Yakında inşaat başlayacak olan tepeden söküp getirdiğim dağlalelerini (anemone coronaria) ekmek için badem ağacının yakınındaki otları yoluyordum ki ne göreyim; ağaç olma yolculuğuna çıkmış bir badem!
Şöyle bir şey olmuştu:
Yaz sonunda ağaçtan yere bir badem düşmüştü. Bademin kabuğu yağmurlarda yumuşamış, altında kaldığı otların nemli tülbenti altında çürümüştü. Kabukta hapis olan yemiş, ıslanmış ve şişmiş ve ısınan havayı dışarı kaçıp filizlenmek için bir işaret olarak algılamıştı. Burnundan çıkarttığı uç aşağı inip kök, yukarı çıkıp işaret parmağımın uzunluğunda sap olmuştu. Bunlarla olgun bir ağaç gibi kendini topraktan ve güneşten beslemeye başlamıştı.
Bu şekilde onu çiçekten yaratıp kabuklu bir tohum hâline getiren ağaçtan özgürlüğünü kazanmış, bağımsız, kendi kendini besleyebilen bir varlık olmuştu.
Kök ve sap ucundan çıktıkları bademden beslenmişlerdi. Hangi hücre kök, hangisi sap olacağını biliyordu.
Badem o aşamada hem tohum hem fidandı, hem anne hem çocuk.
Yolculuğu büyük bir ağaç olana kadar devam edebilecek mi? Yoksa onu bekleyen tehlikelerden birine kurban mı olacak?
Bu tehlikelerden biri bendim. Yeşillikte saklı olduğu için onu pekâlâ yolmakta olduğum otlarla birlikte sökebilirdim.
Rutubeti seven, otların altında gizli salyangozlardan biri tarafından yenebilirdi. Eğer köklerini toprağın altında su olan bir yere kadar uzatamazsa yaz sıcağında kavrulup öle de bilir.
Ama yeryüzünde hangi canlı varlığın önündeki yol tehlikelerle dolu değildir ki?
Her canlı gibi o da bilinmeyene doğru yürümek zorunda.
Bir yerlerde, yaşamı boyunca milyonlarca tohum verse bile bir ağacın tohumlarından sadece birinin ağaca dönüştüğünü okumuştum. Buna pek inanmıyorum.
Bahçemdeki çam ağacının altında ona yakın fidan var. Değişik yerlerde ise bazılarını komşum Salih’in büyük bir ustalıkla eriğe aşıladığı ve ilk yıldan kilolarca meyve veren bademler çıktı. İki tane de gökten düşme cevize sahibim. Biri yedi sekiz sene sonra ilk defa geçen yıl ürün verdi.
Bahçeyi çevreleyen servi ağaçlarının eteklerinde de büyüklü küçüklü sayısız fidancık var. En görkemli servilerim badem gibi kendini tohumdan ağaca döndürenlerdendir.
Ağaç tohumun tohum yapmak için kullandığı alettir.
Badem insan için yemiştir ama ağaç için tohumdur. Bütün yemişler ve meyveler de öyle. Biz, diğer hayvanlar gibi, onları sadece bir yerden başka yere taşırız.
Ve ekerek, dikerek, budayarak, aşılayarak çoğalmalarını ve güçlenmelerini sağlarız.
Böyle bakınca, biz mi onları evcilleştirdik, onlar mı bizi, düşünmeye değer.
Espasito 2 Ay Önce
Ağacından topladığım çağla bademlerin tadı aklıma geldi MM. Bahçedeki her şey gibi harikaydı. Bahçe şimdi coşmuş olmalı, sanki bir cennet köşesi gibi yemyeşildir eminim. Bir yazında kuş olmayı istemiştin, eğer böyle bir fırsat çıksa karşına. O nedenle bir kuş olup bahçeni seyrettiğine inanmak istiyorum. Bir de ormanda koşarken benimle olduğuna…
Ruh ikizi 2 Ay Önce
Her mevsim, güzel insanlarla güzeldir. Güzellikleri kaybeden insanın hırsıdır. O güzellikleri bize en güzel duygularla hatırlatan, Sayın MM nin ruhu şad olsun.
Ege’de Bir Sahil Kasabası 2 Ay Önce
Diyalog Gazetesi arşivdeki yazıları internet ortamından sildi galiba. Bu yazının eski yayınlandığı tarihteki versiyonunu bulamadım, dolayısıyla o dönemki yorumları okuyamadım ve hangi tarihte yayınlandığını da göremedim. Oysa, yazıların yayınlandığı tarihleri önemsiyorum, o dönemki yorumları yeniden okumayı ve zaman zaman burada paylaşmayı da seviyorum. Ama bulamadım.
Ege’de Bir Sahil Kasabası 2 Ay Önce
Birçok ünlü romancı, felsefeci, filozof şu hayatta insanın yolculuğuna dair ne çok şey yazmıştır. Peki bademin yolculuğunu gören, görebilen, bademin yolculuğuna kıymet veren ve bu yolculuğu edebi, felsefi bir dille insanın yolculuğuna bağlayabilen kaç yazar vardır? Benim bildiğim yok! Ben kimseden bu tatta yazılar okumadım. İşte bu yüzden EŞSİZDİNİZ Metin Bey. Çok özledik.
Espasito 2 Ay Önce
Yorumunuzu okuyunca ben de aradım, bulamadım ilkin. Sonra silmeye kıyamadığım MM ile yazışmalarımıza döndüm; taradım ve buldum! Yazının fotoğrafını ilk paylaştığında güzelliğine inanamamışım. Ona rüyamı anlatmışım, o ise yazıdan söz etmiş. Bir zamanlar sonsuz sandığım mutluluğumuz düştü yine aklıma. Tüm bunlar için size teşekkür ederim, Ege’de Sahil Kasabası. Yazının tarihine gelince; 4 Mart 2021… https://www.diyaloggazetesi.com/bir-bademin-yolculugu-makale,9943.html
Yaz 2 Ay Önce
Çok sevgili MM’nin bahçesinde kollarımı iki yana açarak koşmak istiyorum.
Ege’de Bir Sahil Kasabası 2 Ay Önce
Sevgili Espasito, yazıyı arayıp bulmanız ve bize, Metin Bey ile aranızda geçen bir konuşmadan bahsetmeniz öyle kıymetli ki. Çünkü o konuşma size aitti ve siz onu Metin Bey’in dizinin dibinden ayrılmayan okurlarıyla paylaştınız. Yazının tarihi için, yazı linki için ve bu güzel anı için çok teşekkürler, sevgiler…
Ege’de Bir Sahil Kasabası 2 Ay Önce
Sevgili Espasito, yazıyı arayıp bulmanız ve bize, Metin Bey ile aranızda geçen bir konuşmadan bahsetmeniz öyle kıymetli ki. Çünkü o konuşma size aitti ve siz onu Metin Bey’in dizinin dibinden ayrılmayan okurlarıyla paylaştınız. Yazının tarihi için, yazı linki için ve bu güzel anı için çok teşekkürler, sevgiler…