Diyalog Gazetesi
2026-03-07 10:41:30

Doğru Ayakkabı, Sağlıklı Adımlar

Ece ÖZTAN

ecceoztan@gmail.com 07 Mart 2026, 10:41

Ayakkabı çoğu kişi için stil ve rahatlık tercihidir. Oysa ayak, ayakta duruş ve yürüyüş sırasında vücudun yerle temas eden ana destek noktasıdır ve gün boyunca tüm vücut ağırlığını taşır. Yürüyüş sırasında ayağa binen yük genellikle vücut ağırlığının yaklaşık 1–1,5 katına ulaşır; koşma, zıplama ya da tempolu hareketlerde bu yük birkaç katına kadar çıkabilir. Yani ayakkabı seçimi sadece ayağı değil, diz, kalça ve bel eklemlerini ve tüm mekanik zinciri etkileyen bir karardır.

Topuk ağrısı klinikte sık karşılaştığımız şikâyetlerden biridir. Halk arasında bu durum çoğu zaman “topuk dikeni” olarak adlandırılır. Oysa topuk dikeni, topuk kemiği üzerinde oluşan kemiksi bir çıkıntıdır. Topuk ağrısının nedeni her zaman bu çıkıntı değildir; çoğu zaman plantar fasya dokusunun zorlanması ve irritasyonu ağrıya yol açar. Desteksiz, tabanı aşınmış, dar veya ayağın kemer yapısına uygun olmayan ayakkabılar bu dokudaki gerilimi artırabilir.

Dar burunlu ayakkabılar ön ayağa sürekli baskı uygular. Uzun vadede başparmakta eğrilik (halluks valgus), parmak arası sinir sıkışması (Morton nöroması) veya tırnak problemleri gelişebilir. Yüksek topuklu ayakkabılar ise ağırlık merkezini öne taşır; diz ön yüzünde basıncı artırabilir ve bel bölgesinde çukurlaşmayı belirginleştirebilir. Kısa süreli kullanım genellikle sorun yaratmaz; ancak günlük 1–2 saatten uzun ve alışkanlık hâline gelmiş kullanımda eklem yük dağılımı değişebilir ve ağrıya zemin hazırlayabilir.

Ayakkabı seçimi özellikle çocukluk döneminde daha da önemlidir. Çocukların ayak yapısı yetişkinlere göre daha esnek ve gelişim sürecindedir. Çok sert, dar ya da ayağın doğal hareketini kısıtlayan ayakkabılar uzun vadede ayak gelişimini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle çocuk ayakkabılarında esnek taban, yeterli parmak alanı ve ayağı sıkmayan bir yapı tercih edilmelidir.

Tamamen düz ve desteksiz ayakkabılar da her zaman masum değildir. Uzun süre ayakta kalan kişilerde, ayak kemerini desteklemeyen yapılar ayak tabanı ve aşil tendonunda zorlanmaya yol açabilir. Aşırı yumuşak ve kontrolsüz tabanlar da ayağın stabilitesini azaltabilir, özellikle yaşlı bireylerde düşme riskini artırabilir. Önemli olan, ayağın doğal hareketine izin verirken yeterli denge ve destek sağlamaktır.

Diz veya bel ağrısı olan bazı kişilerde, ayakkabı taban özelliklerini değiştirmek bile yük dağılımını olumlu yönde etkileyebilir. Elbette ayakkabı tek başına mucize bir çözüm değildir; ancak yanlış seçim, mevcut sorunu büyütebilir veya iyileşme sürecini geciktirebilir.

Ayakkabıların kullanım süresi de önemlidir. Zamanla taban yapısı aşınır ve destek özelliği azalır; sık kullanılan ayakkabılarda bu aşınma fark edilmeden ilerleyebilir ve ayak ile eklemlere binen yükün dağılımı değişebilir.

Doğru ayakkabı seçerken yalnızca numaraya bakmak yeterli değildir. Gün sonunda, ayak hafif şişkenken denemek daha doğru sonuç verir. Ayakkabının ön kısmı parmaklara hareket alanı bırakmalı, topuk kısmı ayağı sabit tutmalı ve tabanı zemine dengeli temas etmelidir. Bazı durumlarda kişiye özel tabanlık değerlendirmesi yapılabilir.

Unutmayalım: Ayakkabı bir aksesuar değildir. Ayağınıza uygun olmayan bir ayakkabı, sadece adımınızı değil, duruşunuzu ve yük dağılımınızı da etkiler.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.