Diyalog Gazetesi

Son teknoloji kullanılıyor

KIBRIS

Girne açıklarında 554 metrede zorlu arama çalışmaları sürüyor

Girne açıklarında 554 metre derinlikte batan “Filo Jet” yolcu gemisindeki kayıp kişilere ulaşmak için yürütülen arama kurtarma çalışmaları, denizcilik tarihinin en zorlu operasyonlarından biri olarak sürdürülüyor.

Türk Deniz Kuvvetleri ekipleri, gelişmiş sonar sistemleri, dinamik konumlandırma teknolojisi ve yüzlerce metre derinlikte görev yapabilen uzaktan kumandalı su altı araçlarıyla deniz tabanındaki enkaza ulaşıyor.

Derin denizin yüksek basıncı, akıntılar ve yüzeydeki en küçük hareketlerin dahi operasyonu etkileyebilmesi, ekiplerin çalışmalarını milimetrik hesaplamalarla yürütmesini gerektiriyor.

800 personel görev yapıyor

Güney Deniz Saha Komutanı Tümamiral Baybars Küçükatay, çalışmalara Deniz Kuvvetlerinden yaklaşık 800 personelin gemilerde ve deniz hava vasıtalarında katıldığını belirtti. Küçükatay, “Operasyonun ana unsurları olan TCG Alemdar ve TCG Işın'ın yanı sıra toplam 9 gemi ve 11 hava aracı bölgede görev yapıyor. Arama faaliyetleri deniz dibi, su altı, su üstü ve kıyı şeridinde 7/24 esasına göre yürütülüyor” dedi.

Küçükatay, enkazın 554 metre derinlikte bulunduğunu ve TCG Alemdar'ın 3 bin metreye kadar operasyon gerçekleştirebilecek imkan ve kabiliyete sahip olduğunu ifade etti.

Derinlikte aramanın yükünü robotlar üstleniyor

554 metre derinlik, insanlı dalışın teknik açıdan son derece karmaşık hale geldiği bir seviye. Derinlik arttıkça su basıncı ve dalışın oluşturduğu riskler nedeniyle uzaktan kumandalı su altı araçları, yani ROV'lar, operasyonun temel unsurlarından biri haline geliyor.

Bu araçlar yüzeydeki gemiden yüzlerce metre uzunluğundaki kablolarla kontrol ediliyor. Kamera, ışık, sensör ve manipülatörlerle donatılan ROV'lar enkazı görüntüleyebiliyor, kayıp kişileri veya diğer hedefleri tespit edebiliyor ve uygun ekipmanlarla bunları kavrayarak çıkarma işlemine yardımcı olabiliyor.

TCG Işın'da kullanılan ROV'un 1000 metre derinliğe kadar inebildiği, 135 kilograma kadar yükü denizden çıkarabildiği ve termal kameralarla donatıldığı belirtildi.

Enkaz önce taranıyor, ardından hedef belirleniyor

Derin deniz arama çalışmalarında yalnızca enkazın bulunması yeterli olmuyor. Enkazın konumu, duruşu, çevresindeki parçalar ve giriş yapılabilecek noktaların hassas biçimde belirlenmesi gerekiyor.

Bu kapsamda yandan taramalı sonar (YTS) ve Çok Bimli İskandil Sistemi (ÇBİS) gibi sistemlerden yararlanılıyor. TCG Işın'da YTS ile 1000 metre derinliğe kadar deniz altındaki nesnelerin konumu tespit edilirken, 3 bin metre çalışma derinliğine sahip ÇBİS ile deniz tabanının ayrıntılı haritası çıkarılabiliyor.

Geminin konumu da operasyonun parçası

ROV'un güvenli biçimde çalışabilmesi için yalnızca su altındaki aracın kontrol edilmesi yeterli değil. Yüzeydeki kurtarma gemisinin konumunu mümkün olduğunca sabit tutması gerekiyor.

Bu noktada TCG Alemdar ve TCG Işın'da bulunan Dinamik Konumlandırma Sistemi devreye giriyor. Sistem, rüzgar, dalga ve akıntının etkisine rağmen geminin belirlenen konumu korumasına yardımcı oluyor.

Çünkü yüzeydeki birkaç metrelik hareket dahi yüzlerce metre aşağıdaki ROV'un konumunu etkileyebiliyor. ROV'u gemiye bağlayan kablo da akıntıdan etkilenerek sürüklenebiliyor, gerilebiliyor veya enkazdaki metal parçalar ve diğer engellere takılabiliyor.

Bu nedenle geminin yönü, kablonun gerilimi, ROV'un hareketi ve deniz koşulları aynı anda kontrol ediliyor.

Hedefin yüzeye çıkarılması ayrı bir operasyon

Kayıp kişi veya başka bir hedef ROV tarafından tespit edildiğinde operasyonun ikinci ve daha hassas aşaması başlıyor: çıkarma.

554 metre derinlikten bir hedefi yüzeye çıkarmak için yalnızca güçlü bir vinç yeterli olmuyor. Yüzlerce metre uzunluğundaki kaldırma hattının ağırlığı, suyun hat üzerindeki sürükleme kuvveti, hedefin deniz tabanındaki durumu ve yüzey gemisinin hareketleri birlikte hesaplanıyor.

Kayıplara ulaşmak için tüm imkanlar kullanılıyor

Su Altı Harekat Komutanı Tümamiral Eren Günay, arama kurtarma faaliyetlerinin Güney Deniz Saha Komutanlığı harekat kontrolünde sürdürüldüğünü ve çalışmalara arama kurtarma gemileri, birinci sınıf dalgıçlar, SAT ve SAS komandoları ile personelin katıldığını belirtti.

Günay, Türk Deniz Kuvvetlerinin sahip olduğu teknoloji ve yetişmiş uzman personelle bu derinliklerde arama faaliyeti gerçekleştirebilen dünyadaki 9 ülkeden biri olduğunu söyledi.

"Devletimizin tüm imkan ve kabiliyetleri kullanılarak, vatandaşlarımıza gece ve gündüz arama faaliyeti icra ederek ulaşmaya çalışıyoruz." diyen Günay, hayatını kaybeden vatandaşlar için başsağlığı dileklerini iletti.

****

Gemi kazasında can kaybının 12’ye yükseldiği açıklandı

16 kayıp aranıyor

Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından sürdürülen arama çalışmalarında iki kişinin daha naaşına ulaşıldı.

Kazada hayatını kaybedenlerin sayısı 12’ye yükselirken, kayıp 16 kişiyi arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Son 2 günde bulunan 3 kişinin isimlerinin Nazmiye Polat, Elmas Demir ve Şerife Özdemir olduğu belirtildi. 

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.