Diyalog Gazetesi
2026-10-05 09:43:19

Çözümsüzlük iki tarafı da etkiliyor

Reşat AKAR

rakar@diyaloggazetesi.com 05 Ekim 2026, 09:43

Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü yüzünden iki toplumun da bazı konularda zarar gördüğünü ve sıkıntılar yaşadığını herkesin kabul etmesi gerekiyor...

Önce çözümsüzlüğün Kıbrıslı Rumlar açısından neden kötü olduğuna bakalım…

Birincisi; Türk askeri adada olduğu sürece ekonomik yatırımlara ayrılması gereken paraları savunmaya harcamak zorunda kalıyorlar...

İkincisi; 17 yaşındaki gencecik evlatları, yüksek tahsile gitmeden mecburi askerliğe alınıyor...

Askere giden her 10 Rum çocuğundan 7 tanesi en az bir kez uyuşturucu kullanıyor...

Üçüncüsü; çok sayıda insan kendi özel mülkünü kullanamıyor veya tazminatını alamıyor...

Sadece Maraş kentinin 20 milyar Euro’nun üzerinde bir değeri olduğunu düşündüğümüz zaman çözümsüzlüğün mali boyutunu daha kolay anlayabiliriz...

Rumlar açısından bir başka önemli sorun ise 85 milyonluk Türkiye pazarı ile yeterince ticaret yapılmaması, aynı zamanda turizmde ciddi kayıpların yaşanmasıdır...

Türk limanlarının, Rumlara kapalı tutulmasının ciddi kayıplar yarattığı bir başka sorundur...

Çözümsüzlük, Kıbrıslı Türkler açısından da çok sayıda olumsuzluk yaratıyor…

Serbest ticaret ve ulaşımın yanı sıra uluslararası sportif, sosyal ve kültürel faaliyetlerden dışlanma, bedava eğitim hakkı, vizesiz seyahat gibi sıkıntıları görmezden gelemeyiz…

Ayrıca Avrupa Birliği yatırımlarındaki dengesizlik son derece önemlidir…

Bazı Rum bakanların dahi karşı çıktığı ‘Great Sea’ projesine 650 milyon Euro destek verebilen Avrupa Birliği’nin, Kıbrıslı Türklere yönelik destek politikası oldukça zayıftır…

Birçok proje çözümsüzlük ve Rumların engellemesi yüzünden AB’den destek alamıyor…

Önce güven, sonra uzlaşı

Şimdi ikili ilişkilere geçelim…

  Kıbrıslı Türklerin ezici bir çoğunluğu kalıcı bir çözümden yanadır...

Gençlerin silah altında düşmanca duygularla yetişmesini istemiyoruz...

Ve kuzeydeki okullarda tarihi gerçekleri dahi çocuklarımıza yeterli düzeyde anlatamıyoruz...

Ama güneyde öyle değil...

Eğitimi kontrol altında tutan kilisenin küçücük çocuklara Türklere yönelik düşmanlık tohumları saçtığını göremiyor muyuz?..

Görebiliyorsak neden sesimizi yükseltmiyoruz?..

Çözüm istemek; dostluktan ve barıştan yana olmak; ateşin içine düşmeyi göze almak mıdır?..

Bile bile intihar etmek midir?..

Değilse, sesleri yükseltelim ve Rum çocuklarını düşmanlık duygularıyla yetiştiren kiliseye ve eğitim bakanlığına güçlü mesajlar gönderelim...

Amerikan elçisine, AB üyesi ülkelerin büyükelçilerine seslenelim...

Ey demokrasi şampiyonları...

Bizleri yeniden kapıştırmak istemiyorsanız, açın gözünüzü ve ırkçılığı yasaklayın bu ülkede...

Kilisenin ellerini siyasetten çektirin...

Gücünüz vardır...

Bunu yapabilirsiniz...

İki toplum arasında güveni artırmak istiyorsanız, önce Lefkoşa’nın en büyük kapısını açalım...

Mağusa Kapısı’nın açılması, ikili temasların artırılması açısından son derece önemlidir...

Yani bir adım atmaya var mısınız?..

Varsanız gösterin kendinizi... 

Yorumlar (1)

Kimli 3 Saat Önce

5 Milyon Avrupalı Turist ağırlayan Bir Milyon civarı Kıbrıslı Rumlar’ın Güney Kıbrıs’ta Turizm Kayıpları mı var acaba ? AB Üyesi Güney Kıbrıs’ın gelişen Ekonomisi AB garantisi altında değilmidir ki ? Batmakta olan AB Üyesi Yunanistan'ı Kurtaran Milyarlarca AB yardımları değilmidir ? Üretim, Turizmin İhracat ve Denizcilik alanlarında her geçen gün gelişen Avrupa Ülkesi Güney Kıbrıs’ın ‘ Çemberin her geçen gün daraldığı Ekonomisi batmış geliri olmayan Pahalılıktan Çevre katliamindan Bakım ve Onarımsızlıktan nasibini almış Dünyadan dışlanmış KKTCnin neyi mukayese edilebilir ki ? Hayal Rüyasına katılmayalım KKTCde bu günlerimiz yarınlarda çok arar olacağımız kesindir ! Kıbrıs’ta Zamanın Yönetilemeyen kötü düzenli KKTCnin lehine olmadığını bizden başka bilmeyen kaldı ?

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.