Diyalog Gazetesi
2026-05-29 08:52:25

Eleştiri yaparken, kendi yanlışlarımızı görebilmeliyiz

Reşat AKAR

rakar@diyaloggazetesi.com 29 Mayıs 2026, 08:52

  Kuzey Kıbrıs’ta birçok uygulamayı veya eksikliği eleştiriyor, hatta küfürler ediyoruz…

Ancak kendi yanlışlarımızı görmezden geliyor, ciddiyetle tartışmıyoruz…

Yıllarca önümüze ne konduysa yedik…

Çaresizlikten kuyu sularını afiyetle içtik veya yemeklerde kullandık…

Hayvan hastalıklarıyla ilgilenmeyi ihmal ettik…

Dairelerimiz, müdürlerimiz, personelimiz var ama; köylere yıllardan beri düzenli bir şekilde veteriner gönderemedik…

Hastalıklı hayvanları, hellim olmayan hellimleri, yoğurt olmayan yoğurtları da afiyetle yedik…

Yemeye devam ediyoruz…

Etrafı kirlettikten sonra; sinekleri, böcekleri, fareleri öldürmek için evlerin yatak odasına kadar her yeri ilaçlamaya başladık…

Nefes alabilecek ormanları yok etmeye yönelik yangınları umursamadık…

Hala yakmaya devam ediyoruz…

Yakanlara karşı ciddi önlemler alamıyor, caydırıcı cezalar veremiyoruz…

Memleketin her köşesini kirlettik…

Dağları oyduk, elektrik üreteceğiz diye insanları zehirledik…

Arada bir zehirsiz veya az zehirli yiyecek bulsak da, güven bunalımı yüzünden tedirginlik yaşıyoruz…

“Acaba bu nasıl sulandı?. Ne kadar ilaçlandı?..” diye endişeleniyoruz…

Basit siyasi oyuncuklar yüzünden, kaliteli insanları erken emekliliğe göndermeyi marifet sandık…

İş bilenlerin yerine, parti rozeti takanları yerleştirdik…

Sonrasında hepsiyle top gibi oynamaya başladık…

Yalandan bir dünya yarattık

Evet; kendi kendimize yalan bir dünya yarattık…

Bazıları bunu büyük bir yalanla Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğüne bağlıyor…

Vallahi de billahi de yalan…

Her şeyi batıran, berbat eden bizleriz…

Kendi kendini yok etme becerisini gösterebilen başka bir toplum düşünebiliyor musunuz?..

Mumla arasanız da bulamazsınız…

Yola, suya, elektriğe, sağlığa, eğitime, posta hizmetlerine para bulamayan bu temelsiz, düzensiz devletçik; partilere, bazı makam sahiplerine, peşkeşlerin örtülmesini becerenlere, batmış belediyelere, ihale mafyalarına milyonlar dağıttı…

Hala dağıtmaya devam ediyor…

Ama kanser hastalıklarının patladığı bir ülkede hastanelerimiz dökülüyor…

Teknolojide dünyanın en geri ülkelerinden biri olduk…

Uzman doktor eksiğimiz devam ediyor…

Hastane eczanelerinde çoğu zaman ilaç bulunamıyor…

Hasta odalarında yataklar, dolaplar eskimiş, çürümüş halde ve tamir edilemiyor…

Sağlam yol kalmadı

Yollarımız çok kötü durumda…

Sadece ana yollar değil, kent ve köylerdeki yolların durumu çok kötü…

Kaldırımsız yollarda insanlar can veriyor…

Polisin trafik denetimlerinde suç patlaması yaşandığı görülüyor…

Her 10 sürücüden üç tanesinin suç işlediği bir başka ülke var mıdır?..

Arasanız da bulamazsınız…

Öyleyse kendimize çeki düzen vermek için daha neyi bekliyoruz?..

Beklemeye tahammül kaldı mı?..

 

Yorumlar (1)

Öz 4 Saat Önce

Kıbrısın kuzeyindeki esas sorun kalite standartlarıdır. Bu sorunun çözümü , standartlar olarak Türkiye’ye mi? Yoksa AB standartlarının geçerli olduğu Kıbrıs xCumhuriyeti’ne mi tabi olmalıyız sorusunu akla getirir Türkiye maalesef AB kriterlerini yerine getirememiştir ve AB ile görüşmeler askıya alınmıştır Mevcut iktidarda niyet de yoktur. Kuzey Kıbrıs AB toprağıdır Kıbrıslı Türkler AB vatandaşıdırlar ve bir anlaşma ile birlikte kuzeyde askıda olan AB müktesebatının askıdan inmesini istiyorlar. O zaman yapılması gereken bellidir. Kuzey Kıbrıs kurumları KC nin dolayısıyla AB kurumları ile uyumlu hale getirilmelidir. Eğitimde,Yargıda,,sağlıkta,,spor aktiviteleri nde, çevre faaliyetlerinde, denizcilikte,merkezi yönetimde, yerel yönetimlerde yani her kurumda, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarında müşterek çalışmalara gidilerek ortak, birbiri ile uyumlu yapılar oluşturmalıyız Mesela hekimler birbiriyle iletişim içinde olmalı AB standartları ile AB ülkelerinin her yerinde Rumlar gibi çalışabilmelidir. Her meslek örgütü, KC meslek örgütlerince, dolayısıyla AB tarafından kabul edilmelidir. Erhürman ve Hristodulidis GYÖ olarak meslek odaları, birlikler, kurumlar olarak KC çatısı altında uyumlu çalışmaların yolunu bulmalıdırlar. Kapılar için kayıkçı kavgasını da bir tarafa bırakıp, Kıbrıslıların yararını ön plana çıkarmalıdırlar. Hatta bir jest yapıp Erenköy kapısını, pazarlıksız bizim tarafımızdan açılmalıdır. Kıbrısın kuzeyinin düzeltilmesi, eşit egemen devlet gibi ayrılıkçı anlayış ile değil, bir AB devleti olan ortak devletimize, en az Rumlar kadar sahip çıkmakla mümkün olabilir.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.