenirim. Ne demek yeni sağ merkeze kayma mı? Bunu izleyip görmek lazım” dedi.   
Türkiye ile ilişkilere de değinen Erk, “Türkiye’nin parayı verdim düdüğü çalarım gibi bir pozisyonda olmasının enstrümanı CTP olamaz. Sağ siyaset olur” ifadelerini kullandı. Kutlay Erk, “Eğer Türkiye’ye karşı bir söz söyleyecekseniz şimdi de söyleyeceksiniz. Aksi halde Türkiye’yi şikayet etmeyin” dedi.

Kutlay Erk’in gazetemizin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

Soru: İkinci Cumhurbaşkanı CTP eski Başkanı Mehmet Ali Talat Başkanlık sisteminin hayata geçirilmesi konusunu yeniden gündeme getirdi, Diyalog Gazetesi de tartışmaya açtı. Size göre Başkanlık sistemi KKTC’de de olmalı mı? 

Cevap: “Ben bu konuyu yıllar evvel gündeme geldiğinde doğru olabileceğini düşünmüştüm. Fakat zaman geçtikçe aslında bunu deneyimlemiş bir halk olarak bir şeyin de sistemle alakalı olarak değişmeyeceğini düşünüyorum. Zaten bir süre Denktaş Bey döneminde 1974 öncesinde ve kısa bir süre sonrasında da bu şekilde yönetmiştir. Başkanlık sistemi daha adil gibi görünür ilk bakışta. Mecliste şu an 50 milletvekili var, onlar yasalarla ilgilensin. Bir başkan olsun o da meclis dışından kabinesini oluştursun. Dolayısıyla meclisin 10-11’i hükümet dışında icraat yaparken, meclisin faaliyetlerini komite çalışmalarında sıkıntılar çıkmasın gibi bakılır. Teknokratlardan da kabine oluşsun diye bakarsanız.

Güney’de yozlaştırıldı
İyi bir sistemdir. Ancak Güney’e de baktığınız zaman başkanlık sistemi ile yönetiliyor ama yozlaştı ve yozlaştırıldı. Yarım bir oy potansiyeli olan bir parti, yüzde 40 oy potansiyeli olan bir partiyi esir aldı. Örneğin Kleridis, seçimleri Vasiliu‘ya karşı kazanmak için küçük partilerle ikinci turda işbirliği yaptı. Bu işbirliği sonucunda ‘Tamam ben seçilince size sandalyeler vereceğim’ dedi ve öyle de yaptı. Yüzde yarımlık bir parti yetkiler kazandı. Buna bakıldığı zaman o başkanlık sisteminin konunun uzmanlarıydı teknokratlardı nerde kaldı. İşte bu tür aksilikleri oluşabilir.

Sistem suistimale açıktır
Başkanlık sistemi suiistimale, yozlaşmaya açıktır. Bütün mesele aslında siyasi olgunluk ve yasaları tam uygulayabilmektir. Bütün mesele bulduğunuz makamın hukukunu ve kapasitesini uygulayabilmektedir.” 

Soru:  Şu anda başkanlık sistemine geçsek ülkede başkan olabilecek kapasitede siyasetçi var mı? 

Cevap: “Vardır tabi ama geçmeye gerek var mı? Bana göre yoktur.” 

Soru: Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)  “Yeni CTP” kavramını sıklıkla gündeme getiriyor. “Yeni CTP” denilince siz ne anlıyorsunuz? 

Cevap: “Beni tedirgin eden bir durumdur bu konu. Özellikle sol partilerde yeni dediklerinde bir kaymayı görüyoruz. En belirgin örnek de İngiltere İşçi Partisi’dir. Blair ile beraber yeni İşçi Partisi dediler ve İngiltere’nin İşçi Partisi merkez sağa kaydı. Şimdi eskiye döndürmeye çalışıyorlar. CTP’deki bugünkü durum için önyargılı olmak istemem. Görmek istiyorum ama “Yeni” denildiğinde ben ürküyorum. 

“Reddedecek bir mirasımız yok”
CTP’nin yeni olmak için reddedeceği bir mirası yoktur. İngiliz İşçi Partisi’nin reddedeceği bir mirası vardı. Onların sendikalarla çok sıkı bir işbirliği vardı ve onu reddediyorlardı. Sendikalar partinin içinde geniş bir şekilde yer almaya ve yönetimde de etkin olmaya başlamışlardı. CTP’de böyle bir durum yoktur. 
Talat döneminde de Merkez Yönetim Kurulu 10-15 sayfalık bir program çıkardı ve orada yeni ibaresi hiçbir şekilde yeni CTP kullanılmadı.  “Yeni görevlerimiz” denildi. Ama yeni CTP dediğinizde izlemeye çalışıyorum ne değişiyor?  Bizim geçmişimizde utanacak, sıkılacak, reddedecek hiç bir şeyimiz yoktur. Günahlarımız var, hatalarımız var, yanlışlarımız da var ama reddedecek bir mirasımız yoktur. Dolayısıyla yeni CTP ile ilgili söylem devam ederken bir taraftan da yeni bir ekonomik program yazılacağı söylemi vardır. 
Ekonomik programa bakmak lazım. Orada ne yenilendi diye bakmak lazım. Özker Özgür döneminde 1993’te yeşil kitapçık yayınlandı. Bu aslında yenilenmekti. Sovyetler Birliği yıkıldı. Sosyalizm çehre değiştirdi ve CTP de kendi bağlamında kendi ülke koşullarında yeni bir program yayınladı. O zaman da Özker Özgür “Yeni CTP” dememiştir. Evham diyebilirsiniz görmek istiyorum sonuçları. Yani Türkiye ile ilişkilerde bir farklılaşma mı olacak? İngiliz İşçi Partisi yeni derken sendikalarla ilişkilerinde bir farklılaşma yapmıştı, bizde ne olacak? 

