Diyalog Gazetesi

Yatırımcıya para verilmiyor

KIBRIS

KITOB Başkanı Çağıner, turizm yatırımlarına yönelik ‘teşvik’ iddialarının yanlış yorumlanmasını eleştirdi

KKTC ekonomisinin lokomotif sektörü olan turizmin önde gelen isimleri, bazı siyasilerin ‘teşviklerle’ ilgili yorumlarını eleştirirken, bunun yanlış anlamalara neden olduğuna dikkat ekti.

Diyalog TV’nin farklı programlarına konuk olan Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) Başkanı Dimağ Çağıner ve Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) Başkanı Erkan Kilim, turizm yatırımı yapanlara devlet tarafından parasal katkı yapılmadığını belirtti.
Kilim, Aytuğ Türkkan’la Detay programında, adaya turist getiren tur operatörleriyle ilgili teşviklerin söz konusu olduğunu ve yaklaşık 90 milyon lira tutarındaki ödemenin aylardan beri yapılmadığını ifade ederken; ‘Cemre Akar’la 360 Derece’ programında konuşan Çağıner “KKTC’ye yatırım yapanlar vücutlarını taşın altına koyuyor” dedi. 

“Yatırımcılar vücutlarını taşın altına koyuyor”
Çağıner şöyle dedi:
“Biz araziyi verdik, biz teşvikli yatırım yapmasını sağladık, bu imkanı versek herkes yapardı deniyor” bu böyle değil bugün bir otel 30 ile 100 milyon dolar arasında tamamlanıyor. Yatırımcı dışardaki parasını buraya getiriyor. Hem de tanınmayan ve direkt uçuşun olmadığı bir ülke. Bir gün çözüm olursa diye geliyor dış yatırımcı. Yatırımcılar buraya vücutlarını taşın altına koyup geliyor. Burada üretilmeyen malların oteller yapılırken verilen teşvikler var. Birincisi bu. Sanki devlet alınması gereken paralardan vazgeçiyor gibi söyleniyor. Bir otel işletmesine sadece verdiği vergi olarak bakılmaz çünkü 365 gün çalışır bu tesisler. Sürekli bir istihdam sağlar. Turizmin ekonomiye getirdiği katma değerdir önemli olan. Bu noktada sağlıyoruz bu katma değeri. Diğer bir teşvik ise tur operatörleri üzerinden verilen teşvik. Yurt dışındaki tur operatörü ambargo olduğu için diğer ülkelere nazaran daha maliyetli bir destinasyon oluyoruz biz. Mesela uçakların indi kalktı maliyetleri var. Bu maliyetleri ortadan kaldırması için devlet 7 gece konaklayan turist için 70 Euro veriyor. Bu paralar operatörlerin adayı pazarlayabilmesi için vermiş olduğu katkılardır. İnsanlar toprak rakamı görünce acentenin cebine girdiğini sanıyor. Ama yabancı tur operatörü devleti tanımadığı ve ödemeyi ne zaman yapacağını bilmediği için buradaki yerel acentenin otel parasından bunu düşüyor. Otelci ve acenteci tahsilat süresindeki finansmanı sağlıyor. Bu 70 Euro’ların yüzde 70’i Türkiye’den yüzde 30’u ise KKTC bütçesinden çıkıyor. Yani bizim maliyemizden yaklaşık 25 Euro çıkıyor ama onun karşılığında 750-800 Euro kazanç sağlanıyor. Yani turizme verilen teşvikler ekonomiye direkt olarak katkı sağlıyor.” 

İsrailli turistlerin gelmesi engelleniyor
İsrailli turistlerin Larnaka Havaalanında önlenmesi konusunu yorumlayan KITOB Başkanı Dimağ Çağıner de Rum yönetiminin eşit şartlarda kendileri ile yarışamadığını söyledi.
Çağıner, “2017 yılına kadar çok büyük bir artış yoktu İsraillilerde. 2017’de bazı otellerimizin pazarlaması sonucunda o piyasanın dikkatini çektik. Güzel talepler oldu, 2017’de 113 bine çıktı rakam. Bu rakama ulaşınca Rumlar buna hemen müdahale etti. Biz eşit şanslarla Rumlarla yarıştığımızda konaklama ve hizmet kalitesi olarak bir adım öndeyiz onlardan. Onlar da bunu siyasi bir çaba ile önlediler. Sadece İsrail değil, Lübnan’dan gelenler ve diğer ülkelerden de gelen turistlere sıkıntı çıkarıyorlar. Bu insan haklarına bir saldırıdır. Turizmimiz bundan olumsuz etkilendi. Biz buna sivil toplum kuruluşları olarak kampanya yaparak tepki göstereceğiz” dedi.


