Diyalog Gazetesi

İçimizi yakan yangınlar, sönen turizm umutları

KIBRIS

İsmet ESENYEL - yorum

Türkiye'deki yangınları korku ile izlerken, aniden bu satırları kaleme aldığımda Karşıyaka'daki (Vasilya) yangını patlak verdi. Neyse ki büyük oranda kontrol altına alındığı bilgisine ulaştım. 
Merak ettim ve araştırdım. Türktarım.net web sitesinde elde ettiğim bilgiye göre, ormanlık bir arazinin tekrardan ağacı, flora, fanunası, kısaca habitatı oluşturan yaşamların aynı noktaya gelmesi tam 50 yılı alıyormuş. Büyük ihtimal, ortalama yaşı benim yaş civarında olanlar, yanan bu 21 şehrimizdeki 71 noktanın tahribatının verdiği zararın dönüşümünü göremeyecek. 
En basit örnekle tam 26 yıl önce yaşanan Beşparmak Dağları yangınının yaraları dün gibi capcanlı karşımızda duruyor. Tahribatın izleri hâlâ daha silinmiş değil. 
Yanan belirttiğim gibi tüm canlılar, ağaçlar, böcekler, kirpiler, kaplumbağalar, kuşlar, sürüngenler, çiçekler, otlar, ormanda yaşam süren tüm hayat. Büyük bir travma. 

Geçen yıl ne olmuştu? 

Geçen yıl hatırlayın medyamızda Alevkayası ve civarında olan yangının haberleri vardı. "Güney'den gelen yangın helikopterleri ve uçağı müdahale etti" diye manşet yazılar çıkmıştı. Ben de o zaman bir yazı kaleme almıştım. Yangın tam da 5 Haziran Dünya Çevre Gününde olmuştu. Size o yazımdan noktasına virgülüne dokunmadan yazdığım cümlelerin bazılarını paylaşmak istiyorum. 

“Dünya Çevre Gününde böyle bir acizlik örneğinin hiç yaşanmamasını dilerdim. (Yangın söndürme helikopteri ve veya uçağı olmaması), Kuzey Kıbrıs için büyük anlamlar taşıyan bu mahrumiyet karşısında ülke olarak hala daha Singapur benzeri açılımlar, kapalı Maraş ile ilgili masallar aldı başını gidiyor. Ayranımız yok içmeye ama popülizm hat safhada anlaşılan. 
Biraz daha fazla örnek vereyim. 
Birçok kez turizm makalelerimde Maraş ile ilgili düşüncelerimi yazdım. BM parametreleri dışına çıkıldığı anda Kuzey Kıbrıs’ı ülke olarak büyük bir yalnızlıkla karşı karşıya bırakırız diyorum. Zaten öyleyiz de, Rum lobisinin uluslararası camiada eline müthiş bir yaygara ile siyaseten koz vereceğimizden kimse şüphe duymasın. Konumuz ne kapalı Maraş, ne de Singapur veya Las Vegas. Gelelim Kuzey Kıbrıs'a.” (İsmet Esenyel, Diyalog Gazetesi 5 Haziran 2021). 

Gerek Maraş Konusu, gerek siyasi açılımlar, ayrıca yangınlar ile ilgili yapılması gerekenler ve alınması gerekli tedbirler çok önemli. Hem Türkiye`miz, hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti`nin hareket kabiliyetini ölçmek gerekli. O makalemde elimizdeki imkânların, ayrıca Akdeniz Çanağındaki diğer ülkelerin ellerindeki envanterlerin bir listesini çıkarmıştım. Zaman beni haklı çıkardı ne yazık ki. 
Koyduğum teşhisler doğru çıktı, son zamanlarda Maraş konusunda atılan adımlar karşısında ileriki günlerde ne kadar avantajlı veya dezavantajlı pozisyona geleceğimiz ise açık ve net olarak ortaya çıkacak. Ben işlerin bizim adımıza pek de yolunda gitmeyeceğini düşünüyorum. 
Ülkenin öncelikleri adına hareket etmekte fayda var kesinlikle. Halkın ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada, siyasette gerçek çıkarına ve faydasına olan ihtiyaçlarına… 

Gelelim yangın konusuna 

Şahsi kanaatim, Türkiye’mizin Akdeniz ve Ege’deki turizm destinasyonlarına ve büyük şehirlerine yönelik yangınlar tesadüf değildir, mutlaka bir terörist faaliyettir. Türkiye`nin kıyısından köşesinden beklediği 2021 sonu itibariyle, 25 milyon turist, 20 milyar USD gelire darbe vurma girişimidir. 
Günahtır, ayıptır, yazıktır, kalleşçedir... 


Yangın helikopterleri ve uçağı elzem ihtiyaç

Neden bizde yangın söndürme helikopteri ve uçağı yok, bunlar hem konuşlanma, hem de kiralama hatta satın alma maliyetleri ne kadar diye yakın çevremin sorduğu sorular var. 
Açıkça belirteyim, hiçbir maliyet eğer ki devlet iseniz bunun acizliği veya mağduriyeti karşısında yüksek değildir, olmamalı. Gelin; Akdeniz coğrafyasında büyük turizm destinasyonu olan ülkelere bir bakalım. Bizim gibi Akdeniz'e kıyısı olan ve sıcak havaların da etkisiyle sık sık orman yangınlarıyla karşı karşıya kalan diğer ülkelerde durum nasıl? Şimdi Euronews'da çıkan bilgilere bir özet göz atalım.

