Diyalog Gazetesi

İkinci ‘OHI’ye doğru

KIBRIS

2004’te Annan Planı’na son dakika ‘Hayır’ diyen AKEL, AB üyesi olmayan Türkiye’nin garantörlüğüne karşı olduklarını açıkladı

Uzun yıllar Kıbrıs sorununun AKEL ve CTP iktidarında çözümleneceğini söyleyen ve bu doğrultuda propaganda yapan eski Rum liderlerinden Dimitris Hristofyas’ın, 2004 yılında Annan Planı’na son dakika neden ‘Hayır’ dediği ortaya çıktı.
AKEL’in şimdiki lideri Andros Kiprianu, Kıbrıs sorununun çözümü konusundaki kırmızı çizgilerin Ulusal Konsey’de belirlendiğini söylerken, AB üyesi olmayan Türkiye’nin, Kıbrıs’a garantör olmasını kabul edemeyeceklerini belirtti Kiprianu, Alithia gazetesinde yayımlanan söyleşisinde şunları söyledi: 
“Ulusal Konsey bu konudaki sınırlarımızı belirledi ve muhataplarımıza bunları anlatıyor, izah ediyoruz. Müzakere zamanı geldiğinde bu sınırlarımız müzakere masasına konulmalı. Garantiler konusunda AKEL olarak pozisyonumuz nettir: AB üyesi bir ülkenin garantilere, AB üyesi olmayan bir ülkenin garantörlüğüne ihtiyacı yoktur. Birkaç yıldan beridir - önce Karamanlis’in ardından da Çipras’ın ağzından- bu tezi savunan Yunan hükümetini kutluyoruz.”

İki bölgeli federasyona uyulmadı

AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, yaptığı açıklamada federasyon konusundaki Rum çelişkisine de dikkat çekti. “Son 41 yıldır iki bölgeli iki toplumlu federasyonu başarmak için tutarlılıkla çalıştığımızı söyleyemem” diyen Kiprianu, bazı Rum yönetimi başkanlarının “iki bölgeli iki toplumlu federasyondan söz ederken aslında farklı istikametler hedeflediği dönemler olduğunu” vurguladı.
Rum tarafında kimilerinin, “sorunu iki bölgeli iki toplumlu federasyon zemininde çözmeyi 41 yıldır başaramadık, değiştirip farklı bir şey istemeliyiz” dediklerini hatırlatan Kiprianu “İki bölgeli iki toplumlu federasyona yaklaşımımızı değiştirirsek neyi seçeceğiz?” diye sordu, özetle şunlara işaret etti:
“Öncelikle, 41 yıldır iki bölgeli iki toplumlu federasyonu başarmak için tutarlılıkla çalıştığımıza katılmıyorum. Bir yandan iki bölgeli iki toplumlu federasyondan söz ederken aslında farklı istikametler hedefleyen başkanların olduğu dönemler oldu.
Bu zemini, ancak çok daha iyisini talep etmek için terk edebiliriz. Hangi dayanak, hangi perspektif, hangi başarı olanaklarıyla? Bu hedefi teslimiyetçi ve tavizci görüp daha iyisini başaracağımızı düşünenler, nasıl olacağını söylesin. Aksi istikamete; iki devlet çözümüne veya en azından gevşek bir konfederasyona doğru gideceksek biz AKEL olarak itiraz ediyoruz. Bir kurtulmayı ve yeniden birleşmeyi savunuyoruz.”

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.