Diyalog Gazetesi

23 sayfalık elektrik raporu bekliyor

KIBRIS

Yusuf AVCIOĞLU KIBTEK Yönetim Kurulu Üyesi

1. Resim Avrupa genelinde Güneş Enerjisinin Ülkelere göre dağılımını göstermektedir.
2. Resim ise Avrupa genelinde Elektrik Tarife Fiyatlarının Ülkelere göre dağılımı mevcuttur.
Birinci resimden de görülebileceği üzere Almanya Güneş Enerjisinde 42,973 MWp'lik Solar Enerji Sistemi kapasitesi ile Avrupa'nın Güneş Enerjisinde Lider ülkesidir.
İkinci resimden de görülebileceği üzere yine aynı Almanya 0.30 Cent(€)/kWh (211 Kuruş(₺)/kWh) ile Avrupa'nın en pahalı Elektrik Tarifesine sahiptir.
Diğer bir deyişle, iddia edildiği gibi;
"Ne kadar çok Güneş Enerjisi = O kadar Ucuz Elektrik" diye bir durum SÖZ KONUSU DEĞİLDİR.
Yenilenebilir Enerji Sistemlerinde Avrupa Birliği Ülkelerinin politik olarak bazı hedefleri vardır ve Yenilenebilir Enerji Yatırımları bu çerçevede yapılmaktadır. Bu hedefler 2020, 2030, 2050 gibi yıllar için Avrupa Genelinde ulaşılması hedeflenen "Enerji Üretiminde Yenilenebilir Enerjinin payının belirli yüzdelerin üzerine çıkarılması, Enerji'de Dışa Bağımlılığın azaltılması, Karbon Emisyonlarını belirli limitlerin altına indirilmesi, Enerji Verimliliğinin belirli yüzdelerin üzerine çıkarılması" gibi hedeflerdir ve bu hedefler uğruna gerekirse Elektrik Fiyatlarında artış dahi göze alınmaktadır.
Yine gerçekleştirilen bu Yenilenebilir Enerji Sistemi yatırımlarının Üretim Kapasitesine oranında belirli Yüzdeliklerin üzerine çıkıldığında, Almanya gibi ENTSO-E'ye üye olup "Tüm Avrupa Ülkeleri ile Enterkonnekte" olunsa dahi Şebekede Voltaj ve Frekans problemlerine sebep olmakta, yine bu sorunları giderebilmek ve kontrol altında tutabilmek, bu ülke hepimizin gıpta ile baktığı Almanya olsa dahi Şebekeye Yatırım yapılarak iyileştirilmesini gerektirirken, Bakım-Onarım Kalemi ile Elektrik Tarife Ücretlerinde artışlara sebep olabilmektedir. Bahsi geçen Güneş Enerjisi Sistemleri ile Elektrik üretimi şu kadar Cent'e kadar düşmüştür söylemleri, bu sistemlerin şebekeye olan etkilerinden doğan bu gibi ek maliyetleri içermemektedir.
Kıbrıs pek tabiiki coğrafi konumu itibarıyla Güneş Enerjisinde paha biçilemez verimlilikte bir konumdadır ve Güneş Enerjisine yatırım yapılarak Enerjide Dışa bağımlılığı azaltılmalıdır. Fakat, Güneşten gelen Elektrik bedavadır, bu sebepten ötürü Elektrik Tarife Ücretlerini düşürmektedir gibi sığ söylemler gerçeği yansıtmamaktadır.
Diğer yandan ne Güneş Enerjisi Sistemleri ne de Enterkonnekte Kablo Projesi Baz Santral yerine konamaz.
Güneş enerjisi sistemleri yalnızca gündüz saatlerinde üretim yapabilen alternatif enerji sistemleridir. Diğer yandan üretim miktarları da iklim şartlarına göre değişiklik göstermektedir. Kaldı ki Teknolojisi itibarıyla ile de Güneş Enerjisi Sistemlerinin çalışabilmesi için şebeke elektriğinin sürekli bulunması gerekmektedir. Şebekede meydana gelen bir kesinti, Güneş Enerjisi Sistemini de etkilemekte ve sistem havada güneş olsa bile çalışmamaktadır. Bunun temel sebebi güvenliktir.
Yine Enterkonnekte Kablo Projesi de Şebeke Stabilizasyonu açısından Ülkemizde bulunacak bir Baz Santralin çalışır halde desteğine ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca Kablonun deniz altı proje olması sebebiyle inşaat süresinin aylar hatta yıllar alması gibi, meydana gelebilecek bir arızanın giderilmesi de aylarca sürebilmektedir. İngiltere'nin Jersey ve Guernsey Adaları ile Fransa arasında bulunan Enterkonnekte Kablo Peojesinde meydana gelen arıza bunun en somut örneğidir. Kablo'nun Denizaltında olması sebebiyle arızanın giderilmesi 12 ay kadar sürmüştür.
Görüleceği üzere hem Güneş Enerjisi Sistemlerinde hem de Kablo ile Enterkonnekte Projesinde Baz Santrale ihtiyaç vardır. Ve bu Baz Santralde, Ülkece ihtiyaç duyulan maksimum güce ilaveten mevcutta sahip olduğunuz santraller içerisindeki en büyük üretim ünitelerinden birinin arıza yapması halinde dahi sorunsuz ve kesintisiz bir şekilde üretim yaparak arz güvenliğini sağlayabilecek kapasitede Yedek Kurulu Güce sahip olmayı gerektirir.
Hem Güneş Enerjisi Sistemlerinde hem de Enterkonnekte Kablo Projesinde beraberinde şebekeyi dengeleyip düzenleyecek ve arz güvenliğini sağlayacak Baz Santrale sahip olma ihtiyacı da yakıt olarak Fuel Oil kullanımından dolayı beraberinde emisyon problemlerini getirmekte yani Filtre gereksinimi veya yakıt değişimini mecburi kılmaktadır. Diğer bir deyişle Güneş Enerjisi Sistemleri veya Enterkonnekte Kablo Projesinin Filtre gereksinimini ortadan kaldıracağı söylemleri de gerçekleri yansıtmamaktadır.

