Güney Kıbrıs ve Yunanistan ‘doğal gaz’ sondajları konusunda istikrarlı bir politika izliyor...
İlk yıllarda Türkiye’nin ‘sert uyarıları’ karşısında sondaj faaliyetlerini ertelemiş olsalar da ana hedeften vazgeçmediler...
Türkiye’deki siyasilerin koro halinde “NATO’nun en güçlü müttefiki” sloganına sarılarak, zaman zaman ABD ile gerilimi tercih etmesi de Rum ve Yunanlıların planlarına büyük katkı sağladı...
ABD bir yandan Yunanistan’ın askeri gücünü F-35’ler ve deniz altı savaş gemileriyle takviye ederken; diğer yandan Güney Kıbrıs-Yunanistan ve İsrail yakınlaşmasına ‘Yeşil ışık’ yaktı...
Güç dengesini değiştirmeye yönelik planlara destek verdi...
Bunun bir neticesi olarak Güney Kıbrıs ve Yunanistan; sadece İsrail’le değil, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’la ‘üçlü stratejik anlaşmalar’ imzaladı...
Söz konusu ülkelerle onlarca askeri tatbikat düzenlendi...
Bundan 5 yıl öncesine kadar Kıbrıs açıklarında doğal gaz sondajı başladığı zaman Türkiye’nin sert tepkisiyle bu çalışmalara ara veriliyordu...
Şimdi ABD’nin ExxonMobil şirketiyle Katar’ın dev petrol şirketi ‘Glafkos’, ‘Afrodit’ yatağında ve 6’ncı parselde sondaj çalışmalarını aralıksız sürdürüyor...
Alınan sonuçların memnuniyet verici olduğu belirtiliyor...
AB’nin güçlü ülkesi Fransa’nın savaş gemisi Charles de Gaulle ise sondaj bölgesinde bekçilik yapıyor…
Dahası ABD, Baf’ta hava üssü, Mari’de deniz üssü kuruyor…
Bunun özeti, Kıbrıs’ı askeri maksatlarla kullanacak olmasıdır…
Bizim payımız ne olacak?
Gelinen noktada, içi boş söylemlerle Rumların sondajlar konusunda ilerlemesine seyirci kalmak yerine, paylaşım pazarlıkları ciddi bir şekilde başlatılmalıdır…
Kıbrıs’tan çıkacak gazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya aktarılması birinci adımı teşkil etmeli…
Bir diğer önemli konu ise Kıbrıslı Türklere düşecek olan paydır…
Bunu ‘çözüm sonrasında’ halka dağıtmak da bir seçenektir, mülkiyet sorununun çözümü için kullanmak da…
KKTC ve Ankara’nın bu konuda sağlam bir strateji belirleyerek; Güney Kıbrıs, Yunanistan ve AB ile pazarlığı başlatması veya başlamışsa ilerletmesi son derece önemlidir…
Zenginliğin üstünde otururken; ister Türk, ister Rum; halkın büyük bir çoğunluğunun yoksulluk sınırında yaşatılması kadar kötü bir seçenek olamaz…
Uzlaşıyı ve paylaşım kültürünü ön plana çıkarıp; hem ülkeyi, hem de halkı zenginleştirmek için siyasi becerilere ve cesarete ihtiyaç vardır…
Rıza Murat 2 Gün Önce
ABD’nin Kıbrıs ve Çevre Ülkeleri ile yapmış olduğu Ekonomik ve Askeri iliskilerin ABD’nin ABD karşıtı Türkiye’ye olan Güvensizliği değilmidir yani ! Türkiye NATO’nun en Çok Askeri olan ikinci Ülke konumunda olsa bile ABD’yi kim karşısına almak istesin ki ! ABD Naskanı Tramp’ın Türkiye Ekonomisini bir günde yerle bir ederim Sözlerini unutmayalım ! Dünya Devi EXXON MOBİL ve diğer Dev Enerji Şirketleri muazzam yatırımları ile güney Kıbrıs Enerji kaynaklarını çalıştıracağı ve bir şekilde Avrupa’ya Ulaştıracağı kesindir ! Bunun önüne ise Kıbrıs Cumhuriyeti de dahil başka bir Ülkenin geçebilmesi mümkün değildir ! KKTCumhuriyetine gelince ise Dünyadan kopmuş Uluslararası Hukuk dışındaki kimsenin Kayde almayıp Tanımadığı B.M’nin Yasakladığı Ambargolar koyduğu KKTCnin Nerde ne Payı olabilir ki ? Türkiye’nin verdiği paralarla ancak Maaş ödeyebilen ve ayakta durmaya çalışabilen KKTCnin ne gibi Siyasi Maddi ve Diplomatik gücü olabilir ki ! Kıbrıslı Türklerin Altın yıllarını yaşadığı Bir Şekilde Dünya ile ilişkisi olduğu ve Yasal bir konumda olan KTFD’ini KKTCumhuriyeti ile değiştirmekle Tarihin en Büyük Hatasını yaptığımızın Farkındamıyız acaba ! Zenginlikler ile kurup 50 Bakan ve Bakmayan ile 42 yılda batırıp talan ettiğimiz KKTCumhuriyetinin Dünya Devi EXXON MOBİLİN seyircisi olmaktan başka ne yapabiliriz ki !
Öz 2 Gün Önce
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin özellikle güneyinde denizdeki ekonomik bölgelerinde hidrokarbon yatakları söz konusudur.Bu yataklarda K/Türklerin de KC nin yüzde 30 ortağı olmasından dolayı hakları var,Peki Türkiye buna ne diyor ? Adaların kıta sahanlık yoktur dolayısıyla ekonomik bölgesi yoktur diyor,Rumlar da gidip komşuları ile anlaşma imzalayınca Mavi Vatan lafları ile yapayalnız kalıyor.Türkiye’nin iki devlet politikası da tutarsızlıklarla dolu.Eğer Kıbrıs denizlerindeki hidrokarbon zenginliklerinden yararlanmak isteniyorsa, çözüm için bir adım önde politikalarına geri dönüp, Kıbrıs sorununu çözmek zorundadır
Rıza Murat 1 Gün Önce
Yoksulluğu ve Yokluğu Yaşayan Avrupa Ülkesi Güney Kıbrıs Değil de Kuzey Kıbrıs’taki KKTCnin ta kendisi değilmidir yani ?