Diyalog Gazetesi

Mart’ta soğuk duş

KIBRIS

Kamu çalışanlarının maaşlarından yapılan kesinti, memurlar kadar, sokaktaki vatandaşın da tepkisini çekti

Hakan YILDIRIM
Başbakan Ömer Kalyoncu önceki gün, Ekonomik Protokol ile ilgili müzakerelerin devam etmesi nedeniyle kamu görevlilerinin bir kısmının mart ayı maaşlarının kesintili ödeneceğini açıklaması başta memurlar olmak üzere sokaktaki vatandaşlarda da soğuk duş etkisi yaptı.
Başbakan Ömer Kalyoncu’nun açıklamasından sonra birçok vatandaş, 2016 yılının, kamuda “maaş krizi yılı” olacağı yönünde değerlendirmede bulundu.
İlk olarak 13. Maaşların geç ödenmesi ile başlayan kriz, kamudan yüksek maaş çeken emeklilerin maaşlarının vergilendirmesi ile devam etti. Şimdi de 4.000 TL üzeri maaş alan kamu görevlilerinin Mart ayı maaşlarının kesintiye uğrayacağı açıklandı. Yapılan açıklamada, ilk olarak 4.000 TL üzeri maaş alanların maaşından yüzde 40 kesinti yapılıyor. Yapılan kesintinin birkaç gün sonra ödenmesi planlanıyor. Bu durum kamu çalışanlarının yanı sıra vatandaşların da tepkisine neden oldu. 
Sokaktaki vatandaş, 4.010 TL maaş alan birinin, yapılacak kesinti nedeni ile 3.990 TL maaş alan kişiden şanssız olduğu görüşünde. 4010 TL maaş alan bir kamu çalışanının maaşından % 40 kesinti yapılınca, ele geçecek para ortalama 2.400 TL olacak. Bu durum, hem kamu çalışanları hem de vatandaşlar arasında tepki ile karşılandı. Bu konuda vatandaşların görüşleri şöyle:

Vatandaş ne dedi?

Zübeyir Ağaoğlu: Eğer bir ülkede Maliye Bakanı ödeyebileceği maaşları, yapabileceği harcamaları vergilerle, diğer gelirlerle karşılayamazsa, doğal olarak gereksiz kamu harcamalarını düşürmek zorundadır. Ne yapıyor bizim hükümet? Durduk yerde büyük vergi vermesi gerekenlere af çıkarıyor, bu boşluğu da Türkiye’den para dilenerek yapıyor. Türkiye ekonomik protokol getiriyor, “özelleştirme yapacaksınız” diyor, bizim hükümet buna uyamıyor, uyması için halktan gelecek tepkilerden korkuyor. Başka çaresi yok. Emeklilerin maaşlarını kırpmaya çalıştılar. Şimdi de memurların maaşlarını geciktirme kararı aldılar.

Adnan Işıman: Burada bir felsefe var, ağırlıklı olarak bilhassa sendikaların benimsediği bir felsefe bu. Hem hayvanı tok, hem ekmeği bütün istiyorlar. Maaşları istiyorlar, kesinti halinde de kazan kaldırıyorlar. Bir baba düşünün, sürekli olarak evladına harçlık verir, bunun yanında baba bazı önerilerde bulunur. Hem harçlık alacaksın, hem de önerileri dikkate almayacaksın, bunda bir çelişki var. Eğer yanlışlar varsa karşılıklı olarak düzeltilmeli. Hiç mi baba hata yapmaz, yapar ama bunun bir yolu var. Şimdi kaos yaşanıyor. Maaşların ödenmemesi konusu aylar öncesi kendini gösterdi. Önlem almaları gerekiyordu. Ya bıçağa yumruğu vuracaksın ya da vurmayacaksın. Vururmuş gibi yapmayacaksın. Su meselesi çıktı, gelsin mi gelmesin mi? Şimdi su meselesi tatlıya bağlandı şimdi de mali protokol çıktı. İmzalanmaması halinde böyle olacağı belliydi. Hükümetin CTP kanadını suçluyorum.”

Sonal Özgürgün: Bu çok yanlış bir olay. Başbakan’ın gidip protokolü imzalamamasından dolayı oldu. Gidip protokolü imzalaması gerekiyor. Neden, eğer biz AB’ye girmek istersek, Türkiye bize AB’ye gireceğimiz yasaları uygulamamız için “protokol imzala” diyor, Başbakan da dikleniyor, gidip imzalamıyor. Çünkü sendikaların güdümünde bir başbakan. Gidip imzalaması gerekir. Türkiye bu yardımı hep yaptı, yapacak da. Sendikalar dürtüyor, AB dürtüyor. Ondan böyle oluyor.

Mahmut Topcu: Ben emekli bir okul müdürüyüm. Emekli maaşları çıktı ben tam aldım. Ama gönül arzu ederdi ki hükümet bu kararı alırken herkese eşit davransın ve herkesten bir miktar kessin. Yıllar önce biz mücahitlik yaparken, Türkiye’den gelen parayla maaşlarımızı alıyorduk. Bakan mevkiinde olanlar, mecliste milletvekili olanlar dahil hepimiz ayda 30’ar Kıbrıs lirası alıyorduk… Yani, bir eşitlik vardı. “4 bin TL’nin üzerinde maaş alanın maaşı iki taksitte ödenecek” diyorlar. Farz edin ki bir memur 4 bin 10 TL alıyor, bu maaşın %40’ını kesecekler 2500 TL verecekler… 3.900 TL alan bir vatandaşımız ise maaşın tümünü alacak. Yani, 4 binin üstünde alandan fazla maaş alacak, bu adil bir durum değildir. Memlekette maalesef adalet yıpranmaya başlamıştır. Ben, hükümetin icraatlarından bunu görüyorum. Lütfen, milletvekillerimiz, bakanlarımız bunun üstünde biraz dursunlar. Vatandaşlarımıza adil ve eşit davranmayı amaç edinsinler.” 

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.