Tarihsel Diyalog ve Araştırma Derneği (AHDR), Birleşmiş Milletlere bağlı üç özel raportörün, iki toplumlu barış eğitimi programı “Imagine”ın uygulanmasına yönelik engeller ve siyasi müdahaleler konusunda Rum liderliği ile Kıbrıs Türk tarafına resmi bildirim gönderdiğini açıkladı.
AHDR’nin açıklamasına göre; Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Özel Prosedürler mekanizması kapsamında hazırlanan yazılar, BM’nin hakikat, adalet ve tekrar etmeme garantileri özel raportörü Bernard Duhaime, kültürel haklar özel raportörü Alexandra Xanthaki ve eğitim hakkı özel raportörü Farida Shaheed tarafından imzalandı.
Raportörlerin, “Imagine” programına yönelik müdahaleler, gecikmeler ve siyasi engellemelerin barış inşası çabalarını zayıflatabileceği, uzlaşı ihtimaline zarar verebileceği ve toplumlar arası güven inşa sürecini olumsuz etkileyebileceği yönünde uyarıda bulunduğu belirtildi.
BM uzmanlarının, programın iki toplumlu yapısı içerisinde kesintisiz şekilde uygulanmasının sağlanmasını talep ettiği, “Imagine”ın önemli bir önleyici barış inşası aracı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladığı ifade edildi.
Her iki tarafa süre verildi
Her iki tarafa da yanıt vermeleri için süre tanındığı, ancak bugüne kadar kamuoyuna açık bir yanıt verilmediği bildirildi.
AHDR açıklamasında, raportörlerin programı kapsamlı şekilde değerlendirdiği, kültürlerarası diyalog, eleştirel düşünce, eşitlik ve ayrımcılıkla mücadele gibi hedeflerle yürütülen girişimin bugüne kadar çok sayıda öğrenci ve öğretmene ulaştığı kaydedildi.
Programın, iki toplum arasında güven artırıcı bir mekanizma olarak değerlendirildiği ve uluslararası raporlarda bu kapsamda yer aldığı da aktarıldı.
Açıklamada ayrıca, Rum tarafına yönelik olarak eğitim programına katılım sürecindeki gecikmeler ve yanlış bilgilendirme iddialarının gündeme getirildiği, bu durumun bazı okulların iki toplumlu etkinliklerden çekilmesine yol açtığı ifade edildi.
Kıbrıs Türk tarafına yönelik değerlendirmede ise programın askıya alınma gerekçeleri ve sürecin yeniden başlatılmamasının etkilerinin ele alındığı, eğitim alanında barış ve güvenlik açısından atılan adımlara ilişkin sorular yöneltildiği belirtildi.
BM uzmanlarının, eğitim sistemleri ve kamusal söylemlerin toplumsal uzlaşıyı güçlendirmede kritik rol oynadığına dikkat çektiği, nefret ve ayrıştırıcı söylemlerle mücadele edilmesinin devletlerin yükümlülüğü olduğu vurgulandı.
Açıklamada, BM’nin barış eğitimi çalışmalarının güçlendirilmesi, ilgili teknik komitenin desteklenmesi ve gençlerin sürece daha aktif katılımının teşvik edilmesi çağrısında bulunduğu da ifade edildi.
AHDR, üç BM özel raportörünün girişimini, Kıbrıs’ta barış eğitimi ve iki toplumlu iş birliği açısından son yılların en önemli uluslararası insan hakları müdahalelerinden biri olarak değerlendirdi.