Diyalog Gazetesi

Unutulmayan anılar

KIBRIS

Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Türk askerlerinin yardımına koşan Pakistanlı sağlık ekibinde yer alan emekli General Karamat, yaşadığı o günleri yıllar sonra anlattı

Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Pakistan'dan Türkiye'ye yardıma gelen sağlık ekibinde yer alan emekli General Ahmet Karamat, "Türkiye'de hiç yabancılık çekmedik. Bize kendilerinden biriymişiz gibi davrandılar." dedi. 
Patalog Prof. Dr. Karamat, 1974'teki Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Türkiye'de yaşadıklarını AA muhabirine anlattı. 
Pakistan Ordusunun Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Türk askerlerinin tedavisine yardımcı olması için Türkiye'ye gönderdiği sağlık ekibindeki doktorlardan biri olan Karamat, 1974'te Ravalpindi şehrindeki askeri patoloji laboratuvarında görev yaptığını, eşi 7 aylık hamile olmasına rağmen komutanın Türkiye'ye gitme önerisini tereddütsüz kabul ettiğini söyledi. 
Ardında hamile eşiyle küçük çocuğunu bırakarak yola çıkan Karamat, "Bana 'Ben hamileyim, doktor sezaryenle doğum yapmamı önerdi. Sen ise beni bu halde bırakıp gidiyorsun' diyen eşime 'Allah sana yardım edecektir fakat benim Müslüman kardeşlerim savaşta ve yardıma ihtiyaçları var. Gitmem gerek.' diye yanıt verdim." ifadesini kullandı. 

Yüzlerce Türk askerini tedavi etti
Karamat'ın da aralarında bulunduğu 29 kişilik sağlık ekibi, 17 Temmuz 1974'de askeri uçakla Pakistan'dan Adana'ya gelmiş, aynı gün otobüsle Mersin'in Tarsus ilçesine geçmiş ve Türk Kızılayının kendilerine ayırdığı bölgede hemen çalışmalara başlamıştı. 
Yaklaşık 2 ay görev yaptığı Tarsus'ta yüzlerce Türk askerini tedavisi eden Karamat, o günleri unutamadığını dile getirdi. 
Karamat, kızının doğum haberini bir gün sonra kayınbabasının Tarsus'a gönderdiği telgraftan öğrendiğini anlattı. 

"Türkiye'de hiç yabancılık çekmedik" 
Karamat, gelirken başta dil sorunu olmak üzere bazı endişeleri olsa da kısa sürede Türkiye'ye alıştıklarını söyledi. 
Tarsus'ta Türk sağlık ekipleri ile yan yana çalıştıklarını belirten Karamat, "Türkiye'de hiç yabancılık çekmedik. Bize kendilerinden biriymişiz gibi davrandılar. Beraber yemek yiyor, aynı çadırlarda kalıyorduk. Acılarımız da mutluluklarımız da aynıydı. Zaman zaman Mersin'deki üst düzey yetkilileri ziyarete gidiyorduk ve bize çok sıcak davranıyorlardı." diye konuştu.
Karamat, Türkçe öğrenmek için aldığı sözlük sayesinde bazı Türkçe kelimeleri öğrendiğini ancak aradan geçen uzun yıllarda bu kelimeleri unuttuğunu aktardı. 
"Türk insanı dinine çok bağlı bir millet." ifadesini kullanan Karamat, bundan çok etkilendiğini kaydetti.
Karamat ayrıca, Türkiye'de görev yaparken birçok arkadaş edindiğini ama bu arkadaşlıkların zamana yenik düştüğünü dile getirdi. 

"Davet edilirsem tekrar Türkiye'yi ziyaret etmek isterim"
Türkiye'yi çok sevdiğini vurgulayan Karamat, Kıbrıs Barış Harekatı'ndan sonra 2003'te yeniden Türkiye'yi ziyaret ettiğini söyledi. 
Eşinin de Türkiye'yi görmesini istediğini belirten Karamat, "Türkiye'yi yeniden ziyaret etmeyi çok isterim ancak artık yaşlandım ve bastonsuz yürümekte zorlanıyorum. Uçak paramızı ve diğer masraflarımızı ödemeye hazırım. Bize sadece konaklamak için yardımcı olunsa ve rehberlik edecek biri olsa eşimle Türkiye'yi ziyaret etmek isterim." dedi. 
Pakistan ile Türkiye arasında uzun yıllardır devam eden dostluğa da değinen Karamat, iki ülke halkı arasındaki sevginin sınırı olmadığına dikkati çekti.

Pakistan halkının Türk halkını çok sevdiğini dile getiren Karamat, "Pakistan halkı, Türk halkına karşı derin bir sevgi taşıyor. Türk halkı da Pakistanlıları çok seviyor." diye konuştu.
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.