Diyalog Gazetesi

‘Aklımda var’

KIBRIS

UBP’nin eski Genel Sekreteri Necdet Numan “31 yıl siyasette bulundum, partim ihtiyaç duyarsa hiç düşünmem yeniden siyasete girerim” dedi

Çiğdem AYDIN
Necdet Numan, 26 yıl süreyle Çatalköy’ün Belediye Başkanlığı’nı, bir dönem de milletvekilliği yaptı. Ulusal Birlik Partisi saflarında önemli görevlerde bulundu.
Son 3 yıldan bu yana aktif siyaset yapmayan Numan “Partim ihtiyaç duyarsa yeniden siyasete girerim” dedi
Soru: Siyasete ne zaman başladınız ne zaman ara verdiniz?
Yanıt: 1976 yılında memurdum Ulusal Birlik Partisi’ne (UBP) üye oldum. 1980 yılında belediye meclis üyesi oldum.1986 yılında Çatalköy Belediye Başkanı seçildim, 26 yıl boyunca bu görevi yürüttüm.1978 yılında UBP’de idare amiri olarak görev yaptım. 1986 yılında ise UBP’de İlçe Başkanı ve milletvekilliği görevlerini üstlendim. 20 yıl boyunca ilçe başkanlığı yaptım. 2009 – 2013 yılları arasında ise milletvekilliği yaptım. Şu anda aktif olarak bir siyasi ortamda değilim ama partim için çalışıyorum. 
Soru: Siyaset öncesinde ne iş yapıyordunuz, şimdi ne yapıyorsunuz?
Yanıt: Posta Dairesi’nde memurdum.1971 yılından 1977 yılına kadar Yenişehir Paket Postası’nda görev yapıyordum ve hizmetlerin birleştirilmesin yasasında emekli oldum.
Soru: Siyasetten ayrıldıktan sonra dostlarınızın size karşı ilgisi değişti mi? Arayıp, soran oluyor mu?
Yanıt: Dostlarım daha da çok arttı siyaseti bırakınca. Zaten ben hiç toplumdan kopuk bir yaşam şeklinde olmadım, siyasetteki bazı dostluklarım devam ediyor. Bunun yanısıra futbol camiasında da arkadaş muhitim oldukça geniş, ağırlıklı olarak onlarla dostluklarım devam ediyor.

Bireysel çıkarlar öne geçti
Soru: Bugünkü siyaseti nasıl buluyorsunuz? Yanlışlar nedir? Neler yapılmalı?
Yanıt: Her geçen gün her konuda olduğu gibi siyaset kurumu da yozlaştırılıyor. Siyasette eski dostluklar yok. Bireysel ve çıkar ilişkilerine dayalı bir siyaset şekli vardır ortada. Memeleketin sorunlarının çözülmemesinin en büyük nedenlerinde biri de Kıbrıs meselesinin bir çözüme ulaşmamasıdır eskiye göre ekonomik sıkıntılar toplum tarafından daha da çok hissedilir hale gelmiştir. Bana göre toplumun daha da önem verdiği budur. Toplum artık geçim sıkıntısına düşmüştü ve önceliği de budur. Milletvekilliği dönemimden beridir söylüyorum Anayasanın değişmesi, üçlü kararnamelerin kaldırılması, Meclis İç Tüzüğü’nün değiştirilmesi gerektiğini ve ısrar ediyorum. 
Soru: Sizce KKTC’nin en önemli sorunları nedir? 
Yanıt: Susuzluk en büyük problemdi ama onu da aşıyoruz. Sorunlar bitmez, tanınmamışlık en büyük problemimiz ve bununla gelen birçok sorunumuz da var. Kıbrıs meselesinin çözümsüzlüğü de bir diğer önemli sorunumuz tabi. 
Soru: Kıbrıs sorununun çözümü konusunda ne düşünüyorsunuz?
Yanıt: Herhalde 40 yılı aşkın bir sorun olarak karşımızda durmaya devam edecek. Kıbrıs sorunu iki toplum arasında çözülmesi gereken bir sorun olduğunu düşünüyorum. Karşı taraf bizi azınlık olarak gördükçe bu sorunun çözüleceğine inanmıyorum. Bana göre Biden’ın gelmesi bir anlam ifade etmiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye aleyhine aldığı bir karar varken mülkiyet sorununu tartışıyoruz. Süper güçlerin çıkarları doğrultusunda birşeyler yapılmaya çalışıyor. Bu iki toplumun da anlaşma isteyip istemediği değil kalıcı bir anlaşma zorlama ile olmaz. 
Çözüme hazır değiliz
Soru: Kıbrıs Türk tarafı çözüme hazır mı? Değilse ne yapmalı?
Yanıt: Hayır değil. Kıbrıs Türk tarafının tezleri ortadadır, bugün hala KKTC’nin sembolleri tartışılıyor. Biz de bunu ortuduk izliyoruz. Bizim tarafta Avrupa Birliği’ne bir hazırlık yoktur sistem olarak da kafa olarak da hazır olduğumuzu düşünmüyorum. 
Soru: Müzakerelerde en önemli sorun ne olacak? Ve bu nasıl çözülebilir?
Yanıt: Toprak konusu en büyük sorundur. İyi bir başlangıç yapıldı tazminatlar takas gibi fakat AHİM karaı toprak ve mülk konusunu tıkayabilecek bir karardır bana göre . Bugün Türk tarafının kayıpları gözardı ediliyor. 103 köy ortadan kaldırıldı insanların manevi kayıpları var. Maddi kayıplardan ziyade bunlarla ilgli bir karar üretmeyen AHİM kararları vardır.
Soru: Çözüm olursa siz ne yapacaksınız?
Yanıt: Ben çözüm olacağına inanmıyorum ama olursa da ziraki bir çözüm elbette burada yaşamaya devam edeceğim. Fakat tekrar ediyorum bu ülkede iki toplumun istediği gibi bir çözüm olmaz ancak zorlama bir çözüm olur o da kalıcı ve yaşayabilir olmaz.” 
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.