Diyalog Gazetesi

İkisine de 11’er yıl

KIBRIS

TIR’ın dorsesinde ülkeye Bin 665 adet uyuşturucu hap sokan Hüseyin Salın ile suçla bağlantısı görülen Serkan Aygün hakkındaki dava 2 yıl sonra karara bağlandı

 Suna ERDEN

Kuzey Kıbrıs’a 2017 yılı Ocak ayında bin 665 adet uyuşturucu hap ithal edilmesi ile ilgili yargılanan Hüseyin Salın ile Serkan Aygün hakkındaki dava 2 yıl sonra karara bağlandı. Sanıklar Girne Ağır Ceza Mahkemesi’nde, “Uyuşturucu madde ithali ve tasarrufu” suçlarından yargılandı.
Girne Turizm Limanı’ndan TIR dorsesine bin 665 adet uyuşturucu hapın ülkeye sokulması ile ilgili üç sanıklı davada sanıklar Hüseyin Salın ile Serkan Aygün 11’er yıl hapse mahkûm edildi. Aynı davadan yargılanan Cengiz Alkaya ise 2018 yılı Ekim ayında 10 yıl hapse mahkûm edilmişti.
Aleyhine getirilen davaları kabul eden Alkaya, dün 11 yıl hapse mahkûm edilen sanıklardan 1 yıl daha az ceza almış oldu. 
Mahkeme, 2 yıldır tutuklu yargılanmayı bekleyen Hüseyin Salın ile Serkan Aygün ile ilgili kararda öncelikle olgulara değindi. 
Kararda 9 Ocak 2017 tarihinde Girne Turizm Limanı’ndan ülkeye giriş yapan Cengiz Alkaya’nın tasarrufunda NY 266 plakalı TIR’ın dorsesine gizlenmiş siyah renk poşetlerde, hediye paketleri içinde 1665 adet uyuşturucu hap ele geçirildiği belirtildi. 
Sanık Cengiz Alkaya’nın itirafı üzerine ülkeye birlikte giriş yapan ve üzerinde 124 adet uyuşturucu hapla Girne Turizm Limanı’ndan ülkeye giriş yaptığı tespit edilen Hüseyin Salın’nında aynı gün Girne’de tutuklandığı ifade edildi. 
Salın’ın ülkeye soktuğu 124 adet uyuşturucu hapın Girne’de Dr. Fazıl Küçük Caddesi üzerinde otlar içerisine gizlenmiş olarak bulunduğu açıklandı. 
İki sanığın tutuklandığı, Salın ve Alkaya’yı ülkeye uyuşturucu hap getirmek için teşvik ettiği öne sürülen Serkan Aygün’ünde gözaltına alındığı kaydedildi.

Başkan Hacı: Yalan beyan verdi
Sanıklar hakkında verilen kararı okuyan Başkan Hacı, sanık Salın ile Aygün’ün suçlamaları reddedip iddialar ortaya attıklarını söyledi. 
Hacı, sanıkların savunmalarına tek tek değinerek vardıkları kanaati açıkladı. 
Sanık Salın’ın bir akrabasının düğünü için Türkiye’ye gittiğini, Cengiz Alkaya’nın ülkeye uyuşturucu getirdiğinden haberi olmadığını, ülkeye soktuğu içerisinde 124 adet hap olan çantanın ise Alkaya’ya ait olduğunu öne sürdüğünü söyledi. 
Hacı, sanık Alkaya ile Salın’ın telefon görüşmelerinin incelendiğini ifade ederek, sanık Salın’ın bazı görüşmelerinde uyuşturucu madde ile bağlantısının görüldüğünü, içerisinde uyuşturucu olan çantanın Alkaya’ya ait olduğuna dair beyanının ise yalan olduğuna dair kanıtlar bulunduğunu söyledi. 
Hacı, sanık Salın’ın yeminli şahadet altında yalan söylediğini ifade etti.

Sanıkların iddialarına itibar edilmedi
Sanık Aygün’ün suçla bağlantısı olmadığına dair iddialarına da değinen Hacı, sanık Aygün’ün sanık Salın ve sanık Alkaya’nın Türkiye’ye gitmeleri için uçak bileti kestiğini, her iki sanığın toplam 700 TL harçlık verdiğini söyledi. 
Hacı, sanık Aygün’ün 9 Ocak’ta ülkeye giriş yapan sanık Salın’ı limandan aldığını, birlikte çay içmeye gittiklerini ifade etti. 
Sanık Aygün’ün yakalanmadan önce telefonunu attığını ifade eden Hacı, Aygün’ün telefonunun kırıldığı için attığına dair ifadesine itibar etmediklerini, sanık Alkaya’nın limanda yakalandığını sanık Salın’dan duyduktan sonra telefonunu attığına kanaat getirdiklerini söyledi.
Hacı, sanık Salın’ı ülkeye bin 645 adet uyuşturucu hap ithal ve tasarrufu suçundan suçlu bulup mahkûm ettiklerini açıkladı.
Hacı, sanık Aygün’ün ise suçun işlenmesine olanak sağladığına, yol gösterdiğine ve bilerek, isteyerek suça iştirak ettiğine kanaat getirdiklerini ve mahkûm ettiklerini söyledi.
Başkan Hacı, sanıklara ceza takdir ederken suçun işleniş şekli, kişisel durumlarının dikkate alındığını, “Uyuşturucu ithal ve tasarruf” suçlarının oldukça ciddi ve toplumu endişeye sürükleyen suçlar olduğunu kaydetti. Hacı, bu tür suçların yaygınlaşarak, gün geçtikçe artmakta olup kamu vicdanını rahatsız edici boyuta geldiğini vurguladı. Hacı, uyuşturucu suçlarının yaygın, kamu sağlığını tehdit eden ve toplumda tedirginlik yaratan suçlardan olduğuna dikkat çekerek, ceza öngörürken kamu menfaati ve caydırıcılığının da ön planda tutulduğunun altını çizdi. Hacı, ülkeye sokulan uyuşturucu hap miktarının azımsanmayacak miktarda olduğunu da ifade ederek, her iki sanığı 11 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.