Diyalog Gazetesi

Baskıyı bırakın

KIBRIS

Başbakan Üstel, Girne Kalesi’nde yapılması planlanan Nexus Festivali’ni iptal ettiren Rum Yönetimi’ne açık mesaj gönderdi

Başbakan Ünal Üstel, 18 Eylül’de Girne Kalesi’nde yapılması planlanan Nexus Festivali’nin iptal edilmesi için Exit şirketine siyasi baskı uygulayan Rum Yönetimi’ne sert tepki gösterdi. Üstel; Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını ve etkinliklerini engellemeye yönelik girişimlerde bulunan Rum Yönetimi’ne “Bizi dünyadan kopararak ortaklık kuramazsınız” sözleriyle mesaj gönderdi. Üstel, Rum Yönetimi’ne “Kıbrıs Türk halkını hedef alan baskı siyasetinizden vazgeçin” çağrısında bulundu.

Başbakan Ünal Üstel yaptığı yazılı açıklamada, Rum Yönetimi’nin Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik ve sosyal hayatını, kurumlarını ve egemenlik haklarını hedef alan sistematik baskı ve engelleme girişimlerini şiddetle kınadı.

Üstel, Girne’de düzenlenmesi planlanan uluslararası müzik etkinliğine yönelik baskılar, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dana’nın yabancı diplomatik temsilcilerle yapacağı temasları engelleme girişimleri, Maraş, Mağusa ve Girne başta olmak üzere ülke topraklarına yönelik talep ve tehditler ile son olarak Taşınmaz Mal Komisyonu üzerinden yürütülen siyasi baskıların, Rum Yönetimi’nin zihniyetinin değişmediğinin somut göstergeleri olduğunu belirtti.

Asla olmayacak

“Bunların bizleri haklarımızdan, egemenliğimizden ve devletimizden vazgeçireceğini düşünenler büyük bir gaflet içerisindedir. Bu asla olmayacaktır. Bir taraftan diyalog, diğer taraftan baskı…” diyen Üstel, Rum Yönetimi’nin bir taraftan “federasyondan, yeniden birleşmeden ve güven yaratmaktan” söz ederken, diğer taraftan Kıbrıs Türk halkının dünyayla temaslarını ve uluslararası etkinliklerini engellemeye ve kurumlar üzerinde baskı kurmaya çalıştığını kaydetti.

Dünyanın artık bu iki yüzlü tutumu görmesi gerektiğini söyleyen Üstel, “Uluslararası bir kültür ve müzik etkinliğini siyasi baskıyla engellemeye çalışmak, yabancı diplomatlarla temaslarımızın önüne geçmek ve Maraş, Mağusa ve Girne üzerinden tehditler savurmak güven yaratmaz, güveni yok eder.” ifadelerine yer verdi.

Kıbrıs Türk halkının dünya ile temasını engelleyemezsiniz

Kıbrıs Türk halkının bu samimiyetsizliği görebilecek kadar kendinde olduğunu ifade eden Üstel, Rum Yönetimi’nin Kıbrıs Türk halkının dünya ile temasını engelleyemeyeceğini belirtti.

Üstel, hiç kimsenin Kıbrıs Türk halkına kiminle görüşeceğini, hangi ülkenin temsilcisiyle temas kuracağını veya kendi ülkesinde hangi uluslararası etkinliği düzenleyeceğini dikte ettiremeyeceğini belirterek, “Bizim de tüm dünya halkları gibi dünyayla ilişki kurma ve kendimizi anlatma hakkımız vardır.” dedi.

“Kıbrıs Türk halkı tecridi, izolasyonları ve insanlık dışı uygulamaları kabul etmeyecek, devletine, haklarına ve egemenliğine sonuna kadar sahip çıkacaktır. KKTC’nin kurumlarına müdahale edemezsiniz.” diyen Üstel, Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK)konusunda yaşananların da aynı anlayışın başka bir yansıması olduğunu kaydetti.

Üstel, TMK’nın Kıbrıs Türk tarafının uluslararası onayla oluşturduğu ve kendi kurumlarıyla işlettiği bir mekanizma olduğunu vurgulayarak, Güney Kıbrıs basınında dahi TMK’nın önemli bir başvuru mekanizması olduğunun tartışılmasının bunu açıkça gösterdiğini söyledi.

