Diyalog Gazetesi

Masaya geri dön

KIBRIS

Cumhurbaşkanı Eroğlu tarafından bilgilendirilen siyasi parti temsilcilerinden Rum Lider Anastasiadis’e ortak çağrı:

Siyasi parti temsilcileri Meclis Genel Kurulu’nun Kıbrıs konusundaki olağanüstü birleşiminin ardından değerlendirmeler yaptı. 
Demokrat Parti Ulusal Güçler Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı, Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanı Serdar Denktaş, UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürün ile Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Biray Hamzaoğulları konu hakkında BRT’ye açıklamalarda bulundu.
DP-UG Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun hem başlangıçtan bugüne kadar olan gelişmelerle ilgili, hem de son görüşmelerle ilgili bilgi aktardığını ifade etti.
Denktaş, “Rum tarafının masadan kalkması, yıllardan beridir ‘aman masadan kalkan taraf olmayalım’ tezimizi bir anlamda çürüttü. Tahrik eden Rum tarafı olmasına rağmen bahane bularak Nikos Anastasiadis masadan kalktı. Ama hiç kimse de bu kalkış nedeniyle Anastasiadis’e baskı yapmadı. Tam aksine geri oturtmak için bizden bir taviz beklentisi var, uluslararası camia da bunu yapıyor” dedi.
Denktaş, “Taleplere baktığımızda zaten masada 40 yıldır nasıl oturduğumuzu bir kere daha düşünmemiz lazım. Anastasiadis’e verilecek bir tek cevabımız vardır. O da ‘masadan kalkan sensin masaya dön ve ilelebet bekleyebilecek durumda değiliz” şeklinde konuştu. 

Özgürgün: Rum tarafı can sıkmaya başladı
UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün de, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun çok detaylı ve kapsamlı bilgi verdiğini anlattı.
Özgürgün, gelinen aşamanın gerçekten önemli olduğunu ifade ederek, Anastasiadis’in görüşmeden çekildikten sonra söylemler yaptığını ancak yakın zamanda masaya döneceği inancını dile getirdi.
Rum tarafı son zamanlardaki tutumlarının Türk tarafının iyi değerlendirmesi gerektiğini ifade eden Özgürgün, “Türk tarafı her şeyi kabul etmiş, teslim olmuş, Rum tarafı her istediğinde, her istediğini yapacak noktasında oldu, bu can sıkmaya başladı” dedi. Rum tarafının görüşme masasında istekli olmadığının ortada olduğunu da ifade eden Özgürgün, Rumların müzakereleri zorla götürdüklerinin görüldüğünü söyledi.
Özgürgün “Türk tarafının sanki mahkummuş, mecburmuş noktasında olmaması lazım. Biri kaçacak diğeri kovalayacak şekilde değil, iki eşit tarafın masada bir amaç doğrultusunda müzakere etmesi midir amaç? O yüzden bugüne kadar verilen tavizlerle neredeyse 1974’e döneceğiz. Yüzde 3 toprağa sahip Türkler durumuna doğru gidiyoruz. Güneyin bir şekilde ‘Türkler mecburdur’ düşüncesiyle bugün bunlar yaşanıyor” şeklinde konuştu. 


Hamzaoğulları: Kıbrıslı Türkler çözüm istiyor
CTP Milletvekili Biray Hamzaoğulları da, 40 yıldır görüşmelerin devam ettiğini belirterek Kıbrıslı Türklerin çözüm istediğini söyledi.
Hamzaoğulları, Kıbrıs Türk halkının geleceği için bir anlaşmanın şart olduğunu, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun Rumları masaya oturtmak için davetkar hatta zorlayıcı olacak şekilde uğraşması gerektiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı’nın önümüzdeki seçim sürecini kendi lehine çevirmek için Rumların oyunuyla kendine siyasi ortam yaratmak arzusunda olduğunu savunan Hamzaoğulları, Kıbrıs Türk halkının ancak bir anlaşmayla rahat edebileceğini ifade etti.

Çakıcı: Süreç iki yanlış yüzünden çöktü
TDP Milletvekili Mehmet Çakıcı ise, görüşme sürecinin iki yanlış yüzünden çöktüğünü söyledi.
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun da yanlış strateji uyguladığını ve sürecin çökmesinde payı olduğunu öne süren Çakıcı, müzakere sürecinin başında Rum tarafından anlaşılmış belgeleri teyit etmesinin istenmesi gerektiğini ama bunun yapılmadığını belirtti.
Çakıcı, geçmişte üzerinde anlaşılan belgeler yanında petrol ve doğal gaz aramaları konusu da sürece eklenince sürecin çöktüğünü, yeni sürecin, uzlaşı belgelerinin kabulünün karşılıklı teyidiyle başlayabileceğini ifade etti.
Tüm bu görüşlerini Cumhurbaşkanı Eroğlu’na da ilettiklerini kaydeden Mehmet Çakıcı, Türkiye’nin bölgeye savaş gemisi göndermesinin de sürecin tıkanmasındaki ikinci etken olduğunu savundu. Çakıcı, Kıbrıslı Rumların, adadaki doğal kaynaklarda Kıbrıslı Türklerin 1960 anlaşmasından kaynaklanan haklarını görmezden gelmesi kadar Türkiye’nin savaş gemisi göndermesinin de yanlış olduğunu belirtti ve “Buradaki iki yanlış görüşme sürecinin çökmesine neden oldu” dedi.

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.