Diyalog Gazetesi
2026-08-03 09:50:37

Güzelyurt’ta belediyeciliği yeniden düşünmek

Erkut ULUÇAM

03 Ağustos 2026, 09:50

Bir tarım kentinde belediye yalnızca yolu, kaldırımı ve çöpü yönetmez; toprağın, üretimin ve yerel hayatın geleceğine de yön verir.

Dr. Arkın Engüney | Ziraat Mühendisi

Güzelyurt’u başka kentlerle aynı ölçüler içinde değerlendirmek doğru değildir. Bu bölgenin karakterini yalnızca binalar, yollar ve nüfus oluşturmaz. Güzelyurt; narenciye bahçeleri, sebze üretimi, hayvancılığı, köyleri, yeraltı su kaynakları, üniversitesi ve üretim kültürüyle yaşayan bir tarım havzasıdır. Dolayısıyla burada belediyecilik de yalnızca kent merkezindeki günlük hizmetlerden ibaret görülemez.

Elbette temizlik, kanalizasyon, yol, kaldırım, aydınlatma, park ve sosyal hizmetler belediyenin vazgeçilmez görevleridir. Ancak bir tarım kentinde bunları düzgün yapmak başlangıçtır; hedefin tamamı değildir. Güzelyurt Belediyesi, bölgenin üretim gücünü koruyan, üreticiyle tüketiciyi buluşturan, köyleri kentin çevresinde unutulmuş yerleşimler gibi değil ortak kalkınmanın parçaları olarak gören bir anlayış geliştirmek zorundadır.

Dünyada yerel yönetimler artık gıdayı yalnızca pazarda satılan bir ürün olarak ele almıyor. Tarım arazisinin korunmasından kısa tedarik zincirlerine, okul çağındaki çocukların sağlıklı gıdaya erişiminden gıda atıklarının değerlendirilmesine kadar uzanan bir yerel gıda politikası oluşturuyor. Çünkü iklim krizi, kuraklık, yüksek girdi maliyetleri ve uzun tedarik zincirleri karşısında kentlerin dayanıklılığı, yakın çevresindeki üretim kapasitesine bağlıdır.

Güzelyurt açısından bu yaklaşım bir tercih değil, ihtiyaçtır. Bölgemizde tarım ekonomisi zayıfladığında yalnızca çiftçi gelir kaybetmez. Çarşıdaki esnafın işi azalır, gençler iş bulmak için başka bölgelere gider, bahçeler el değiştirir veya üretim dışına çıkar, kent merkezindeki canlılık daha da düşer. Tarım ile şehir hayatı birbirinden ayrı iki konu değildir; aynı ekonomik ve sosyal zincirin halkalarıdır.

Son yıllarda tarımsal sulama suyunun bölgeye ulaşması önemli bir imkân yaratmıştır. Fakat suyun gelmesi tek başına kalkınma anlamına gelmez. Suyun verimli kullanılması, ürün deseninin piyasa gerçeklerine göre planlanması, hasat sonrası kayıpların azaltılması, ürünün işlenmesi ve doğru kanallarla pazarlanması gerekir. Bunların tamamı merkezi idarenin sorumluluğu değildir; belediye de kendi yetkileri ölçüsünde kolaylaştırıcı, birleştirici ve proje geliştirici bir rol üstlenebilir.

Böyle bir belediyecilik anlayışında köyler yalnızca yol süpürme veya çöp toplama güzergâhı değildir. Her köyün üretim yapısı, nüfusu, sosyal ihtiyaçları ve imkânları ayrı ayrı belirlenir. Bir yerde sulama ve tarımsal atık öne çıkarken başka bir yerde çocukların güvenli oyun alanı, yaşlıların ulaşımı, köy meydanının düzenlenmesi ya da ürünün pazara erişimi öncelikli olabilir. Eşit hizmet, herkese aynı işi yapmak değil; her yerleşimin gerçek ihtiyacına uygun karşılık vermektir.

Bugüne kadar yapılan her doğru hizmeti teslim etmek gerekir. Ancak Güzelyurt’un bugün ihtiyaç duyduğu şey, tek tek işlerin ötesinde ortak bir yön duygusudur. Beş yıl sonra tarım arazilerimizi, çarşımızı, köylerimizi ve genç nüfusumuzu nerede görmek istiyoruz? Belediye bütçesi hangi önceliklere göre kullanılacak? Hangi işler kendi kaynaklarımızla, hangileri devlet katkısı, uluslararası fonlar, üniversite, meslek örgütleri ve üretici kooperatifleriyle yapılacak? Bu soruların açık cevabı olmadan belediyecilik, günü kurtaran işlerin toplamına dönüşür.

Güzelyurt için önerdiğimiz yeni yaklaşımın özü budur: Önce bölgeyi dinlemek ve ölçmek; sonra öncelikleri belirlemek; kaynak yaratmak; yapılan işin sonucunu halka açıklamak. Büyük ve pahalı projelerin yanında düşük maliyetle hızlı sonuç alınabilecek adımlar da vardır. Köy bazlı ihtiyaç envanteri, düzenli üretici pazarı, belediye tesislerinde yerel ürün kullanımı, budama atıklarının komposta dönüştürülmesi, gençlere yönelik uygulamalı tarım ve girişimcilik programları bunlardan yalnızca birkaçıdır.

Güzelyurt’un geleceği ne yalnızca geçmişle övünerek ne de her sorunu merkezi yönetime havale ederek kurulabilir. Bölgenin toprağını, bilgisini ve insan gücünü aynı hedefte buluşturan bir yerel yönetim anlayışına ihtiyaç vardır. Önümüzdeki hafta, bu hedefin önündeki sorunları ve yıllar içinde değerlendiremediğimiz imkânları daha açık biçimde ele alacağım.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.