Altın yumurtlayan tavuk ‘Tuzlu Su’

Ülke gündemini aylardır meşgul eden ‘Su’ sorununda yeni bir eşik atlandı…
En azından artık vatandaş, Türkiye’nin KKTC’ye suyu kaç liradan satacağını biliyor…
Halk dilindeki tabiri ile 1 ton (İçilebilir) su 2 lira 30 kuruş…
Bakan Nazım Çavuşoğlu’nun yaptığı açıklamaya göre bu rakam 6 lira 60 kuruştan 2 lira 30 kuruşa düştü…
Lefkoşa ve Gönyeli belediye başkanları, açıklanan bu fiyatı fahiş bulmakla birlikte, musluklardan kullanıma verecekleri suyun tonunun en az 5 veya 6,5 lira olacağını duyurdu…
Bu rakam eminim, Türkiye’den gelen her şeye ‘Hayır’ diyen küçük bir azınlık dışında toplumun büyük bir kesimi tarafından kabul edilecek…
Çünkü bugün ülkede ciddi bir su sıkıntısı yaşanıyor…
Vatandaş tonunu belediyeden 3 liraya aldığı içilemez, kullanılamaz, tuzlu suyu bile artık bulamıyor…
Mahalle aralarında su tankerleri tonu 15 liradan depoları dolduruyor…
Türkiye’den gelen suyun 2 lira 30 kuruşluk ton fiyatına çok diyenler o mahallelere uğrarsa gereken cevabı vatandaştan alacaktır…
***
Su protokolü ve bundan sonrası muhakkak hem KKTC hem de Türkiye’deki teknik uzmanların işi olacak…
Suyun maliyeti hakkında gerekli açıklamalar yapılacaktır…
Vatandaşın doğru bilgilendirilmesi adına Kuzey Kıbrıs’ta şu anki su piyasasının tahlilini iyi yapmakta fayda var…
İşin teknik ve maliyet kısımlarını bir tarafa bırakarak, Kuzey Kıbrıs’ta belediyeler tarafından vatandaşa verilen 1 ton suyun hikayesini öğrendiğimde şok oldum…
Kuzey Kıbrıs’ta 1995 yılından bu yana belediyelere suyun tonunun 10 veya 25 kuruştan verildiğini biliyor muydunuz?
Belediyeler tarafından devletten elektrik giderini kendi üstlenerek 25 kuruşa alınan tuzlu ve içilemez su, vatandaşa tonu 3 liradan satılıyor…
Yani Türkçesi, bire al 12’ye sat…
Çok karlı iş değil mi?
Altın yumurtlayan tavuk gibi…
Üstelik su kuyularının harcadığı elektrik parasını da birçok belediye ödemiyor…
Bu saltanat tam 21 yıldır böyle devam ediyor…
Şimdi, 2,30 kuruşa su alıp, 5 liraya satmayı kim seve seve kabul eder?
***
Bu durum karşısında; “Belediyeler yıllardır; su kaçaklarının, istihdam fazlasının, tahsil edilemeyen alacakların hepsinin faturasını vatandaşa ödetmiş” demek çok da yanlış olmaz…
Bir ürün düşünün 20 yıldır aynı fiyata alıyorsunuz ama her sene zam yaparak satıyorsunuz…
Vatandaş da gıkını çıkarmadan, eli mahkum olduğu için alıyor…
İşte bu noktada özellikle büyük belediyelerin başkanları ellerini vicdanlarına koyup öyle açıklama yapmalı…
Mesela Gönyeli…
Bundan çok değil 20 yıl önce Gönyeli’de çeşmeden akan su içilebiliyordu…
Ya bugün?
Bırakın içmeyi, ağzınızı bile yıkayamazsınız…
Hele Lefkoşa…
Durum daha da kötü…
Yaşamayan bilmez…
***
Bence belediye başkanları, Türkiye’den gelen suyun ton hesabının değil…
25 kuruşa aldıkları suyu 3 liraya nasıl sattıklarının hikayesini anlatmalıdır…
Bu ‘Ticari’ başarının ‘Sırrı’ açığa kavuşmalıdır…
YORUM EKLE