Ömer KADİROĞLU
Meclis önünde hayat pahalılığı ödeneğinin durdurulmasına karşı düzenlenen eylemler sonrası vatandaşlar, artan gerilimin toplumsal ayrışmaya yol açmaması için siyasilere uzlaşı ve diyalog çağrısında bulundu. Eylemlerde hak arayışının meşru olduğunu ifade eden vatandaşlar, şiddet olaylarının kabul edilemez olduğunu vurgularken, hükümetin aldığı kararın gerekçelerini şeffaf şekilde açıklaması ve ekonomik sorunlara kalıcı çözümler üretmesi gerektiğini dile getirdi.
Ne dediler…?
Erdaş Yiğitel
“Meclis önündeki eylemleri takip ettim. Gidişat çok kötü. Orada yapılanların doğru tarafları da var yanlış tarafları da. Hak aranmasını destekliyoruz bu eylemin haklı tarafıdır ancak polislere taş atılması yanlış oldu.”
Orhan Çarka
“Meclis önündeki eylemleri oraya giderek canlı izledim. Hükümet bu kararında haksızdır. Bu kadar sene hayat pahalılığı ödemeleri düzenli olarak verilirken ne oldu da durdurma kararı aldılar? Hükümetin hayat pahalılığını durdurmasının nedeni bir sıkıntılarının olmasından kaynaklıdır ancak bunu çıkıp açıkça söylemeleri ve şeffaf olmaları gerekiyor. Beklentimiz halkı düze çıkaracak çalışmalar yapmalarıdır. Mademki her gün fiyatlar atmaya devam ediyor hayat pahalılığını niye durduracaklar? Gelip piyasada denetim yaparlarsa ve piyasayı ucuzlatırlar o zaman bir şikayetimiz olmayacaktır.”
Yusuf Öğretmenoğlu
“Meclis önünde yapılan eylemler çok yanlıştır. Bir siyasi görüş için ne okulları bıraktık ne iş yerlerini. Çok ayıp ve yanlış bir durumdur. Dünya bugün çok büyük sıkıntılar içerisindeyken hayat pahalılığının durdurulması kararını protesto ederken bunlar mı yaşanmalıydı? Bu olayların yaşanacağı derecede sıkıntı içerisinde miyiz? Hiçbir hareketi yakıştıramadım.”
Görgün Bayraktaroğlu
“Meclis önündeki eylemi izledim. Eylemi haklı buluyorum ancak şiddetini fazla buldum. Medeni olarak böyle şeyler yaşanmaması lazım. Savunulan konuda haklıyız ancak bu olayların yaşanmaması gerekiyordu. Hükümetin hayat pahalılığını durdurmasının nedeni muhtemelen para olmamasından kaynaklıdır.”
Konce Çakmaktaş
“Meclis önünde yaşanan eylemi izledim. Çok fazla bakmadım çünkü zaten psikolojimiz iyi değil. Orada yapılan eylemi destekliyorum. Hükümetin hayat pahalılığı ödeneğini durdurma kararındaki ısrarının nereden kaynaklandığını bilmiyoruz ancak çıkıp bunu topluma şeffaf bir şekilde anlatmaları lazım. Şeffaf olurlarsa bizler de ona göre elimizi vicdanımıza koyar yolumuza bakarız.”
Şener Üçüz
“Meclis önünde yapılan eylemi gördüm ve çok üzüldüm. Bu ülkede düzen tamamıyla bozuldu ve bunu düzeltmek için bir şeylerin değişmesi lazım. Artık harekete geçmemiz lazım ki bunda çok geç bile kaldık. Hükümetin hayat pahalılığı ödeneğini durdurma kararındaki ısrarı muhtemelen yatırımdır. Başbakan Ünal Üstel yapılmamış şeyleri son zamanlarda “yaptım” diye açıklıyor. Bu kadar insanı Meclis önünde görünce içim acıdı. Yani yönetenler bu yeni Meclis’in kapılarını da vurup kırmamızı mı istiyorlar? Oradaki polis bizim polisimiz, oradaki halk bizim halkımız ve bizi bir birimize düşürdüler.”
Önder Bozalan
“Meclis önündeki eylemleri izledim. Baştakiler hakkımızı yiyor ancak ne hal ise yine bu insanlar seçiliyor. Meclis önünde yapılan eylemi destekliyorum. Böyle bir hükümet mademki başımızdadır hiçbir beklentimiz kalmamıştır.”
Elif Demir
“Meclis önünde yaşanan eylemleri izledim. Hak arayışına destek veriyorum. Asgari ücret zaten düşük ve her şey pahalı ve bu noktada 9 ay süre ile hayat pahalılığını durdurması kabul edilir değildir. Orada eylemin şiddeti biraz arttı ve bu istemediğimiz bir şeydi. Hükümetin hayat pahalılığı ödeneğini durdurmasındaki amaç bütçede para kalmamasından kaynaklanıyor. Bunu yapana kadar piyasayı denetleyip ucuzlatsalar bu olaylar buralara gelmezdi.”
Salih Küçük
“Meclis önündeki eylemleri izledim ancak böyle bir şey olmaması gerekiyordu. Sendikalar şapkalarını önlerine koyup düşünmeleri lazım. Oradaki insanlar da polisler de bizim insanımız, bizim polisimizdir. Bu yaşananları tasvip etmiyoruz. Her tarafımız ateş çemberi diye bunu yaptıklarını düşünüyorum. Hükmet kendi harcamalarından tasarruf etmiyor.”