Diyalog Gazetesi

‘Dönüm noktası’

KIBRIS

Cumhurbaşkanı Erhürman sınır kapılarının açılmasının 23’üncü yıldönümünü değerlendirdi

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 2003’te sınır kapılarının açılmasını adanın tarihinde çok önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirdi.  “Bizim nesil için bir dönem hayal bile edilemeyen bir gelişmeydi” diyen Erhürman, genç kuşakların ‘geçilemeyen sınır’ deneyimi yaşamadığını vurguladı. 
Erhürman “Yeni kapılar meselesi tartışılırken bu tarihsel dönüşümün iki toplumun hayatını nasıl değiştirdiğini hatırlanması gerekiyor” şeklinde konuştu.
Erhürman, 24 Nisan 2004 referandum sürecinin ise büyük bir çözüm fırsatı olduğunu ancak sonuca ulaşmamasının adanın tamamı için ciddi kayıp yarattığını vurguladı. 
“O gün çözüm olmuş olsaydı, üstünden geçen yirmi iki sene sonrasında bu adada insanların hayatı ne kadar değişmiş olurdu? Bu düşünülmeli” diyen Erhürman, bunun çok büyük bir ders olduğunu kaydetti. 

Halkın çok büyük çoğunluğu çözüm istiyor Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabirinin sorularını yanıtlayarak, son gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulundu.
Erhürman, Kıbrıs Türk halkının çok büyük çoğunluğunun çözüm istediğini, bu nedenle halktan gelen mesajın doğru okunması gerektiğini ifade etti.
Dört maddelik metodolojiye de değinen Erhürman, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitlik, eşit kurucu ortaklık, enerji ve güvenlik gibi alanlardaki haklarından vazgeçme iradesi olmadığını dile getirdi. 
Bu metodolojinin bir ön şart ya da tek taraflı çıkar listesi olmadığını vurgulayan Erhürman, bunun geçmiş müzakere süreçlerinin neden başarısız olduğuna yönelik değerlendirme sonucu geliştirildiğini kaydetti. 
Amaçlarının “müzakere olsun diye müzakere” değil, çözüme ulaştıracak bir çerçeve kurmak olduğunu söyleyen Erhürman, artık Guterres’in vurguladığı gibi “bu kez farklı olacak” anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini belirtti.
Süreci “adım adım yaklaşım” olarak tanımlayan Erhürman, 2017 Crans-Montana’dan bu yana geçen sürede güvenin artmadığını, tersine zaman kaybı ve yeni gerilim başlıkları nedeniyle güven zemininin zayıfladığını ifade etti. Bu nedenle ilk aşamada hem liderler arasında hem toplumlar arasında güveni yeniden tesis edecek somut adımların gerekli olduğunu vurgulayan Erhürman, “Çabamız iş yapar gibi görünmek değil, iş yapmak. Çözüm iradesini esas alıyoruz ve çözüme giden bir yol kurmaya çalışıyoruz.” dedi.

Hellim ortak ürün, sorunların ortak ele alınması gerekiyor Erhürman, Rum lider Nikos Hristodulidis ile ay sonunda yeni bir ikili görüşme planlandığını hatırlatarak, güven yaratıcı önlemler kapsamında bazı somut gelişmeler yaşandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erhürman Metehan geçiş noktasında ortaya konan taleplerin önemli ölçüde karşılandığını, Bostancı’da seyrüsefer işlemlerinin başladığını, diğer bazı konularda da ay sonunda daha somut açıklamaların mümkün olabileceğini kaydetti.

Ciddi bir kayıp
23 Nisan’da geçiş kapılarının açılmasının 23’üncü ve 24 Nisan’da Annan Planı Referandumu’nun 22’nci yıl dönümü vesilesiyle de değerlendirme yapan Cumhurbaşkanı Erhürman, şunları kaydetti:
“2003’te kapıların açılması adanın tarihinde çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bizim nesil için bir dönem hayal bile edilemeyen bir gelişmeydi bu. Kuzeyden güneye, güneyden kuzeye geçişler günlük hayatı dönüştürdü, genç kuşaklar artık ‘geçilemeyen sınır’ deneyimi yaşamadı. Bizden önceki nesiller “acaba göremeden ölecek miyim” diye tanımladıkları köylerini, kasabalarını görme fırsatı buldu. Yeni kapılar meselesi tartışılırken de bu tarihsel dönüşümün iki toplumun hayatını nasıl değiştirdiğini hatırlanması gerekiyor.”
Erhürman, 24 Nisan 2004 referandum sürecinin ise büyük bir çözüm fırsatı olduğunu, ancak sonuca ulaşmamasının adanın tamamı için ciddi kayıp yarattığını vurguladı. “2004 en büyük dönüm noktası olmaya adaydı; sonuç itibarıyla bir çözüm getirmeye adaydı. O gün çözüm olmuş olsaydı, üstünden geçen yirmi iki sene sonrasında bu adada insanların hayatı ne kadar değişmiş olurdu? Bu düşünülmeli. Dolayısıyla 2004 dönüm noktası olamadı ama çok büyük bir ders oldu” dedi.

Yorumlar (4)

Atlantik 4 Saat Önce

Sayın Toplum Liderimiz Cumhurbaşkanı , Dış İşleri Bakanınız Hiç de sizin Gibi düşünmüyor Güneyle geçiş Kapılarına GEREK YOKTUR diyor ! Hangimize inanalım Ki ?

Magusalı 59 Dakika Önce

Bırakın kağıtlar açık kalsın. İsteyen gider isteyen gitmez. Komşu komşunun tuzuna bile muhtaç olabilir. Günlük yaşamda bunu görüyoruz. Onlar burda, biz orada. İhtiyaçtadır.

Öz 51 Dakika Önce

Bu 4 maddelik metodoloji kime yöneltiliyor? Rum tarafına ise Hristodulidis ön şart olacaksa ben de Türk askerlerinin çekilmesini isterim diyor. Kısaca ön şart kabul etmiyor. BM sekreteri şse bu metodoloji muhatabı, genel Sekreter dengeli düşünürse, yine ,Türk askerinin çekilmesini öngörmeyecek mi? Yoksa bu metodoloji Türkiye’nin “İki egemen devlet” görüşü için mi? Netice olarak bu dört madde inşAllah kabul edilir. Edilmezse, biz Tatar gibi görüşmelere katılmayacak mıyız? statüko devam mı edecek ?

Öz 26 Dakika Önce

Kıbrısta çözüm neden 1960 KC anayasasında yapılacak değişiklik ile neden çözülmez Rumlar mayısta Türkiye 56 milletvekili seçecekler. Biz de hakkımız olan 24 vekili seçelim. Rumlar kaldırdıkları cemaat meclislerini kursunlar. Biz de öyle Ortak meclis temsilciler meclisi olsun. Yüz29+ toprak bizde olacak şekilde, çizilen sınırlar ve iki bölge meclisten geçsin ve anayasaya yazılsın. İşte çözüm. Varsa eksiklik , temsilciler meclisinde çözülsün. Metodolojiye de, siyasi eşitliğe de, dönüşümlü başkanlığa da gerek yok. Veto yetkisi olan, cumhurbaşkan ve muavinliği yeter

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.