Yunanistan
Yunanistan bölgenin en geniş yangın söndürme uçak filolarından birine sahip. 13 Canadair CL-215 ile 7 Canadair CL-415'den oluşan 20 uçaklık bir filo faal olarak kullanılıyor. Yunanistan'ın elinde ayrıca 18 adet Polonya yapımı Pezetel tipi yangın söndürme uçağı bulunuyor. Ancak 1983'ten bu yana kullanılan küçük uçaklar özellikle yeni model Canadair CL-415'lerin gelmesinin ardından genellikle devriye/kontrol görevleri için uçuyor.


Fransa
Fransa Sivil Savunma bünyesinde yer alan yangın söndürme uçaklarının sayısı 26. Bunlardan 11'i CL-415, 10'u Tracker, 3'ü Beechcraft ve 2'si de Dash. Fransa 6 adet Dash alacağını duyurdu. Yeni nesil yangın söndürme uçağı olarak tanıtılan Dash, 10 ton su taşıma kapasitesine sahip. Beechcraft model uçaklar ise daha çok devriye görevleri için kullanılıyor. Fransa senatosunun internet sitesinde yer alan bilgilere göre 26 uçak için 90 pilot görev yapıyor.


İspanya
Akdeniz ikliminin de etkisiyle sık sık orman yangınlarıyla mücadele eden İspanya'nın elinde 17 uçaktan oluşan bir Canadair filosu bulunuyor (14 CL-215 ve 3 CL-415). İspanya'da yangın söndürme uçakları hava kuvvetlerinin bünyesinde görev yapıyor.

İtalya
İtalya'nın yangın söndürme filosunda 16 CL-415 ile 3 CL-215'ten oluşan 19 uçaklık bir Canadair ağırlığı dikkat çekiyor.

Türkiye`de durum nasıl?
Yangın söndürme helikopterleri maliyeti çok yüksek. Türkiye’de 1986’dan bu yana kullanılan tüm yangın söndürme helikopterleri kiralık helikopterler... Türkiye’de toplam 22 milyon hektar ormanlık alan için 26 kiralık yangın söndürme helikopteri kullanılıyor. Bu helikopterlerin bir adetinin, pilotu, teknik personeli ve yakıtı ile birlikte sadece 1 saatlik kirası ortalama 8.000 Dolar. (1 saatlik yangın süresince) Yaptığım birkaç günlük araştırma neticesinde bazı bilgilere de ulaşmak çok zor olmadı.
Türkiye'nin elinde orman yangınlarıyla mücadele edecek ciddi bir uçak filosunun bulunmadığını biliyoruz. Ayrıca Türk Hava Kurumu'nun elindeki Canadair CL-215 model 6 uçaktan üçünün faal olmadığı söyleniyor. Gerçekler nedir? Hükümet kanadı başka, muhalefet başka söylüyor.

Maliyetler ne kadar?
Özellikle; Rus yapımı Beriev BE 200 anfibi (deniz ve karada inip kalkabilen) uçakları için sıcak temasını sürdürmektedir. Şimdiki Türkiye Tarım Bakanı Sn. Pakdemirli, kendisi bu uçakları kullanmış ve olumlu rapor vermiştir. Benzer uçaklardan 4, 5 tane alınması için 2020 yılında ihaleye çıkılacaktı, ne oldu akıbeti bilinmiyor. 
Bu uçak yangın söndürme, afet bölgelerine acil yardım ulaştırma, suda arama kurtarma çalışmaları, ambulans ve yük taşıma gibi maksatlar için geliştirildi. Teknik uçuş mevzuatları Türkiye sivil havacılığına adapte edildiği ve teknik sorunların da aşıldığı da öğrendiğim bilgiler arasında.

Bu arada unutmadan belirteyim bu uçakların (Beriev BE 200 ) tanesi 35 milyon USD, helikopterlerin fiyatı ise 10-12 milyon USD arasında değişiyor. Komşumuz GKRY kullandığı uçak 15 milyon USD, helikopterleri ise 12 milyon USD değerinde. 
Türk Hava Yolları, Pegasus filoları içerisinde en fazla bulunan yolcu uçağı olan Boeing 737-800 maliyeti (2020) fiyatı 106 milyon USD... 
Kararı siz yine verin de, ben keşke elimizde üç Boeing 737- 800 yolcu uçağı eksik olsa da yerlerine 320 milyon USD tutarında en az 5 tane yangın söndürme uçağı ve 10 adet de yangın söndürme helikopteri alsaydık derim. İhale şartnamesinde de koyardım. 2 helikopter de KKTC'ye hibe olarak verilecek.
Yangınların içimizi yaktığı, hatta daha 75 yangından altmış beşinin söndüğü on birinin devam ettiği bugünlerde hem Türkiye hem de Kıbrıslı Türkler adına daha büyük bir haber ve müjde olamazdı. 
Turizm Hayattır.

Yorumlar (2)

Magusalı 3 Yıl Önce

Türkiye’deki orman yangınlarının başladığı gün bir yasa geçti. Kamu yararı için orman alanları kullanılabilecek ve turizm tesisi yapılabilecek. Bu kanun ile yangınların başlaması bir rastlantı mı.?

Magusalı 3 Yıl Önce

Hepimiz biliyoruz. Önce yakılıp orman alanı tahrip edilir. Sonra işgal ediliyor. Yangınlar da tam bu bölgelerde. Acaba rantçıları eli mi deydi?

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.