Üstel, buna rağmen Rum Yönetimi’nin TMK’yı siyasi baskıyla etkisizleştirmeye çalışmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Rum Yönetimi karar veremez

KKTC’nin hangi kurumunun nasıl çalışacağına Rum Yönetimi’nin karar veremeyeceğini belirten Üstel, mülkiyet meselesinin; Kıbrıs Türk halkını ekonomik açıdan sıkıştırmak, yok etmek, KKTC’yi yatırımcılara hedef göstermek ve ülkenin gelişimini engellemek için siyasi bir silaha dönüştürülemeyeceğini kaydetti.

Üstel, Rum Yönetimi’nin artık eski yöntemlerle sonuç alamayacağını anlaması gerektiğini dile getirerek, Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarının engellenemeyeceğini söyledi.

“KKTC’nin kurumlarını ve ekonomisini hedef alarak bizi geri adım attıramazsınız.” ifadesine yer veren Üstel; Maraş, Mağusa ve Girne üzerinden talep ve tehditlerle sonuç alınamayacağını vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantörlüğü ile Türk askerinin Ada’daki caydırıcı varlığının tartışmaya açılarak Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin pazarlık konusu yapılamayacağını kaydeden Üstel, “Bütün bunları yapıp aynı zamanda güven, barış ve çözümden söz edemezsiniz.” diye konuştu.

Kıbrıs Türk halkı kendi geleceğini kendisi belirleyecektir

Üstel, Kıbrıs Türk halkının kendi geleceğini kendisinin belirleyeceğini vurgulayarak, Kıbrıs’ta diyalog ve iş birliğinden yana olduklarını kaydetti.

“Ancak diyalog baskı, iş birliği izolasyon, çözüm ise Kıbrıs Türk halkının haklarından, egemenliğinden ve devletinden vazgeçmesi anlamına gelmez.” diyen Üstel, Kıbrıs Türk halkının bu Ada’da var olduğunu, kendi devletine, kurumlarına ve iradesine sahip olduğunu ve halkın kendi geleceğini belirleme hakkına sahip olduğunu söyledi

Rum Yönetimi’nin gerçekten yeni bir dönem istiyorsa Kıbrıs Türk halkına yönelik baskı, tehdit ve engelleme siyasetini terk etmesi gerektiğine dikkat çeken Üstel, “Bizi dünyadan kopararak ortaklık kuramazsınız, ekonomik baskıyla geriletemezsiniz, kurumlarımızı hedef alarak irademizi kıramazsınız, haklarımızı yok sayarak güven yaratamazsınız. Ve en önemlisi; Kıbrıs Türk halkını yok sayarak Kıbrıs’ta bir gelecek kuramazsınız.’ ifadelerini kullandı.

*****

Bakan Ataoğlu da Exit organizasyonunun iptal edilmesine tepki gösterdi:

Engelleme girişimi

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, 18 Eylül’de Girne’de gerçekleştirilmesi planlanan dünyaca tanınmış Exit organizasyonunun iptal edilmesine tepki gösterdi.

Ataoğlu, organizasyonun Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Sırbistan nezdinde yürüttüğü siyasi girişim ve baskılar sonucunda iptal edildiğini belirterek, gelişmeyi “büyük bir üzüntü ve tepkiyle” karşıladığını ifade etti.

Yaşananların yalnızca bir müzik organizasyonunun iptali olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Ataoğlu, bunun Kıbrıs Türk halkının dünyayla buluşmasına ve gençlerin uluslararası sanat, kültür ve spor etkinliklerine ev sahipliği yapmasına yönelik bir engelleme girişimi olduğunu belirtti.

Ataoğlu, “Kıbrıs Türk halkını yok sayarak, dünyadan soyutlamaya çalışarak ve gençlerimizin önüne siyasi engeller koyarak Ada’da güven ortamı yaratılamaz” dedi.

Girne’nin tarihi, kültürü ve turizm potansiyeliyle uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek güçlü bir kent olduğunu belirten Ataoğlu, Exit’in gerçekleştirilememesinin ülkenin dünyaya açılma iradesini ortadan kaldıramayacağını söyledi.

“Moralinizi bozmayın”

Gençlere de seslenen Ataoğlu, “Moralinizi bozmayın, başınızı öne eğmeyin. Sizlerin dünyayla buluşması, uluslararası sanatçılarla aynı sahnelerde, aynı festivallerde ve aynı kültürel ortamda yer almanız en doğal hakkınızdır. Bu hakkı savunmaya devam edeceğiz” dedi. 

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.