‘Ben yaparım olur’ mantığı yürümez

Kısacası Elektrik Üretiminde işler "Ben Yaparım Olur" mantığıyla olmuyor.
Yapılması gereken, ilk yatırım maliyeti ve 10 yıllık işletme maliyeti toplamda 95-100 Milyon € civarlarına ulaşan Filtre yatırımı yerine, kullanılan Yakıtı ve Sistemi Fuel Oil'den LNG'ye çevirerek emisyon problemlerini bertaraf ederken, Enterkonnekte'den gelen Elektrik Fiyatı LNG'nin Üretim Maliyetinden düşük olduğu saatlerde Enterkonnekteyi tam yükte çalıştırırken, LNG ile Üretim Maliyetinin Enterkonnekte'den daha düşük olduğu saatlerde LNG'yi maksimize etmek, Gündüz saatlerinde ve Hava şartları olumlu olduğu koşullarda ise Güneş Enerjisinden mümkün olduğunca faydalanarak LNG ile Üretimi düşürerek maliyetleri elden geldiğince aşağı çekmek, tüm bu Sistemleri ve Şebekeyi LNG ile çalışan Baz Santraller ile regüle ederek mümkün olan en optimum çözümü sağlamaktır.
Hükümet Programında, Ekonomi ve Enerji Bakanlığının yapacağı çalışmalarla;
"Üretimde yedek açığının kapatılması için KIBTEK tarafından tedbirlerin hayata geçirilmesi sağlanacaktır. Ayrıca, yıllık talep artış oranları dikkate alınarak, gelecekteki enerji ihtiyacını karşılayacak şekilde verimli santral yatırımları planlanıp yapılacaktır. Bu çalışmalarda Doğu Akdeniz’de bulunması muhtemel doğal gaz kaynakları da göz önünde bulundurularak yakıt olarak fuel-oil’e nazaran çok daha çevreci olan doğalgaz ile üretim yapabilen santraller veya ileride doğalgazla üretim yapabilen santraller tercih edilecektir. Teknecik Üretim Santrali ve Kalecik Santralinde çevreyi koruyucu önlemler ivedilikle alınacaktır. Bu bağlamda da gerek filtre uygulaması gerekse kükürt oranı düşük kaliteli yakıt seçimi ve diğer tüm uluslararası alanda kabul görmüş tedbirlerin üretim tesislerimizde alınması sağlanacaktır" yazmasına rağmen, KIBTEK Yönetim Kurulunun sunmuş olduğu 23 sayfalık raporun üzerinden iki buçuk ay geçmesine rağmen, konu hâlâ Bakanlar Kuruluna götürülmediği gibi ne Yedek Güç açığının kapatılması konusunda ne de Filtre konusunda adım atılmamıştır.
Raporumuzda "Geçtiğimiz 10 yılın tüketim verilerine baktığımız zaman yıllık ortalama %5 talep artışı gerçekleştiren bir enerji tüketimi grafiğimiz olduğunu görmekteyiz. Hâlihazırda limitlerimizi zorlayan enerji talebine ulaştığımız şu günlerde, içerisinde bulunduğumuz yaz sezonunu bile ucu ucuna atlatacak durumdayız, YEDEĞİMİZ YOK, YENİ SANTRAL YATIRIMI ŞART" demiştik. İlgili Bakanlık bu konularda eğer Kamuoyuna ilan edilmiş olan Hükümet Programına uygun hareket etmeyecekse, bunu öncelikle kendisine oy veren halka, sonra da Hükümet ortaklarına açıklamakla mükelleftir.

 

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.