Soru: Ekonomik program yazılacak dediniz, Türkiye ile ilişkilere dikkat çektiniz buradaki evhamınız nedir? 

Cevap: “İlk olarak ekonomik programdaki endişem ülkenin koşullarına uyup uymayacağıdır. Sağa kayar mı noktasında bizim düşüncemiz sosyal pazar ekonomisidir. Vahşi pazar ekonomisi, kapitalist pazar ekonomisi olmaması lazım. Endişelerim bu noktalardadır. Elektrik, su, haberleşme gibi kamu konularının tamamen özelleştirmeye açık bir ekonomik program hazırlarsanız, evet kayma var derim. Bana ‘bankaları da özelleştireceğiz’ derseniz o da radikal sola kayma olur ve onu da doğru bulmam. İngiliz İşçi Partisi’nin sponsoru,  finansörü sendikalardır. Dolaysıyla sendikalar bütün siyaseti ve kadroları belirlerdi. Ama bu durum partiyi zayıflattı. Tabi bizim CTP olarak böyle bir ilişkimiz yoktur sendikalarla. Biz de şimdi dönersek Türkiye ile ilişkilerde “Yeni CTP” de neler değişecek diye bakmak istediğim şey bu yöndedir.” 

Soru: Ne gibi mesela daha açık konuşur musunuz? 

Cevap: “Türkiye ile karşılıklı çıkar, karşılıklı saygı, karşılıklı dayanışma içerisinde bir ilişki vardır. Türkiye ile ilişkiler ortak kültür, ortak etnik bağlamında değil karşılıklı saygı karşılıklı yarar ve karşılıklı sevgi ile olması lazım. Yeni CTP’de bu cümle değişirse ben üzülürüm. 

CTP, UBP’leşemez
CTP UBP’leşemez. Ama Türkiye ile ilişkilerdeki iki siyasi eşit taraf ilkesini ortadan kaldırırsanız,  ne alan ne veren ilişkisi diyoruz bizim kendi programımızda, saygılı iki siyasi eşit taraf ilişkisi olacak. Yani Türkiye’nin bizim üzerimizde ‘Parayı verdim düdüğü çalarım’ gibi bir pozisyonda olmasının enstrümanı CTP olamaz sağ siyaset olur. Ama yenilendiğinde burasını ben izlemek istiyorum. Türkiye ile kayıtlı ilişkileri Yeni CTP ters çevirirse bunu bilmek isterim.” 

Soru: Bu söylediğiniz yönde bir kayma mı gözlemlediniz “Yeni CTP” de? 
Cevap: “Herhangi bir kayma izlemedim sadece Türkiye ile ilişkilerde suskunluk izliyorum. Eskiden CTP daha çok konuşurdu. Son dönemlerde Türkiye ile ilişkiler bağlamında partinin sembol isimleri ‘Türkiye’de olsaydım AKP’ye oy verirdim’ dedi ama Kıbrıs bağlamında olumlu adım atıldığı için ifade etti bunu, AKP’li olduğu için değil. Şimdi Türkiye kaynıyor. Biz sosyalist bir parti olarak kardeş partilerimiz var Türkiye’de ve bizden çıt yok ses yok. Türkiye’nin iç siyasetine karışmak istemeyiz ama bir yorumumuz bir fikrimiz olmalı ve söylememiz gerekir sosyalist bir parti olarak mazeretlerin arkasına saklanmamız gerekir. Eğer saklanırsanız o zaman çıkıp “Türkiye darbe yaptı bizi hükümetten attı” diyemezsiniz, dememelisiniz. Eğer Türkiye’ye karşı bir söz söyleyecekseniz şimdi de söyleyeceksiniz. Aksi halde Türkiye‘yi şikayet etmeyin. Bunlar benim evhamlarım. İnşallah böyle evham olarak kalır.”

Yorum Gönder

Toplam Yorum Sayısı 1

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Asım dedezade 3 ay önce yorumlandı

İyı bir tartişma zemin ve iyi bir başlangıç. Yeni Ctp ye geçiş sancılı olacak Ki herkes Erk hariç suskun Sendikalar ingiltere işçi partisi Içinde idi ve sponsordu ,Ctp de böyle durum yok cümlesi ile hemfikir değilim.öyleyse niye ikidebir sendikaları ziyaret ediyorlar ve basına da fotograf dağıtiyorlar.temmuz 2002 belediye seçimlerinde ctp ye ait oyların %34 ü sivil toplum örgütlrinden geldi.görmemezlikten gelemez.

0 Kişi beğendi.