Diyalog Gazetesi

‘Çözüm için müzakere’

KIBRIS

Cumhurbaşkanı Erhürman “Guterres’in çabalarını destekliyoruz ancak yeni bir hayal kırıklığına asla izin vermeyiz” dedi

Rum basınının, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili bir plan hazırladığı ve buna göre; Maraş, Mesarya bölgesi ve Güzelyurt’un iadesi karşılığında Kıbrıslı Türkler için ‘kısmi tanınma’ öngörüldüğünü iddia etmesinin ardından Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’dan bir açıklama geldi. Erhürman “Guterres’in çabalarını destekliyoruz. Çözüm için müzakereye varız ancak sonuçsuz ve ucu açık süreçlerin parçası olmayacağız" dedi. Kıbrıs Türk halkının 2004 ve 2017'de yaşadığı hayal kırıklıklarının tekrarına izin vermeyeceklerini belirten Erhürman “Şu an için ortaya konulan bazı fikirler var ancak bırakın kabulü falan, kamuoyu önünde tartışmayı gerektirecek olgunluğa, anlamlılığa ulaşan herhangi bir şey yok” diyerek, anlamlı olabilecek herhangi bir tartışma gündeme geldiğinde Kıbrıs Türk halkının doğru bir şekilde bilgilendirileceğini kaydetti.

Görüşlerimizi ilgili tüm taraflara anlatıyoruz
Cumhurbaşkanı Erhürman yaptığı yazılı açıklamada şunları belirtti:
“Bizler, üç yıldan beri kamuoyuyla defalarca paylaştığımız metodoloji ve ilkeler doğrultusunda, görüşlerimizi ilgili tüm taraflara anlatıyoruz. İrademizin müzakere olsun diye müzakere etmek değil, çözüm için müzakere etmek olduğunu, sonuç alınması mümkün olmayan, ucu açık ve nihayetinde bizi başa döndürecek bir sürece girmeyeceğimizi bütün taraflar biliyor.
Anlıyoruz ki, Güneyde gittikçe yoğunlaşan tartışmalar var (daha önce genelde tersi olurdu). Üstelik tartışmaların önemli bir kısmı tamamen temelsiz ve asılsız.
Biz, konuyu ciddiyetle ele almaya devam ediyoruz. Medya üzerinden oyun oynamaya hiç niyetimiz yok. Sakiniz, soğukkanlıyız, sabırlıyız, ortaya koyduğumuz çerçeveyi, yaklaşımımızı, istikrarlı bir biçimde, tutarlılıkla anlatıyoruz ve kararlıyız.
Daha önce söylediğim gibi, 2004’te ve 2017’de bu halk büyük hayal kırıklıkları yaşadı. 2026’da yeni bir hayal kırıklığı yaşamasına asla izin vermeyiz.
Şu an için ortaya konulan bazı fikirler var ancak bırakın kabulü falan, kamuoyu önünde tartışmayı gerektirecek olgunluğa, anlamlılığa ulaşan herhangi bir şey yok. Elbette Kıbrıs sorunu ile ilgili girişimler uluslararası alanda pek çok aktör tarafından değerlendiriliyor. Ancak ‘5+1’ dendiğinde herkesin anladığı gibi, son söz hakkı, birinin Kıbrıs Türk halkı olduğu iki taraf ve üç garantör ülkenindir.
Yani Kıbrıs Türk halkı bu sorunun çözülmesinde öznedir ve anlamlı olabilecek herhangi bir tartışma gündeme geldiğinde, zamanlı bir biçimde bundan doğru ve çarpıtılmamış biçimde haberdar olacaktır.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da konuyu ciddiyetle ele alacak ne umutsuzluk satacak ne de umut tacirliğine soyunacağız. Halkımız müsterih olsun…"

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.