Alın size erişilebilir bir çözüm: KKTC’nin daha iyi yönetilmesi...

  Cumhurbaşkanı Akıncı Meclis’e bilgi verdi. Oturum basına kapalı yapıldı. Neler konuşulduğunu tam olarak bilmesek bile tahmin etmek güç değildir. Oturum sonrasında yapılan açıklamalar ise, siyasi partilerin bir amaç doğrultusunda birleşmediklerini gösterdi. Ortada hala bir ‘federasyon olsun mu; olmasın mı’ tartışması vardır.
    Meclis Başkanı’nın açıklamasına göreyse, siyasi partilerimiz yeni müzakere sürecine temel olması gereken ‘başlangıç kavramları’ içinde siyasi eşitliğin olmamasını kabul etmeyeceklerdir. Bunun gibi, yeni müzakere sürecinin ‘ucu açık olmaması’; ‘takvime bağlı’ ve ‘sonuç odaklı’ olması konusunda da fikir birliği varmış...
    Bana sorarsanız; biz çalıyoruz, biz oynuyoruz!
    Rum tarafının ne dediğine bakarsak, ‘başlangıç kavramlarının’ hazırlanmasının çok zor olacağını rahatlıkla görebiliriz. Biz ucu açık görüşme istemiyoruz ama Rumlar da takvim istemiyor. Biz siyasi eşitlik istiyoruz ama Rumlar, tam da bundan kurtulmaya çalışıyor. Başbakan Erhürman, daha dün, Cumhurbaşkanı Akıncı ile görüşmesinden sonra, Anastasiadis’in farklı kavramlar üreterek zaman kazanmaya çalıştığını söylemedi mi?
    Bu durumda Rum tarafının denizlerdeki gerginliği azaltmak ve gaz arama faaliyetlerini sürdürebilmek için görüşmeleri yeniden başlatmak istediği çok açık... Buna karşılık Türkiye de denizlerde arama yapma konusunda kararlı görünüyor. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu yeniden ifade etti: "Önümüzdeki günlerde Kıbrıs etrafında iki gemiyle sondaja başlıyoruz. O bölgede bizsiz bir şey yapılamayacağını o bölgeye uzaklardan gelenler de onların şirketleri de görsün. Akdeniz'de Türkiyesiz hiçbir şey yapılamaz, buna müsaade etmeyiz".
    
Erişilebilir çözüm
    Rum tarafı, çeşitli taktiklerle zaman kazanmaya ve yürüttüğü operasyonları sonuca vardırmaya çalışırken biz ne yapıyoruz? Veya ne yapmamız gerekiyor?
    Bizim tarafı yönetenlerin yanıt vermesi gereken esas soru bu iken, biz verimsiz bir federasyon tartışması yürütmekte ısrar ediyoruz. Salı günkü Meclis birleşiminden sonra yaşanan tartışma da budur. Kıbrıs sorununu tartışarak Kıbrıs Türk siyaseti içinde yer edinmeye veya edinmiş bulunduğumuz yerleri sağlamlaştırmaya çalışıyoruz; o kadar!
    Oysa, Rum tarafının çözümü geciktirerek kazanmakta olduğu zaman içinde bizim de yapmamız gereken şeyler var:
1.    TMK çalışmıyor: Taşınmaz Mal Komisyonu, mülkiyet sorununun tümünü değilse bile önemli bir bölümünü çözebilir. Buna karşın komisyon çalışmıyor. Çalıştırmayı bırakın, tartışmasını bile yapmıyoruz.
2.    Alt yapı çöktü: Yollar, haberleşme dökülüyor. Elektronik gelişmelerden hayatı ucuzlatmak için yararlanmak gerekirken biz bilgisayar çöplüğüne dönüyoruz.
3.    Pahalılık diz boyu: Başta elektrik olmak üzere her şey pahalı. Güney’den de pahalıyız; Türkiye’den de... Pahalılığın nedenleri konusunda bile yormuyoruz. Hükümet, vergi üstüne vergi koyarak pahalılığı artırmak için elinden geleni yapıyor.
4.    Kamu yönetimi yok oldu: Devlet çalışmıyor. Bütün kurumları ile sadece ve sadece sorun üretiyor.
5.    Adalet yerlerde sürünüyor: Nihayet adaleti de tartıştırmayı başardık. Mahkemeler çalışıyor gibi görünse bile kimsenin vicdanı rahat değil.

Baskıdan kurtulmak
    İşte bugün üzerinde çalışmamız gereken gündem budur. Bu görevleri başarabilirsek, hem çözümsüzlüğe karşı direncimiz artacak; hem de çözüm olasılığı artmış olacaktır.
    Bu gündemin gerektirdiği işleri yapabilmek ancak ve ancak Türkiye ile birlikte çalışmakla mümkündür. Oysa biz, Türkiye’nin reform baskısından nasıl kurtulabileceğimizin arayışındayız. Türkiye ile imzalanması gereken anlaşmanın süresini üç yıldan bir yıla indirerek kamu harcamaları için kaynak temin ederken düzen değişikliği baskısından kurtulmak için çalışıyoruz. Yapmamız gerekenin tam tersini yapmaya çalışıyoruz. Yukarıdaki gündemi ele alacaksak, Türkiye ile ilişkilerimize özel bir önem vermek ve bu ilişkileri en azından orta vadeli olarak planlamak zorundayız.
    İşte o zaman, KKTC halkına erişilebilir bir çözüm ve uğrunda fedakarlıklar yapılabilecek bir hedef göstermiş olacağız.  

YORUM EKLE