Barcelona Futbol Akademisi’nin Kuzey Kıbrıs’ta kamp yapma kararının, Rum siyasilerin girişimleriyle iptal edilmesi Başbakan Ünal Üstel’den sert tepki gördü. Üstel “Bir çocuk futbol kampı bile Rum siyasetinin hedefi oluyorsa, ortada çok ciddi bir zihniyet sorunu vardır” dedi.
Üstel, Kıbrıs Türk halkının dünyayla buluşmasının, gençlerin uluslararası spor organizasyonlarına katılmasının ve üniversitelerin uluslararası başarı elde etmesinin Rum siyasiler tarafından engellenmeye çalışıldığını ifade ederek “Bu nasıl bir zihniyet!” dedi.
ELAM: Hedefimize ulaştık
Barcelona’nın Kuzey Kıbrıs’ta düzenlemesi planlanan futbol kampına ilişkin bilgiler kulübün resmi internet sitesinden ve etkinlik haritasından kaldırıldı.
Güney Kıbrıs’taki aşırı sağcı ELAM ise Barcelona kampının iptal edilmesini memnuniyetle karşıladığını açıkladı.
ELAM’ın sosyal medya paylaşımında, 23 Ağustos’ta yaptıkları açıklamayla Barcelona’nın kuzeyde düzenlemesi planlanan futbol kampının iptal edilmesini talep ettikleri hatırlatıldı.
Açıklamada, “Hedefimize ulaştık” ifadeleri kullanıldı.
ELAM’ın marifeti
Başbakan Ünal Üstel, FC Barcelona Academy’nin Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştirmeyi planladığı futbol kampının Güney Kıbrıs Rum yönetimi, Rum Futbol Federasyonu ve aşırı sağcı ELAM’ın girişimleri sonrasında iptal edilmesine sert tepki gösterdi.
Başbakan Üstel açıklamasında şunları kaydetti:
“Güney Kıbrıs Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkına yönelik tahammülsüzlüğünün yeni ve son derece çarpıcı bir örneğiyle karşı karşıyayız.
Ortada siyasi bir faaliyet yoktur. Ortada Kıbrıslı Türk çocukların ve gençlerin dünyaca tanınmış bir futbol kulübünün akademisiyle buluşacağı bir spor etkinliği vardır. Ama buna dahi tahammül edemediler.
Rum Futbol Federasyonu UEFA ve İspanya Futbol Federasyonu nezdinde harekete geçmiş, Rum yönetimi diplomatik girişimlerde bulunmuş, aşırı sağcı ELAM ise kampın iptalini açıkça hedef haline getirmiştir. Sonunda Barcelona’nın Kuzey Kıbrıs kampı iptal edilmiş ve ELAM çıkıp ‘Hedefimize ulaştık’ diyebilmiştir.”
Peki hedefiniz nedir?
“Kıbrıs Türk çocuklarının futbol oynamasını engellemek mi? Gençlerimizin uluslararası spor dünyasıyla buluşmasının önüne geçmek mi? Üniversitelerimizin dünya sıralamalarında ‘Kuzey Kıbrıs’ adıyla yer almasını engellemek mi? Sanatçının, sporcunun, öğrencinin Kuzey Kıbrıs’a gelmesini önlemek mi?
Kıbrıs Türk halkını dünyadan koparmak, ekonomik ve sosyal gelişimini engellemek, onu bu adada görünmez hale getirmek mi? Yaşananlara baktığımızda maalesef cevap ortadadır.
Bir taraftan Kıbrıs Türk halkıyla güven inşa etmekten, çözümden ve iş birliğinden söz edeceksiniz; diğer taraftan çocuklarımızın katılacağı bir futbol kampını dahi diplomatik baskıyla engelleyeceksiniz.
Bunun adı güven yaratmak değildir. Bunun adı Kıbrıs Türk halkını izolasyon altında tutma siyasetidir.
Barcelona olayı münferit değildir.
Daha birkaç gün önce KKTC üniversitelerinin QS Dünya Üniversite Sıralaması’nda ‘Kuzey Kıbrıs’ ifadesiyle yer alması hedef alınmıştır. Türkiye ile KKTC arasında enerji alanında atılan adımlar Birleşmiş Milletler’e şikayet edilmiştir. Kuzey Kıbrıs’ta düzenlenmesi planlanan uluslararası etkinlikler hedef gösterilmiştir.”
Şiddetle reddediyoruz
“ Şimdi sıra çocuklarımızın futbol kampına gelmiştir. Bütün bunları yan yana koyduğumuzda karşımızda sistematik bir anlayış bulunduğu açıkça görülmektedir” diyen Üstel şöyle devam etti:
“Kıbrıs Türk halkı dünyayla buluşmasın. KKTC ekonomik olarak gelişmesin. Üniversiteleri uluslararası başarı elde etmesin. Gençleri uluslararası spor organizasyonlarına katılmasın.
Kuzey Kıbrıs’ın adı dünyanın hiçbir yerinde duyulmasın. Bu anlayışı şiddetle reddediyoruz.
Güney Kıbrıs Rum yönetimi artık şunu anlamalıdır: Kıbrıs Türk halkı bu adanın asli ve eşit sahibidir. Bu topraklarda özgürce yaşamak, gelişmek, spor yapmak, eğitim görmek, üretmek ve dünyayla buluşmak bizim en doğal hakkımızdır.
Hiçbir siyasi baskı, hiçbir diplomatik girişim ve hiçbir izolasyon politikası bizi bu haklarımızdan vazgeçiremeyecektir.
ELAM’ın ‘Hedefimize ulaştık’ sözleri üzerinde özellikle durulmalıdır. Eğer hedef, Kıbrıs Türk çocuklarının Barcelona gibi dünya çapındaki bir spor markasıyla buluşmasını engellemekse, bununla övünmek Kıbrıs Türk halkına yönelik zihniyetin geldiği noktayı göstermektedir.
Bugün bir futbol kampının iptal edilmesini zafer olarak görenlerin yarın Kıbrıs Türk halkıyla hangi güveni, hangi ortak geleceği kuracaklarını herkes sorgulamalıdır.
Kıbrıs Türk halkına bu adada yaşam alanı bırakmamaya çalışan bir anlayışla güven inşa edilemez.
Biz buna teslim olmayacağız. Çocuklarımızı spordan, gençlerimizi dünyadan, üniversitelerimizi uluslararası akademik camiadan, ülkemizi ekonomik ve sosyal gelişmeden koparmaya yönelik her girişimin karşısında durmaya devam edeceğiz.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır, Kıbrıs Türk halkı bu topraklarda vardır ve bütün engellemelere rağmen Anavatan Türkiye'nin de desteğiyle dünyayla buluşmaya devam edecektir.”
Doğru Söz 10 Dakika Önce
Kimin zihniyeti? KaKaTC yi tek tanıyan Türkiye bile gelmiyor. O da güya tanıyor ya...Bir ayrılıkcı coğrafya buldunuz, ama o da hesapsız kitapsız çıktı. O halde zihniyet mi, hukuk mu? Bir daha düşün. Zihniyet dersan , Tüm Dünyanın zihiyeti mi?