Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Avrupa Birliği’nin (AB) Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto ile yaptığı temaslar konusunda Ulusal Konsey üyelerini bilgilendirdi. Rum basınında yer alan haberlerde toplantı dışında Rum Başkanlığı Basın Ofisi Müdürü Viktoras Papadopulos ile partilerin açıklamaları da yer aldı. Politis gazetesi BM’nin geçmişteki görüş birlikleri konusunda belge hazırlayacağını ve gözlemlerini sunması için de bu belgeyi iki tarafa vereceğini belirtti. Gazete bu hamlenin “yeni 5+1’in toplanması için önemli dönüm noktası olarak” addedildiğini yazdı.
Habere göre Rum Başkanlığı Basın Ofisi Müdürü Viktoras Papadopulos toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Antonio Gutteres’in BM parametreleri ve geçmişteki görüş birlikleri içinde hareket etmesinin “çok olumlu” olduğunu ifade etti. BM’nin görüş birliklerini Eylül ayındaki BM Genel Kurul toplantısına kadar kaydedip kaydetmeyeceği şeklindeki soru üzerine Papadopulos, BM Genel Sekreteri'nin belirli bir plana sahip olduğunu ve bunu uygulamak için geriye kalan zamanı gerçekçi bulduğunu ifade etti.
Papadopulos, genişletilmiş konferans hazırlıkları konusunda ise bunların sadece görüşmelerin yeniden başlamasına yol açacak “5+1’e” geçişle ilgili olduğunu söyledi. Güven Yaratıcı Önlemleri (GYÖ) ciddiyetle karşılayan Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in aklında bazı öneriler bulunduğunu ancak bunların önkoşul olmadığını söyleyen Papadopulos, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın liderlerin haftalık görüşmesi önerisi konusunda da konuştu. Papadopulos, Hristodulidis’in Kıbrıs sorununun çözümüne ve resmi görüşmelere neden olacak her şeyi yapmaya hazır olduğunu ifade etti.
Dış gelişmelerle bağlantılı
DİSİ ve Meclis Başkanı Annita Dimitriu ise toplantı sonrasında yaptığı açıklamada “ne kadar az konuşursak o kadar çok diplomasinin çalışmasına izin veririz” dedi. Doğru gidişata yönelik belirli hamlelerin yapıldığını söyleyen Dimitriu, AB-Türkiye ilişkileri, görüş birlikleri ve bölgedeki gelişmelerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti. Dimitriu, hiçbir zaman tek başına ele alınamayacak Kıbrıs sorununun tüm gelişmelerle bağlantılı olduğunu belirtti.
AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu, odak noktasının, görüş birliklerinin korunması ve müzakerelerin kaldığı yerden devam etmesi olması gerektiğini ifade etti. Stefanu, tüm tarafların ve özellikle Türkiye’nin gerekli siyasi iradeyi ortaya koyması durumunda istenilen sonucun elde edilebileceğini savundu. Stefanos Stefanu, BM Genel Sekreteri'nin talep ettiği koşulların, genişletilmiş gayriresmi konferansın toplanması için sarf edilen çabalar ışığında oluşturulup oluşturulmayacağı veya ne ölçüde oluşturulacağını görmeleri gerektiğini belirtti.
DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos da açıklamasında Genel Sekreterin gerek süreç gerekse öze ilişkin olumlu ifadelerinden ayrıca Hristodulidis’in Avrupa Birliği'nin süreçteki etkin rolüne ilişkin çabalarından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Papadopulos, “Türkiye’nin yayılımcı eğilimleriyle olumsuz tutumunun, Kıbrıs sorununa çözüm bulma konusunda olumlu bir yaklaşım ortaya koymadığını gösterdiğini” ileri sürdü.
ELAM Başkanı Hristos Hristu açıklamasında BM Genel Sekreteri'nin, esas hedefini, bir diğer deyişle, tutumunu değiştirmesi konusunda Türkiye’yi ikna etmeyi başaramadığını savundu. Hristu, gelecek aylar için Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin ifadelerin mevcut aşamada asılsız olduğunu ifade etti.
ALMA Başkanı Odisseas Mihailidis, solunum cihazında kalmayı sürdüren Kıbrıs sorununun fişinin çekilmediğini, yoğun bakımdan da çıkamadığını belirtti.