Diyalog Gazetesi

KKTC’de bir ilk

KIBRIS

Şizofren teşhisi konulan ve ceza-i ehliyeti olmadığı belirtilen cinayet zanlısının akıbetine mahkeme karar verecek

Suna ERDEN

Alayköy’de uyuduğu sırada eşi Cumali İsmail Taşdemir’i 30 kez bıçaklayarak öldürmekle suçlanan E.T.’ye, Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde yapılan psikiyatrik değerlendirmeler sonucunda şizofreni tanısı konulması ve cezai ehliyetinin bulunmadığının belirlenmesi KKTC hukuk tarihinde bir ilk olarak mahkeme kayıtlarına geçecek. Soruşturma kapsamında 40 gündür polis gözetiminde tutulan zanlı bugün hukuk mahkemesi huzuruna çıkarılacak.

Duruşmada, zanlıya tanı koyan doktorların dinlenmesi beklenirken, bundan sonraki hukuki sürecin, Akıl Hastaları Yasası hükümleri kapsamında yürütüleceği belirtildi.

Yasa ne diyor

KKTC Akıl Hastaları Yasası’nda “suçlu akıl hastası”, yargılanmakta olduğu Kaza veya Ağır Ceza Mahkemesi’nin direktifiyle yapılan soruşturma sonucunda akıl hastası olduğu saptanan veya ilgili ceza mevzuatı kapsamında akıl hastalığı gerekçesiyle beraat eden kişiyi kapsıyor.

Yasanın 3 ve 4. maddeleri uyarınca mahkeme, kişinin akıl durumuyla ilgili soruşturma yapabiliyor ve bu kapsamda doktor görevlendirilebiliyor. Doktorun, kişinin akıl hastalığından muzdarip olup olmadığını ve alıkonulmasının gerekli bulunup bulunmadığını değerlendirmesi gerekiyor.

Ceza yerine gözetim ve tedavi süreci

Yasanın 17. maddesi, “suçlu akıl hastası” olarak kabul edilen kişilerin nerede ve hangi koşullarda tutulacağını düzenliyor.

Buna göre, ceza yargılaması sonucunda akıl hastalığı nedeniyle cezai sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilen ve yasa kapsamında “suçlu akıl hastası” durumuna gelen kişi, akıl hastanesinde veya suçlu akıl hastalarının tutulduğu ceza akıl hastanesinde alıkonulabiliyor.

Sabit süre bulunmuyor

Fasıl 252’nin 18. maddesinde ise suçlu akıl hastasının ilerleyen süreçte tahliye edilmesi veya belirli şartlarla serbest bırakılmasına ilişkin hükümler yer alıyor.

Yasada, kişinin hastaneye gönderilmesinin ardından belirli bir süre sonunda otomatik olarak serbest bırakılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmuyor.

Kişinin durumuna göre tamamen serbest bırakılması veya belirli şartlarla hastane dışında bulunmasına izin verilmesi mümkün olabiliyor. Şartlı olarak serbest bırakılması halinde ise kişinin uyması gereken kurallar bulunabiliyor. Bu nedenle hastaneden çıkması, hukuki sürecin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor.

Şartlara uyulmaması halinde yeniden alıkonulabilir

Yasanın 19. maddesi, şartlı olarak serbest bırakılan suçlu akıl hastalarının durumunu düzenliyor. Kişinin kendisine getirilen şartlara uymaması veya yeniden hastanede tutulmasını gerektiren bir durum ortaya çıkması halinde yeniden alıkonulması mümkün oluyor.

Bu kapsamda şartlı tahliye, kişinin bir daha hastaneye gönderilmeyeceği anlamına gelmiyor. Serbest bırakılmasının ardından kişinin durumunun yeniden değerlendirilmesi ve gerekli görülmesi halinde yeniden gözetim altına alınması söz konusu olabiliyor.

Hastane dışında bulunma imkanı

Yasanın 20. maddesinde ise suçlu akıl hastasının tamamen serbest bırakılması ile hastanede sürekli tutulması arasında bir ara mekanizma öngörülüyor.

Kişinin durumuna göre hastane dışında bulunmasına izin verilebiliyor ancak bu izin belirli şartlara bağlanabiliyor. Böylece kişinin tedavi ve gözetim sürecinin devam etmesi mümkün oluyor.

Mahkemenin kararı bekleniyor

E.T. açısından bundan sonraki süreçte mahkemenin, Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde yapılan değerlendirmeleri ve doktorların vereceği şahadeti dikkate alarak Fasıl 252 kapsamında karar vermesi bekleniyor.

Mahkemenin vereceği karar doğrultusunda E.T.’nin akıl hastanesinde alıkonulması gündeme gelebilecek.

Ne olmuştu

Zanlı, 22 Ağustos 2026 tarihinde Alayköy’deki ikametgahının yatak odasında kendisine ait malları alacağı gerekçesiyle 25 santimetrelik bıçakla uyumakta olan eşi Cumali İsmail Taşdemir’in boyun, bel ve sırt bölgelerine 30 kez sokmak suretiyle taammüden öldürmüştü.

Tutuklanan zanlı, 6 kez mahkemeye çıkarılarak, 40 gün ek tutuklama emri alınmıştı. Zanlı tutukluluk süresinin 22 gününü Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde geçirirken, yapılan değerlendirmeler sonucu şizofren tanısı konularak, ceza-i ehliyetinin bulunmadığı rapor edilmişti.

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.