Diyalog Gazetesi

TDP’de yeni dönem

KIBRIS

Mine Atlı, “Parti baraj altı kalmasaydı bana veya başka bir kadına böyle bir fırsat doğar mıydı bilmiyorum” dedi

Doğuş ÖZOKUTAN
Kıbrıs Türk siyasi tarihinde ilk kez, bir partinin başkanlığına bir kadın seçildi, Mine Atlı, son seçimlerde baraj altı kalan Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) başkanlığına geldi.
Avukatlık yapan ve sivil toplumda aktif şekilde rol alan Atlı, 17 yaşından bu yana partiyle bağı olsa da şartlar gerektirmese parti başkanlığına aday olmayacağını söylüyor.
“Bana kalsaydı çok sevdiğim mesleğimi icra etmeye ve sivil toplumda kadın mücadelesini yükseltmeye devam ederdim. Asla cübbemi bıraktığım bir gelecek görmüyorum ya da temenni etmiyorum” diyen Atlı TDP’nin baraj altı kalması sonrası beklediği özeleştiri ve sorun tespitini göremediğini, “sorunun kaynağıyla ilgili doğru tespitler yapmadığını” düşündüğü bir kişinin göreve aday olmasıyla, sorumluluk almak zorunda kaldığını anlatıyor.
“Korkarak, kaygı duyarak, endişe duyarak, yaşım gereği daha önce MYK’da görev almış olmamam nedeniyle haddim olmadığını düşünerek aday oldum ve 5 oy farkla kazandım” şeklinde konuşan Atlı, “Ben erkek olsaydım çoktan genel sekreter olurdum. Hatta belki de parti başkanı da olabilirdim… Parti baraj altı kalmasaydı bana veya başka bir kadına böyle bir fırsat doğar mıydı bilmiyorum” diyor.

“Staj için TKP’yi seçtim”
Mine Atlı’yı TDP’yle buluşturan süreç o daha 17 yaşındayken başlamış… İngiltere’de büyüyen Atlı’dan, lise döneminde bir siyasinin yanında zorunlu staj yapması istenmiş. O dönem yanında staj yaptığı siyasi, Irak’taki savaş hakkında Meclis’te evet oyu kullanınca, “Ben böyle birinin yanında çalışmam” diyerek stajı bırakmış.
Okulunun başka bir staj ayarlamak için kendisine bir hafta süre vermesi üzerine stajını Kıbrıs’taki partilerden birinde yapmak için izin istemiş, ülkedeki bütün partilerin programlarını okumuş ve sonuçta staj yapmak için TKP’yi seçmiş.
“Stajımı Özal Ziya’nın yanında yaptım. Türkçem gelişsin diye Annan Planının çevirisini yaptırmıştı bana” diye hatırlıyor o günleri.
Meral Akıncı aracılığıyla da sivil toplumla tanıştığını kaydeden Atlı, o yaşlarda sivil toplumun ne anlama geldiğini henüz bilmediğini, dönüşüm sağlamak için siyaset yapmak gerektiğine inandığını anlattı.

“Sandığa gitmeyen birçok partili olduğunu gördüm”
Başkanlık seçimine kadar olan 45 günlük sürede bütün ilçeleri gezerek üyeleri dinlediğini anlatan Atlı, “Sorunlara bakış açısının ortak olduğunu gördüm, umut gördüm. Mücadele azmi gördüm, ‘toparlanın da biz buradayız’ diyenleri gördüm” diyor.

Çalışmaların 3 ayağı olacak
Atlı, önümüzdeki süreçte yapacakları çalışmaların 3 ayağı olacağını söylüyor ve bunu şöyle detaylandırıyor:
“Birincisi solda iş birliği için proaktif bir rol oynamak ki bunun için parti meclis oyu var. Bütün sol partiler ve örgütlerle toplantılarımız sürüyor. İlk 45 günde bir de solda iş birliği çalıştayı yaptık. Şu ana kadar görüştüklerimizden ciddi olumlu karşılık gördük. Sol görüşteki kitleler kendilerine bir mücadele alanı arıyor ve biz buna talibiz”
Atlı, ikinci ayağın siyaset üretmek olduğunu anlattı.
Atlı, üçüncü ayağın temas, iletişim ve anlatım olduğunu belirtti. 

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.