İran savaşını bahane ederek, Yunanistan’ın yanı sıra çok sayıda ülke donanmasını adaya getiren Rum Yönetimi’ne Türkiye’den tarihi bir uyarı geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz "Orta Doğu ve Doğu Akdeniz havzasında çatışmaların arttığı bir süreçte Rum yönetiminin Kıbrıs’taki askeri üslerde üçüncü ülkelere kullanım ayrıcalıkları tanıması Ada'da yaşayan herkesi risk altına sokmuştur” dedi.
Yılmaz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Ada'nın tamamının sahibi gibi hareket ettiğini ve boyunu aşan kararlar alarak, Ada'da yaşayan insanların refahını ve huzurunu da zayıflatmakta olduğunu söyledi. Güvenlik riskinin arttığına dikkat çeken Yılmaz, bu tablo karşısında Türkiye'nin garantörlük sorumluluğu ve tarihi yükümlülüğünün daha belirgin hale geldiğini kaydetti.
50 yıldır adada barış var
Günübirlik temaslarda bulunmak üzere ülkeye gelen Yılmaz, Ercan Havalimanı’nda Başbakan Ünal Üstel ile birlikte ortak basın toplantısı düzenledi.
Orta Doğu ve Doğu Akdeniz havzasında çatışmaların arttığı bu süreçte, Rum Yönetimi’nin Ada’daki askeri üslerde üçüncü ülkelere kullanım ayrıcalıkları tanımasının Ada’da yaşayan herkesi risk altına soktuğunu vurgulayan Cevdet Yılmaz, şöyle konuştu:
“Ada’nın Orta Doğu’ya yönelik operasyonlar için kullanılıyor olması tüm bölge ülkeleri için risk teşkil etmektedir. Bunu içinde bulunduğumuz hafta yaşanan gelişmeler çok net olarak ortaya koymuştur. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Ada’nın tamamının sahibi gibi hareket etmesi, Kıbrıs Türk halkının iradesini ve egemen eşitliğini yok sayarak aldığı, boyunu aşan kararları, büyük güç rekabetleri içinde kendine rol bulma yaklaşımı, özellikle son dönemdeki askeri angajmanları ve üs politikaları Ada’ya yönelik güvenlik risklerini artırmaktadır.
GKRY, Gazze’deki soykırımda da benzer tavırlar sergilemiş, İsrail’in desteğiyle aşırı bir silahlanma çabası içine girmiştir. Bu tablo karşısında Türkiye’nin garantörlük sorumluluğu ve tarihi yükümlülüğü daha belirgin hâle gelmektedir.
Garantör ve Anavatan olarak Ada’daki askeri varlığımız yarım asrı aşan bir dönemdir tüm Ada'nın güven ve istikrar içinde gelişmesine katkı sunmuştur ve bunun teminatı olmuştur. Sadece KKTC değil GKRY de bu istikrardan istifade etmiş, güvenli bir ortamda kalkınmıştır. 50 yılı aşkın süredir bu adada huzur var, barış var. Güvenliğin olmadığı bir yerde kalkınma olmaz, refah olmaz.”
Yılmaz, Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümünün Ada’daki iki devletin yan yana var olmasından geçtiğine dair inançlarının sürdüğünü belirterek, şöyle devam etti:
“Kıbrıs Türkleri Ada’nın ortak sahibi değil azınlık olarak kabul eden, eşit görmeyen ve Kıbrıs Türk halkına Ada’nın geleceğinde söz hakkı tanımak istemeyen zihniyetle çözüme ulaşmak mümkün değildir. Kıbrıs Türklerinin özden gelen hakları olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüleri tescil edilmeli, maruz bırakıldıkları haksız izolasyonlar son bulmalıdır. Kıbrıs meselesinin Ada’daki gerçekler temelinde çözülmesinin yolu bundan geçmektedir.”
Yılmaz açılışa katıldı
Altınbaş Kıbrıs Üniversitesi Minareliköy Kampüsü temel atma töreni yapıldı
Bu arada Altınbaş Kıbrıs Üniversitesi Minareliköy Kampüsü temel atma töreni yapıldı.
Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bazı bakanlar, milletvekilleri, Altınbaş Kıbrıs Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Sofu Altınbaş ve üniversite mütevelli heyeti, Türkiye’den bazı milletvekilleri ve diğer yetkililer katıldı.
******
Başbakan Üstel “Rum Yönetimi’nin attığı yanlış ve sorumsuz adımlar adamızı bir savaş ortamının içine sokmuştur” dedi ve ekledi:
Güvencemiz Türkiye
Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin attığı yanlış ve sorumsuz adımların, adayı istemedikleri bir savaş ortamına sürüklediğini belirterek, “Anavatan Türkiye’nin desteği, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin ve geleceğinin en güçlü teminatıdır” dedi. Üstel, Yılmaz’ın KKTC ziyareti kapsamında süregelen projeleri ele alma fırsatı bulacaklarını söyledi. “Bu yıl özellikle yol, hastane, okul, enerji ve dijital altyapı alanlarında başlatılan projelerin tamamlanmasını hedefliyoruz” diye konuştu. Başbakan Üstel, ziyaretin iki ülke arasındaki güçlü bağların ve ortak geleceğe yönelik kararlılığın göstergesi olduğunu vurguladı. Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin sıradan devletler arası ilişkilerin ötesinde olduğunu ifade eden Üstel, “Bizim ilişkilerimiz; tarihi bir derinliğe, ortak bir kadere, sınırsız bir güvene ve güçlü bir gelecek vizyonuna dayanan yaşamsal bir kardeşlik ilişkisidir. Kıbrıs Türk halkı ile Anavatan Türkiye arasındaki bağ, hayati ve vazgeçilmez bir bağdır” dedi.
Kıbrıs’ın çevresi ateş çemberi
Üstel, Kıbrıs’ın çevresinin adeta bir ateş çemberine dönüştüğüne dikkat çekerek, Güney Kıbrıs’taki son gelişmeleri ele aldı. Füzeler ve dronların Ada’nın güneyinde patladığını söyleyen Üstel, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yanlış ve sorumsuz adımları, adayı savaş ortamının içine sokmuştur. Fransa ve İsrail ile imzalanan askeri anlaşmalar ve İngiliz üslerinin çatışmaya dahil edilmesi, Güney Kıbrıs’ı fiilen çatışmanın tarafı haline getirmiştir” ifadelerini kullandı.
Başbakan Üstel, KKTC’de böyle bir endişe olmadığını belirterek, “İnsanımız Türkiye’ye güvenmektedir. Çünkü güvencemiz, garantörümüz ve kardeşimiz Türkiye’dir” dedi. Türkiye’nin garantörlüğünün ve Ada’daki varlığının Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile Doğu Akdeniz’deki dengelerin korunması açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.
Rıza Murat 10 Saat Önce
Sayın Jevdet Yılmaz , Uyarılarını sadece Rumlara değil de Savaş gemilerini Uçak Gemilerini Güney Kıbrıs’a gönderen Fransa’ya ABD’ye İsrail’e İngiltere’ye ayrıca Uyarılar yapması gerekmiyor mu acaba !
Öz 7 Saat Önce
KC nin garantörü sanki sadece Türkiye’dir. Yunanistan da,ada hakimiyetinde iken, KC ni kurup, %18 nüfusu bu cumhuriyete %30 ortak eden, adanın %2.5’i hala , yasal egemen üs toprağı olan İngiltere de bu cumhuriyetin garantörü.Atılan İHA lar da İngiliz üslerine atılmış.Tehlike konusunda söylenecek bir sözün varsa İngiltere’ye söyle.KC nin garantörlüğünü iki devlet kurma çabası ile yıkmak amacı, nasıl bir garantörlük anlayışı olabilir.KC nin bekasının yasal garantörüsün ama onu yıkmaya çalışıyorsun
Tamer Karadeniz 53 Dakika Önce
Turkiye de adaya; 7 savas ucagi, 4 denizalti, 3 savas gemisi ve 70 tank gonderip, savasa karsi koruma amaciyla adanin garantoru olarak bunlari gonderdim derse, KKTC hukumeti, GKRY, AB ve BM ne der, ne yapar acaba...?