Suna ERDEN
Gönyeli’de komşusu 42 yaşındaki Erdoğan Öztürk’e 7 el ateş ederek, bacaklarından yaralayan 27 yaşındaki müteahhit Tayyar Alpdağ hakkındaki davada karar açıklandı. Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı 2 yıl hapse mahkum etti. Mahkeme, ceza belirlenirken Öztürk’ün sanığa yönelik tehdit ve rahatsızlıklarının yanı sıra olay günü sanığın üzerine yürümesini ve sanığın korku ve tahrik altında hareket etmesini lehine değerlendirdi.
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 28 Mart 2026 tarihinde saat 21.30 sıralarında Gönyeli’de Ecevit Sokak üzerinde meydana gelen olayda, sanık Tayyar Alpdağ’ın aralarında önceden husumet bulunan komşusu Erdoğan Öztürk’e, kendisini ve ailesini tehdit ettiği gerekçesiyle adına kayıtlı ruhsatlı Canik marka 9 milimetrelik tabancayla 7 el ateş ettiğini söyledi.
Yargıç, sanığın önce yere, ardından Öztürk’ün ayaklarına doğru ateş ettiğini, Öztürk’ü sağ bacağından iki, sol bacağından ise bir kez vurmak suretiyle ağır şekilde yaraladığını ve sol bacağının kırılmasına neden olarak vahim zarara uğrattığını belirtti.
Öztürk’ün bir süre hastanede tedavi gördüğünü ifade eden yargıç, olay sonrasında sanığın ambulans ve polisi kendisinin arayarak durumu bildirdiğini kaydetti.
“Öztürk tahrik edici fiillerde bulundu”
Yargıç, olayla ilgili aktarılan olgular değerlendirildiğinde, Erdoğan Öztürk’ün sanığı tahrik edici fiillerde bulunduğunun görüldüğünü söyledi.
Öztürk’ün alkol bağımlısı olduğunu ve aleyhinde polise 19 şikayette bulunulduğunu belirten yargıç, Öztürk’ün birçok kez Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gördüğünü ve hastanede yattığını kaydetti.
Yargıç, komşulardan alınan ifadelerde, Öztürk’ün sürekli çevresindekilere laf attığı, onları da tahrik ettiği, sanığın ailesini rahatsız ettiği ve çevresine sürekli rahatsızlık verdiğinin aktarıldığını söyledi.
Kendi ailesi de şikayetçi olmuş
Ağır ceza yargıcı, Öztürk’ün babasının da Öztürk’ün askerden döndükten sonra kötü arkadaşlar edindiğini, yaklaşık 10 yıldır alkol kullandığını, kendisine ve ailesine rahatsızlık verdiğini ve bu konularla ilgili birçok kez polise şikayette bulunduğunu anlattığını açıkladı.
Yargıç, annesinin ise oğlunun alkol bağımlısı olduğunu, birçok kez alkol tedavisi gördüğünü ve Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde uzun süre yattığını ancak tedavilerden sonuç alınamadığını söylediğini kaydetti.
Öztürk’ün sanığa yönelik şiddet tehdidi, sarhoşluk, rahatsızlık, ithaleyi lisan ve uygunsuz tavır ile hakaret suçlarıyla ilgili olarak da ceza davası bulunduğunu belirten Yargıç, Öztürk’ün bu davaların neticesinde toplam 12 ay hapis cezasına çarptırıldığının iddia makamı tarafından aktarıldığını söyledi.
Yargıç, suçun işleniş şekli ve koşullarının ciddi şekilde sanık lehine dikkate alındığını, ancak ağır yaralama suçunun tabanca kullanılarak işlenmesinin ağırlaştırıcı bir unsur olduğunu vurguladı.
Silahın ruhsatlı olduğunu da belirten yargıç, sanığa hapislik dışında başka bir ceza verilmesinin mümkün olmadığı kanaatine vardıklarını söyledi.
Ağır ceza yargıcı, aksi durumda verilecek cezanın kamu menfaatine aykırı olacağını ve işlenen suçun vahametiyle örtüşmeyeceğini belirtti.
Suçu korku ve tahrik altında işledi
Yargıç, hapislik süresini belirlerken sanığın suçu korku ve tahrik altında işlemesini, müştekinin olayın oluşmasına zemin hazırlayan uzun yıllara dayalı geçmişini, geçmiş olaylardaki kusur, rahatsızlık ve tehditlerini dikkate aldıklarını belirtti.
Yargıç, ayrıca, olay günü Öztürk’ün sanığın üzerine doğru yürüyerek onu taciz etmesi ve korkutması ile müştekide kalıcı bir hasar oluşmamasının da değerlendirildiğini söyledi.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde suçun vahametinin oldukça hafiflediği kanaatine vardıklarını ifade eden yargıç, sanığın genç ve sabıkasız olduğunu, davasını kabul ederek adaletin erken tecellisine katkı koyduğunu belirterek, 2 yıl hapse mahkum ettiklerini açıkladı.