Diyalog Gazetesi
2026-04-28 09:38:24

Doğaya bakış açıları

Metin MÜNİR

metinmunirt24@gmail.com 28 Nisan 2026, 09:38

2 Temmuz 2022


Kristof Kolomb’un 1492’de Amerika’ya varması ile başlayan büyük keşifler döneminde Avrupalılar o güne kadar görmedikleri insanlarla karşılaştılar. 

Bu insanlar cennet gibi yerlerde yaşıyorlardı. Giysileri değişikti, bazen çırılçıplaktılar. Dilleri farklı idi. Çoğunlukla saldırgan değildiler, hatta bazen küçük gemilerden çıkan haftalarca yıkanmamış gemicileri misafir gibi karşılıyorlardı. 


Genelde kralları veya reisleri yoktu. Teknolojik olarak geri idiler: demir, barut tanımıyorlardı. Özel mülk diye bir kavrama da sahip değildiler. Ama sağlıklı ve mutlu idiler: kadın erkek eşit ve seks serbestti.

Peki insan mı hayvan mıydılar? Tıpkı insana benziyorlardı. Ama İsa’yı bilmedikleri, vaftiz olmadıkları için insan sayılabilir miydiler? Ruhları var mıydı? 


Bugün bu sorular size saçma gelebilir.


Ama o zamanlar, yerlilerin ne olduğu konusu hem onlarla ilk karşılaşanlar hem onları oraya yollayan krallar ve misyonlarını takdis eden kilise için çok önemli idi.


O kadar önemli idi ki İspanya kralı 5. Charles, Amerika yerlilerinin insan mı hayvan mı olduğu bulmacasını kökünden çözmek için 1550’de bir konferans topladı. Konferans kesin bir karara varmadan dağıldı.


Konu önemli idi, çünkü insan sayılmaları hâlinde yerlilere insanca muamele etmek gerekecekti. Hayvan idi iseler onlara her türlü muamele reva görülebilirdi.


Görüldü de. 


Avrupalıların keşif yolculuklarına çıkmalarının esas nedeni buldukları yerleri sömürmekti. Yerlilerin insan sayılmaması bu amaçlarını köküne kadar gerçekleştirmek için uygundur. Aksi takdirde toprakları ellerinden alınamaz, köle gibi çalıştırılamazlardı. Kadınlarının, kızlarının ırzına geçilemezdi. Keyfi bir şekilde işkenceye tâbi tutulamazlar, öldürülemezlerdi.


Yerlilerle Avrupalılar arasındaki en büyük fark, görünüşlerinde ve diğer özelliklerinde değil doğaya bakışlarında idi. 


Avrupalı Hıristiyanlar için doğa ruhsuz ve şuursuz, tepki vermeyen, durağan bir varlıktı. İnsanın istifadesi için var olmak dışında bir işlevi yoktu.


Baharat ticaretinden elde edilen kâr bazen o kârı elde etmek için yapılan yatırımdan yüzde 400 fazla idi. Gerisi, baharatı sağlayan doğa ve onun tarımın yapan yerliler, fasa fiso idi. Kayda değmezdi.

Tevrat da insanı doğaya “kâhya” tayin etmiş, Tanrı insanlara “verimli olun ve çoğalın,” ve “yaşayan her canlının üzerinde … hâkimiyet kurun,” buyurmuştu.


Yerliler için ise doğadaki her şey, nehirler, göller, dağlar, kanyonlar, hayvanlar ve toprağın ruhu akraba idi. Canlı cansız doğadaki her şeyin bir anlamı, sesi, ruhu vardı.


Oglala Lakota şefi Ayakta Duran Boğa’nın sözleri: “Bizim için büyük düzlük ovalar, inişli çıkışlı güzel tepeler, kıvrım kıvrım, iç içe girmiş bitkilerin çevrelediği dereler ‘yabani’ değildi. Doğa sadece Beyaz Adam için, ‘vahşi’ hayvanlarla ve ‘yabani’ insanlarla dolu bir ‘yabanilik’ diyarı idi. Bizim için doğa uysaldı. Dünya bolluk sunuyordu ve Büyük Sırrın nimetleri ile çevriliydik.”


Kolomb sonrası Amerika, bir soykırım ve yıkım beldesidir. Bilimsel tahminlere göre beyazlar, yerli halkın yüzde doksan beşini yok etti. Onlarla beraber insanın doğa ile uyum içinde yaşama çağı kapandı ve bu günlere geldik.


Yorumlar (6)

Ruh ikizi 2 Ay Önce

Ne yazık ki, daha da kötü günlere doğru gidiyoruz! O gün insan mı değil mi tartışması. Bu gün IQ meselesi. Sonuç malum.

Ege’de Bir Sahil Kasabası 2 Ay Önce

Bu yazının yorum bölümüne uzunca bir yorum yazmıştım. Şu an yorumumu göremiyorum. Sayfada mı bir sorun var yoksa yorumum mu silindi? Değerleri okurlar, sizler yazdığım diğer yorumu görebiliyor musunuz?

Antalya 2 Ay Önce

Sn Ege'de BSK. Yorumunuzu göremiyoruz. Umarım yeniden eklerseniz. Selamlar

Ege’de Bir Sahil Kasabası 2 Ay Önce

Gelip gidip baktım. Yazının okunma oranı sürekli yükselirken acaba bir cevap var mı diye? Ki yorum bölümünün de okunduğuna inanıyorum. Sadece siz yazdınız, cevabınız için teşekkür ederim Sn. Antalya.

Ege’de Bir Sahil Kasabası 2 Ay Önce

Yorumumun neden silindiğini anlamadım. Bir GAZETE bir eleştiri yorumunu neden SİLER? Büyük olasılıkla bu da silinecektir. Diyalog Gazetesi neden sildiniz, o yorumda sizi ne rahatsız etti, gerçekten merak ediyorum? O yorumda, tarlaların, zeytinliklerin, köylülerin, hayvanların yaşam alanı olan yerlerin maden sahasına açılmasını eleştirmiştim. Bu uygulama ile doğanın, yaşam alanlarının değil, holdinglerin korunacağını yazmıştım. Ve 1492’den 2026’ya ne değişti diye sormuştum. Çevrenin, yaşam alanlarının korunmasını istemekten daha doğal ne olabilir, soruyorum?

Yaz 1 Ay Önce

Gazetenin tutumu hayret edilecek bir şey.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.