Diyalog Gazetesi

İğrenç bir durum

KIBRIS

15 yaşındaki öz kızına 18 ay süreyle 30 kez tecavüz eden 44 yaşındaki babaya 30 yıl hapislik verildi 

 Suna ERDEN

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, öz kızına 2 yıl boyunca tecavüz eden baba hakkındaki kararını dün açıkladı. 
Lefkoşa’ya bağlı Alaköy’de yaşanan olayda öz kızına tecavüz ettiği ortaya çıkarak yargılanan 44 yaşındaki H.D.(E) 30 yıl hapse mahkum edildi. 
Fadıl Aksun başkanlığındaki heyet, sanığın korumakla ve bakmakla yükümlü olduğu öz kızına karşı böylesi bir suç işlemesinin iğrenç bir durum olduğunu belirtti.
Heyet, şu anda 17 yaşında olan mağdur kızın 15 yaşında tecavüze maruz kaldığını, sanığın en az 30 defa öz kızının ırzına geçtiğini kaydetti. 
Heyet, sanığın korumakla mükellef olduğu çocuğu cinsel istekleri için obje haline getirdiğini vurguladı.
Kararda, ayrıca genç kız ile ilgili 13 doktor raporu alındığı, kendisine zarar verme eğiliminde olduğu, kollarını jiletle kestiği, bunun kendisine karşı işlenen suçun bir sonucu olduğu belirtildi.
Heyet, tecavüzün yanı sıra sanığın öz kızının manevi ruhunun katili olduğunu da vurguladı.

Henüz 15’indeydi
Kararı okuyan Başkan Fadıl Aksun sanığın “Akraba ile cinsi münasebet” ve “On altı yaşından küçük çocuğa cinsel tecavüz suçu” işlendiğini belirtti.
Aksun “Ensest ilişki türü biyolojik, sosyolojik ve psikolojik boyutta kabul görmeyen, doğaya ve toplum yapısına aykırı olabilecek en sapkın ilişki türüdür”dedi.
Mağdur kızın 15 yaşında bu ilişkiye maruz kaldığını kaydeden Aksun,“Ceza Yasası’na göre bu yaşta bir çocukla cinsel ilişkiye girme rıza aranmaksızın tecavüz suçunu oluşturmaktadır. Bunun sebebi küçüğün rıza gösterme ehliyetinin olmamasıdır. Buna rağmen huzurumuzdaki olgulardan sanığın mağdureyle cinsel ilişkiye girerken zorladığını da görmekteyiz ki bu durum kaçınılmaz şekilde sanığın aleyhine dikkate alınması gereken bir faktördür.”
Aksun, bu fiilin çocuğuna doğal sevgi ve koruma içgüdüsü barındırması gereken baba tarafından gerçekleştirilmesinin iğrenç bir durum olduğunu kaydetti.
Başkan Fadıl Aksun, ebebeyinlerin dünyaya getirdikleri çocuklara bakmak ve onları korumak içgüdüsü ile donatıldıklarına değindi. 

Tehlike en yakınından geldi
“Çocuklar başlarına gelebilecek tehlikeyi hep dışardan beklerler. Hiçbir çocuk kendisine ailesi tarafindan zarar verilebileceğini düşünemez”diyen Aksun, “Bu doğanın kanunudur. Böylelikle çocuk ebebeyinine doğal bir güven duyar ve onun kendisini herşeye ve herkese karşı koruyacağını düşünür. İnsanlık tarihi boyunca bu durum böyle seyir etmiştir”ifadelerini kullandı.
Aksun, sanığın kendi dünyaya getirdiği ve korumakla mükellef olduğu çocuğu cinsel istekleri için obje haline getirdiğini söyledi.
Başkan Aksun, olgulara bakıldığında sanığın mağdureye karşı istismar ve tecavüz filinin 18 ayı aşan bir süreye yayıldığını ve bu sürede kendi ifadesine göre sanığın en az 30 defa öz kızı olan mağdureye tecavüz ettiğini belirtti. 
Aksun, suçun böylesi uzun bir süreye yayılmasını ve fillerinin değişik niteliklerde oluşunu sanık aleyhine değerlendirdiklerini söyledi. 

Ayrıca bir katil
Aksun, babasının tecavüzüne maruz kalan kız çocuğu ile ilgili 13 doktor raporu bulunduğunu ifade ederek, “Kız çocuğunun psikolojisi bozuk ve kendine zarar vermek için kollarını jiletle kesiyor”dedi.
Başkan Aksun, bu durumun mağdureye karşı işlenen suçun doğrudan sonucu olduğunu vurguladı. 
Aksun, “Doğanın kabul etmediği böylesi bir iğrençliğe maruz kalan bir küçüğün sağlıklı bir birey gibi manevi sağlığını devam ettirmesi mümkün değildir”dedi.
Başkan Aksun, sanığın tecavüz suçunun yanı sıra genç kızın manevi sağlığının katili olduğunu da söyledi.

Bir gerekçesi olamaz
Genç kızın şikayetini geri çektiğini, mahkemede babasından şikayetçi olmadığını söyleyen Aksun, ancak 13 doktor raporundan elde edilen bilgide mağdurun zeka seviyesinin "sınır zeka" düzeyinde olduğunu , olay ilk yaşandığında konuyu polise aktarmayı düşündüğünü, fakat başta annesinin ülkeden atılmasından ve sonra da ailesinin zarar görmesinden endişelenerek bundan vazgeçtiğini söyledi.
Aksun, şöyle devam etti:
“Kaldı ki hala reşit olmayan ve sınırda zeka düzeyindeki bir bireyin af beyanın da hukuken değerinin olmadığı kanaatine varır bu hususa herhangi bir değer vermeyiz. Bu suçta şikâyetçi olan küçüğün haklarını korumayı garanti altına alan ve sağlıklı birey ve aile yapısını anayasa ile güvence altına alan devlettir; ne ceza yargılaması hukuku nede kamu düzeni bu suçun takibinde insiyatifi küçüğe bırakmış değildir. Mahkememiz de bu bakış açısı ile bu suça karşı kamu yararını ön planda tutmaktadır. Suçun işleniş şekli itibari ile sanık lehine değerlendirebileceğimiz hiçbir hafifletici sebep olmadığı gibi sanığın bakmakla mükellef olduğu bir ailesinin varlığına da hiçbir hafifletici değer vermeyiz. Tam tersine böyle bir babanın ailesinin tüm bireylerinden uzak tutulması gerektiği kanaatinde olduğumuzun altını çizeriz.”
Aksun, tüm bu gerçekler çerçevesinde sanığa verilebilecek en uygun ve adil cezanın uzun süreli hürriyeti bağlayıcı ceza olduğu kanaatine vardıklarını belirtti ve 30 yıl hapse mahkum ettiklerini açıkladı. 

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.