Kıbrıs’ın kurak bir ada olduğunu bilmeyen yoktur…
Su kaynakları yetersizdir…
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1960 yılında Başpiskopos Makarios’a sunulan önerilerden biri Türkiye’den su getirilmesi yönündeydi…
İlk bakışta olumlu işaretler verdiyse de sonradan bunu kabul etmedi…
Türkiye’ye bağımlı hale gelmek istemediğini söyleyerek, susuzluğu tercih etti…
O yıllarda özellikle Kıbrıslı Türkler mahalle çeşmelerinden tenekelerle evlerine su taşırdı…
Şimdiki durumda Kıbrıs’ın güneyinde 18 baraj vardır ama yağıştan elde edilen kaynak yetersizdir…
Yaklaşık bir milyon nüfus ve 5 milyon civarında turist potansiyelini dikkate alarak, denizden arıtma projesine öncelik verdiler…
Geçtiğimiz yıl içinde Birleşik Arap Emirlikleri’ne giderek 15 adet arıtma sistemi aldılar…
Tesislerin bedeli 15 milyon Euro ama onlar tek kuruş ödemediler…
Birleşik Arap Emirlikleri’nin 15 milyonluk jestini bizler uzaktan seyrettik…
Onlar tesisleri bedava aldılar ama bu kez elektrik kullanımının ciddi bir maliyet oluşturduğu ortaya çıktı…
Bir ton su için bir dolarlık maliyet hesaplaması yapıldı…
Rum hükümeti yüksek maliyetleri halka yansıtmamak için su fiyatlarını düşük seviyede tutarak, aradaki farkı devlet bütçesinden ödemeye başladı…
Bizdeki durum
Kıbrıs’ın kuzeyinde ise yeterli sayıda baraj yoktur…
Toplamda 15 göletin 12 tanesi bakımsızlıktan dolayı su tutmaz durumdadır…
Türkiye’nin katkılarıyla inşa edilen Geçitköy Barajı’nda biriken su ise Anamur’dan geliyor…
Türkiye; dağları, denizleri aşarak Kıbrıs’a su getirdi…
Asrın Projesi’ni başarıyla gerçekleştirdi…
Başlangıçta bazı belediyeler bu projeye ideolojik açıdan yaklaşıp karşı çıktı…
Makarios’un 1960’ta söylediği gibi bunu ‘bağımsızlığa aykırı’ bulduklarını söyleyecek kadar çılgın bir savunmaya girişenler oldu…
Sonradan Türkiye’den gelen suyu 3-4 kat fiyatına satıp, maaşları ödeme başarısı gösterdiler!..
Türkiye’nin su projesi ilerlerken KKTC’de yapılması gereken işler vardı…
En önemlisi de Geçitköy’den köy ve kentlere dağıtım için altyapının hazırlanmasıydı…
Çürümüş boruların değiştirilmesi ve basınçlı suyu taşıyabilecek iletinin yapılması gerekirdi…
Belediyelerin önemli bir kısmı bunu ihmal etti…
Bazıları, fazla para harcamamak için kapasitenin çok altında dar su borularıyla işi idare etmeye çalıştı…
Sonuca gelelim
Anamur suyunun gelmesiyle birlikte Kıbrıs’ın yaseminleri hayat buldu…
İnsanlar tuzlu kuyu sularıyla yemek pişirmekten, ağız yıkamaktan kurtuldu…
Bahçedeki çiçekler canlılık kazandı…
Belediyeler büyük gelirler elde etmeye başladı…
Şimdi Gazimağusa ve İskele bölgesinde 15 gün süreyle su kesintisi haberleriyle bu hayati konu yine bazı ideolojik saplantı içinde olanlara fırsat yarattı…
“Gördünüz mü DSİ’ye bağlı kalarak susuzluk çekmeye başladık” diyenler var…
Hem ayıp ediyorlar, hem de günah işliyorlar…
Senin Su İşleri Daire’nde teknik eleman kalmadı…
Senin Su Dairen yatırım yapamaz duruma geldi…
Ve DSİ senin yapamadığını yapmak zorunda bırakıldı…
Meseleye kör gözle bakmak yerine, bölgelerde yetersiz su borularını görmek gerekir…
Çıkarın maskenizi de bakın taşıyıcı boruların durumuna…
Sorgulayın yerel yönetimlerinizin ihmalini ve Su Dairesi’nin yetersizliğini…
Ve Anamur’dan su akışının durması halinde halimizin ne olacağını bir dakikalığına olsun düşünün…
Sonrasında bizlere hayat veren suyu gönderenlere şükredin…
Atlantik 2 Saat Önce
Yılların kötü Siyaseti ve Yönetimi ile Kronikleşmiş Nüfusu bilinmeyen KKTCde giderek artan Susuzluk ve Elektriksizlikten daha da çok çekeceğimiz günler yakındır ! Bugün Yönetemediğimiz Pahaliliktan ve pislikten girilemeyen KKTCye artık Susuzluktan ve Elektriksizlikten de giremez olacağız ! Sovyetler Birliği sonrası yardımların durduğu ABD Ambargosu altında olan Küba’da başkent Havana da dahil Günlerce Elektrik kesintileri yaşanmaktadır ! Küba Hastahaneleri Ceneratörlerle Hayat kurtarmaya çakışadursun günlerce Karanlıklar yaşayan Ekonomisi çökmüş Küba gerçeği ile Çemberin her geçen gün daraldığı Ekonomisi Çömüş KKTC’nin yarınlarda ne hale geleceğini gerçekten Falcı Elmaziye Hanimdan başka bilenimiz mi var yani ?
Tamer Karadeniz 1 Saat Önce
Sofor bahcivana, Bahcivan asciya, Sonra hep birlikte usaga.. Burada sofor TC, Bahcivan KKTC hukumeti, asci belediyeler, usak da KKTC halki.. TC suyun tonunu 8 liradan hukumete, hukumet 25 liradan belediyelere, belediyeler de 80 liradan halka..
Öz 8 Dakika Önce
1974 öncesi Kuzeyde bu kadar su kesintisi mi vardı? Bildiğim kadarıyla Kırnı pınarı halkın piknik alanıydı. Omorfo su isteyen portakal bahçeleri ile doluydu. Gölet yoktu. İhtiyaç da yoktu. Kuyu suları yeterli geliyordu. Kurumuş su kuyusu bilinmezdi. İhtiyaç halinde drillerle hemen yeni su kuyuları açılırdı. Peki ne oldu da kuyuları kuruttuk? Narenciyeyi can çekişir hale getirdik? Su ve elektriği yetiştiremez hale getirdik?Göletler yapıldı, Türkiye’den su getirildi ama su kesintileri azalmadı arttı. Neden? Sen eğer 180-200 bin kişinin yaşadığı yere bir milyon bir nüfus yığar ve yığmaya devam edersen, ister Türkiyeden su getir,ister denizden arıt su yetiştiremezsin. Ayağını yorganına göre uzatmayı bileceksin.