Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Emre Vudalı, yılbaşından bu yana Sağlık Bakanlığı'na 13 yeni HIV pozitif vaka bildirildiğini açıkladı. Son dört yılda genç yaş grubundaki vakalarda artış gözlendiğini belirten Vudalı, erken tanının hem bireyin sağlığını koruduğunu hem de bulaş zincirini kırdığını vurguladı. Türk Ajansı Kıbrıs'a (TAK) konuşan Dr. Vudalı, Avrupa ülkelerinde koruyucu sağlık politikaları ve yaygın eğitim sayesinde HIV vaka sayılarının düşüş gösterdiğini, buna karşın Türkiye ve KKTC'de özellikle genç nüfusta artış yaşandığını ifade etti. KKTC'de ilk HIV vakasının görüldüğü 1997 yılından bugüne kadar toplam 178 KKTC vatandaşının HIV pozitif olarak kayıtlara geçtiğini aktaran Vudalı, bu süreçte 11 kişinin yaşamını yitirdiğini, halen 168 kişinin aktif olarak tedavi ve takip altında bulunduğunu söyledi. Ülkede her yıl ortalama 15 ila 20 yeni HIV vakasının bildirildiğini kaydeden Vudalı, bu kişilerin çoğunluğunu 20 ile 40 yaş arasındaki cinsel açıdan aktif bireylerin oluşturduğunu belirtti. Vudalı, yılbaşından bu yana ise Sağlık Bakanlığı'na 13 yeni HIV pozitif vaka bildirildiğini açıkladı.
"HIV ile AIDS aynı şey değil"
Toplumda sıkça karıştırılan HIV ve AIDS kavramlarına da açıklık getiren Vudalı, HIV'in bağışıklık sistemine saldıran bir virüs olduğunu, AIDS'in ise tedavi edilmeyen HIV enfeksiyonunun ulaştığı son klinik evre olduğunu söyledi. Her HIV pozitif bireyin AIDS hastası olmadığını vurgulayan Vudalı, modern tedavi yöntemleri sayesinde hastalığın kontrol altına alınabildiğini ifade etti.
HIV enfeksiyonunun ilk döneminde grip benzeri belirtiler görülebileceğini, ancak bazı kişilerde hiçbir belirti oluşmayabileceğini belirten Vudalı, hızlı kilo kaybı, uzun süren ateş, gece terlemeleri, kuru öksürük, halsizlik ve lenf bezlerinde büyüme gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Virüsün vücuda girdikten sonra tamamen yok edilemediğini ancak düzenli tedaviyle virüs yükünün saptanamayacak seviyeye indirilebildiğini belirten Vudalı, ilaçlarını düzenli kullanan kişilerin sağlıklı ve uzun bir yaşam sürdürebildiğini ifade etti.
"Tedavi edilen HIV, tansiyon veya diyabetten farklı değil. Hastalar ilaçlarını düzenli kullandıklarında normal aile ve iş yaşamlarına devam edebilirler." diyen Vudalı, HIV pozitif annelerin de uygun tıbbi takip sayesinde virüs taşımayan sağlıklı bebekler dünyaya getirebildiğini kaydetti.
İsimsiz test imkanı
HIV testinin basit bir kan örneğiyle yapılabildiğini söyleyen Vudalı, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde isim vermeden test yaptırmanın mümkün olduğunu belirtti. Vudalı, test sürecinin enfeksiyon hastalıkları uzmanları tarafından tamamen gizlilik içerisinde yürütüldüğünü ifade etti.
Günlük yaşamda bulaşmıyor
Toplumdaki yanlış inanışlara da dikkat çeken Vudalı, HIV'in el sıkışmak, sarılmak, aynı ortamı paylaşmak, aynı çatal-kaşığı kullanmak, aynı tuvaleti veya havuzu kullanmak, ter, tükürük ya da sosyal temas yoluyla bulaşmadığını söyledi.
Virüsün korunmasız cinsel ilişki, ortak enjektör kullanımı ve enfekte kanla temas yoluyla bulaştığını vurgulayan Vudalı, düzenli tedavi gören ve virüs yükü saptanamayan seviyeye inen kişilerin bulaştırıcılık riskinin yok denecek kadar az olduğunu belirtti.