Diyalog Gazetesi

‘Hadsiz ve provokatif’

GÜNEY

Hristodulidis’in Türk askerini “işgalci” olarak tanımlaması KKTC’de sert şekilde eleştirildi

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Başkanı Nikos Hristodulidis’in Yunanistan Parlamentosu’nda yaptığı açıklamalar KKTC’de geniş yankı uyandırdı. Hristodulidis’in Türkiye ve Türk askerine yönelik “işgalci” ifadeleri, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu tarafından sert şekilde eleştirildi.
Öztürkler, Hristodulidis’in ifadelerinin diplomatik sınırları aştığını belirtti. Öztürkler, Türkiye’nin 1974 Barış Harekatı’nın, 1960 Garanti Antlaşması çerçevesinde gerçekleştirilen uluslararası hukuka uygun bir müdahale olduğunu söyledi. Bu müdahalenin Kıbrıs Türk halkını “fiziksel varlığını tehdit eden süreçlerden kurtardığını” ifade eden Öztürkler, Rum tarafını tarihsel olayları “bilinçli şekilde çarpıtmakla” ve “siyasi sorumsuzlukla” suçladı.
Öztürkler ayrıca Rum Yönetimi’nin söylemlerini, bölgesel barışı zedeleyen ve uluslararası kamuoyunu yönlendirmeye çalışan bir yaklaşım olarak nitelendirdi. Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği dönem başkanlığı üzerinden siyasi bir özgüvenle hareket ettiğini kaydeden Öztürkler, bu durumun Rum liderliği “daha iddialı ve uzlaşmaz” bir çizgiye taşıdığını ifade etti. Kıbrıs Türk tarafının devlet ve halk olarak yok sayılmasının kabul edilemeyeceğini belirten Öztürkler, KKTC’nin egemenliğinin ve kurumsal varlığının sahada somut şekilde görüldüğünü ifade etti.

Hadsiz, skandal ve provokatif
Başbakan Ünal Üstel de açıklamalara sert tepki göstererek Hristodulidis’in söylemlerini “hadsiz, skandal ve provokatif” olarak tanımladı. Üstel, Türkiye’nin Kıbrıs’ta barış ve güvenliğin temel güvencesi olduğunu belirtti. Üstel, 1974 sonrasında oluşan düzenin yalnızca Kıbrıs Türkleri için değil, Rum halkı için de bir güvenlik ve istikrar ortamı sağladığını ifade etti. 
Üstel, Rum liderliğin geçmişte yaşanan olayları tek taraflı yorumladığını belirterek, Kıbrıs Türk halkının ağır bedeller ödediği dönemlerin görmezden gelindiğini ifade etti. Açıklamasında, Kıbrıs Türk tarafının Türkiye’nin yer almadığı hiçbir siyasi süreci kabul etmeyeceğini vurgulayan Üstel, ayrıca egemen eşitlik, garantörlük sistemi ve Türkiye ile tarihi bağların “tartışmaya kapalı” olduğunu belirtti. Üstel, Rum tarafına yönelik eleştirilerinde, provokatif söylemlerin karşılıksız kalmayacağını da ifade etti.

Algı operasyonu
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ise konuyu daha geniş bir uluslararası çerçevede ele alarak Hristodulidis’in açıklamalarını “algı operasyonu” olarak değerlendirdi. Ertuğruloğlu, Rum tarafının “çözüm” söylemini kendi siyasi hedefleri doğrultusunda kullandığını, bunun da Kıbrıs Türk tarafında “statü ortadan kaldırma” yaklaşımı olarak algılandığını söyledi.
Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk tarafının çözüm anlayışını “egemen eşit iki devlet ve eşit uluslararası statü” temelinde tanımlarken, Rum tarafının hedefinin “Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında tüm adayı kontrol etmek olduğunu belirtti. Bakan, bu nedenle iki taraf arasında ortak bir çözüm tanımı bulunmadığını ve bunun da müzakere sürecini sonuçsuz bıraktığını ifade etti. BM süreçlerine ilişkin değerlendirmelerinde Ertuğruloğlu, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin geçmiş başarısızlıklardan ders çıkardığını ve yeni bir başarısızlık riskini almak istemeyeceğini kaydetti. Ertuğruloğlu ayrıca Avrupa Birliği’ni de eleştirerek, Rum Yönetimi’nin AB üyeliğini Kıbrıs Türk tarafına yönelik politik baskı aracı olarak kullandığını belirtti.

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.