Diyalog Gazetesi

42 yıl geçti

KIBRIS

Türk tarafı unuttu, Rumlar 15 Temmuz faşist Cunta darbesinin yıldönümünde kınama etkinlikleri düzenledi

Raif DOĞRU

Yunan Cuntası’nın 15 temmuz 1974’te gerçekleştirdiği kanlı darbenin 42’inci yılı münasebetiyle Güney Kıbrıs’ta anma törenleri düzenlendi. Hayatını kaybedenlerin yakınları mezarlığa giderek saygı duruşunda bulundu ve çelenk bıraktı.
Bu arada bazı örgütler, EOKA-B adlı kanlı terör örgütünü kınayan açıklamalar yaptı.
İç temizlik sonrasında, Kıbrıslı Türkleri silahla yok edip, adayı Yunanistan’a bağlamayı hedefleyen faşist Cunta darbesinin 42’in yılında KKTC siyasetinin sessizliği ise dikkat çekti.
Diyalog’u arayan bazı vatandaşlar, 15 Temmuz’un Kıbrıs’taki gerçekleri anlatmak için büyük bir fırsat olduğunu anımsatarak, yetkililerin sessizliğini ve teğkisizliğini kıınadıklarını söyledi.

Rum Meclisi özel oturum yaptı

Güney Kıbrıs’ta darbenin başladığı saat olan 08.20’de (GMT 05.20) sirenler çaldı. Lefkoşa’daki Ayios Konstantinos ve Agia Eleni Kilisesi’nde ise dini ayin düzenlendi.. Ayini Başpiskopos Hrisostomos yönetti.
Rum Temsilciler Meclisi de dün sabah özel oturum yaptı. Özel oturumda konuşan Temsilciler Meclisi Başkanı Demetris Şilluris, Fransa halkı, parlamentosu ve hükümetine samimi taziyelerini ifade ederek Kıbrıs`ın teröre karşı mücadeleyi desteklediğini ve dayanışmasını ifade etti.

Partilerin mesajları

Rum siyasi partileri de 15 Temmuz 1974’te Yunan Cuntası’nın Kıbrıs’ta yaptığı darbenin yıldönümünü dolayısıyla Kıbrıs sorunuyla ilişkili açıklamalar yaptı.
AKEL, “Kıbrıs sorununun çözümünü isteyenlerin, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesinin ve darbenin suçlarından arındırılmasının birlikte olmayacağını bilmeleri gerektiğini” belirtti.
DİKO, “çözümün işgal altındaki toprakları yeniden serbest bırakması, kalıcı, demokratik, insan haklarına saygılı olması ve AB normlarına uyması için Kıbrıs Cumhuriyeti devamının olması gerektiğini” savundu.
EDEK, “hayatını kaybedenler için yapılacak en iyi şeyin, “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni savunma mücadelesine devam etmek, ulusal egemenlin savunulması ve vatanın serbest kalması” olduğunu iddia etti. 
Çevreciler ise “40 yılın ardından Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, Türkiye ve müttefiklerinin planlarının tehdidi altında olmaya devam ettiğini” öne sürdü.
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.