Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in, adaya dönmeden önce Brüksel’de Avrupa Birliği (AB) yetkilileriyle temaslarda bulunacağı bildirildi.
Fileleftheros gazetesi, “Holguin Avrupa Birliği’ni hızlandırılmış süreçte bir tren gibi görüyor” başlığıyla aktardığı haberinde, daha önce AB’nin Kıbrıs sorunu sürecine aktif katılımına mesafeli duran Holguin’in şimdi AB’yi sürece ivme kazandıracak önemli bir aktör olarak görmesinin dikkat çekici olduğuna işaret etti.
Gazete, Holguin’in haziran ayındaki temaslarının, Kıbrıs sorununda hızlı ilerleme sağlama isteğini ortaya koyduğunu, ancak temmuz sonunda Cenevre’de yapılacak gayri resmi beşli toplantının hedefleri ve sonrasında nasıl bir yol izleneceği konusunun henüz netlik kazanmadığını yazdı.
Göreve ilk başladığında, AB’nin Kıbrıs sorunu sürecine müdahil olmasına sıcak bakmayan Holguin’in, AB’nin Kıbrıs Sorunu Özel Temsilcisi olarak atanan Johannes Hahn ile iş birliğine mesafeli yaklaştığını ve Hahn’ın görevini, kendi çalışmalarına müdahale olarak değerlendirdiğini kaydeden gazete, yeni atanacak AB özel temsilcisinin belirlenmesi konusunda da görüş bildirmek isteyen Holguin’in, bu nedenle Brüksel’de Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile görüşeceğini belirtti.
Gazete, Ankara’nın da AB’den bazı talepleri olduğunu kaydederek, öncelikli taleplerinin Türk vatandaşlarına vize kolaylığı, AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve Türkiye’nin AB’nin SAFE savunma fonu ile ortak savunma projelerine katılması olduğunu yazdı.
Casus belli
Haberde, diplomatik kaynaklara göre Türkiye’nin, uzun vadede AB tam üyelik sürecinin yeniden canlandırılmasını hedeflediği, ancak AB-Türkiye ilişkilerinin şu anda Avrupa gündeminin ilk sıralarında olmadığı ve gündemde Ukrayna’nın bulunduğu ifade edildi.
Gazete, AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin önünde, Türkiye’nin Rum gemilerine limanlarını açmamasının önemli bir engel teşkil ettiğini, vize serbestisinin bazı büyük AB ülkelerinde siyasi hassasiyet oluşturduğunu ve Türkiye’nin SAFE programına katılımı konusunda Yunanistan’ın, devam eden “casus belli” nedeniyle itiraz edebileceğini yazdı.
Holguin'in çözüm modeli konfederasyona yakın iddiası
Öte yandan Rum basını, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in, konfederasyona yakın gevşek bir federasyon modelini içeren çözüm çerçevesini taraflarla görüştüğünü iddia etti.
Fileleftheros gazetesi, Holguin'in hedefinin müzakerelere temel oluşturacak bir "Stratejik Anlaşma" olduğunu, bunun aşamalı uygulanacak bir süreç öngördüğünü yazdı.
Haberde, yaklaşık iki yıllık geçiş döneminde KKTC ile doğrudan ticaret, doğrudan uçuşlar ve doğrudan uluslararası temasların başlayabileceğinin öne sürüldüğü belirtilirken, Rum tarafının ise tek egemenlik, tek temsiliyet ve tek vatandaşlık ilkelerinden taviz vermeyeceğini vurguladığı aktarıldı. Ayrıca Holguin'in güvenlik konusunda Kıbrıs'ın NATO üyeliğini içeren bir yaklaşımı benimsediği iddiasına da yer verildi.