Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin en acı olaylarından biri olarak tarihe geçen, Taşkent, Terazi ve Tatlısu köylerinden alıkonularak katledilen Taşkent Şehitleri, düzenlenen törenle anıldı.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, törende yaptığı konuşmada, Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Rum kayıplarla ilgili anıt kararı alınırken ,Kıbrıslı Türk kayıpların ve Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların aynı hassasiyetle ele alınmamasını da eleştirdi.
Erhürman, bunun “kabul edilemez bir çifte standardı” ortaya koyduğunu ifade etti.
Törene kimler katıldı
Taşkent Şehitler Anıtı’nda düzenlenen törene, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bazı bakanlar ve milletvekilleri, kurum, dernek ve siyasi parti temsilcileri, askeri erkân ile şehit aileleri katıldı.
Tören, protokol sırasına göre çelenklerin Taşkent Şehitler Anıtı’na sunulmasıyla başladı. Ardından saygı duruşunda bulunuldu, saygı atışı yapıldı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi.
Sessiz kalmayacağız
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, konuşmasında Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların yok sayılmasına ve görmezden gelinmesine sessiz kalmayacaklarını belirterek, “Kıbrıs Türk halkının haklarını her platformda anlatmaya ve savunmaya devam edeceğiz.” dedi.
Erhürman, Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Rum kayıplarla ilgili anıt kararı alınırken Kıbrıslı Türk kayıpların ve Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların aynı hassasiyetle ele alınmamasını da eleştirdi.
Bunun “kabul edilemez bir çifte standardı” ortaya koyduğunu ifade eden Erhürman, “Avrupa Parlamentosu’nda alınan skandal bir kararla adeta Kıbrıslı Türk kayıplar yok sayılmıştır.” dedi.
Yıllar içerisinde yapılan açıklamalar, ortaya çıkan itiraflar ve tanıklıkların Taşkent’te yaşananları açık şekilde ortaya koyduğunu kaydeden Erhürman, Kayıp Şahıslar Komitesi tarafından yıllardır yürütülen çalışmaların kayıpların araştırılması ve ailelerin acılarının bir nebze olsun dindirilmesi amacıyla sürdürüldüğünü belirtti.
Erhürman, buna rağmen Avrupa Parlamentosu’nda alınan kararın söz konusu çalışmaların ortaya koyduğu gerçekleri yeterince dikkate almamasının, Kıbrıs’taki gerçekliğin “eksik, yanlı ve tarafgir” bir biçimde değerlendirildiğini gösterdiğini söyledi.
Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesi tarihinin acı dolu sayfalarından biri olan Taşkent şehitlerini saygı ve minnetle andıklarını ifade eden Erhürman, Taşkent, Terazi ve Tatlısu köylerinden toplanan masum insanların esir alındığını ve ardından kurşuna dizilerek katledildiğini söyledi. Erhürman, başta Taşkent, Terazi ve Tatlısu şehitleri olmak üzere Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde hayatını kaybeden tüm şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla andı; hayatta olan gazilere sağlık, huzur ve uzun ömür diledi.
Derin izler bıraktı
Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan da konuşmasında, Taşkent, Terazi ve Tatlısu köylerinde 15 Ağustos 1974’te yaşananların Kıbrıs Türk halkının hafızasında derin izler bıraktığını belirterek, “Bu acı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ortak acısıdır.” dedi.
Benan, 83 kişinin esir kampına götürülecekleri söylenerek evlerinden çıkarıldığını, otobüslere bindirildikten sonra kurşuna dizilerek katledildiğini ve toplu mezarlara gömüldüğünü anlattı.
Yaşananların sıradan bir savaş veya çatışma olmadığını söyleyen Benan, “Bu yaşananlar insanlık vicdanını derinden yaralayan bir katliamdır.” ifadelerini kullandı.
Acısı hiç dinmedi
Taşkent Şehit Aileleri Derneği Başkanı Erdinç Erdağlı ise 1974’ün ülke tarihinde ve toplumsal hafızada bir dönüm noktası olduğunu belirterek, özgürlüğe kavuşmanın sevincinin yanında kaybedilenlerin acısının da halen yüreklerde yaşadığını söyledi.
Erdağlı, 15 Ağustos 1974’te Taşkent, Terazi ve Tatlısu köylerinden silah zoruyla toplanan 83 kişinin, Limasol’daki esir kampına götürülecekleri söylenerek iki grup halinde köyden çıkarıldığını anlattı.
İlk olarak 45, daha sonra 38 kişinin otobüslere bindirilerek ailelerinin çaresiz bakışları arasında götürüldüğünü kaydeden Erdağlı, “Bu, onları son görüşümüz oldu.” ifadelerini kullandı.
Anma törenlerinin geçmişi hatırlamanın yanı sıra benzer acıların bir daha yaşanmaması yönündeki ortak sorumluluğu da hatırlattığını ifade eden Erdağlı, konuşmasının sonunda tüm şehit ve gazileri minnetle andı.
Taşkent, Tatlısu ve Terazi şehitleri
Taşkent, Tatlısu ve Terazi köylerinde yaşayan ve aralarında çocukların da bulunduğu 83 Kıbrıslı Türk, evlerinden alınarak bir gece köydeki Rum ilkokulunda tutulmuş, ertesi gün Limasol’daki esir kampına götürülecekleri belirtilerek otobüslerle köyden çıkarılmışlardı.
Köylüler daha sonra iki ayrı noktada kurşuna dizilmiş, olaydan yalnızca Suat Kafadar sağ kurtulmuştu.
Kayıp olarak aranan şehitlerin kalıntılarına 2007 yılında, 33 yıl sonra ulaşılmış; kimlik tespitlerinin tamamlanmasının ardından şehitler 2014 ve 2016 yıllarında düzenlenen törenlerle Taşkent Şehitliği’ne defnedilmişti.