Kilim: 90 Milyon TL’lik teşvik alacağımız var
KITSAB Başkanı Kilim de turizmin ulaşım için verildiğini ifade etti. “90 milyona TL’ye yakın bir alacağımız var” diyen Kilim, belirli kriterlerle teşviklerin verildiğini anımsattı. 7 gün gibi bir konaklamanın söz konusu olduğunu anlatan Kilim, “havadan verilen bir para yok” dedi ve teşvikin önemine değindi. Kilim sözlerini şöyle sürdürdü:
“Seyahat acenteleri almıyor bu teşvikleri. Bakın ülkemize direkt uçuş yoktur. Uçaklar Türkiye’ye iniyor, tekrar kalkıp ülkemize geliyor. Her bir uçak inip kalktığında bir maliyet ediyor bu. İşte bu aradaki sıkıntıyı ortadan kaldırmak için tur operatörlerine veriliyor bu teşvikler. Karşıdaki tur operatörleri teşvikleri otel faturalarından düşüyor, ve biz devletten alacaklı duruma düşüyoruz. Yurt dışındaki tur operatörleri bize diyor ki; ulaşıma katkı var, ben sana 100 kişi getiririm, senden bu teşviki düşerim sen devletinden paranı al” diyor. Ama bu bizi ciddi bir sıkıntıya soktu. Zaten bütçe az, yaşanılan mali sorunlar var. 2017’den beri bazı dosyaları alamadık. Bütçe açıldığında bize ait olmayan bu ödemeleri alıp karşıdaki tur operatörlerine ödemek istiyoruz.” 

“Güney Kıbrıs daha çok verdi, tur operatörünü kaptı”
“Bu teşviklerin yüzde 70’ini Türkiye Cumhuriyeti, yüzde 30’unu ise KKTC hükümeti ödüyor” diyen Kilim, bunu yapan sadece KKTC değil başka ülkelerin de yaptığını söyledi ve şunları aktardı: 
“Güney Kıbrıs bizden en büyük tur operatörünü aldı. Bunu nasıl yaptı bizden daha fazla teşvik verdi. TC de bu teşviklendirmeyi yapıyor kendi ülkesinde. Biz tanınmamış bir ülkeyiz ve bu konuda ciddi mücadele veriyoruz. Umarım artık herkes zamanında ödemelerini alır ve aksamalar yaşanmaz. Bir tur operatörü bizi terk ediyorsa bu bir sıkıntıdır. Zamanında ödeme yapılmalıdır.”
Erkan Kilim ülke tanıtımının önemine de değindi. Yeterince tanıtım yapılmamasından dert yanan Kilim, bu konuda da dezavantaj yaşadıklarını kaydetti.
Kilim konuşmasının devamında şunları söyledi: “Destinasyonunuza ilgi yoksa 50 değil 150 de verseniz sizin destinasyonunuzu pazarlamaz. Bir destinasyonu açmak için belirli miktarda bir tanıtım istiyor yabancılar. Tanıtım olmadan yönlendirmede de sıkıntı oluyor.”

“İsrailli turistlere insanlık dışı uygulama”
Erkan Kilim Kuzey Kıbrıs’a tatil için gelen İsrailli turistlerin Rum yönetiminin tavrı ile Larnaka havaalanından geri gönderilmesi konusuna ilişkin de tepki göstererek, “ 2017 yılında otel ve casinolarımız ciddi bir reklam yaptı İsrail pazarında ve yaklaşık 100 bin turist geldi buraya. Bu Rum tarafında rahatsızlık yarattı ve Larnaka’dan bu turistleri geri göndermeye başladılar. Hatta daha da ileri gittiler ve Kuzey’e gidip konaklayacak tüm AB pasaportu olmayan turistlere bu uygulamayı başlattılar. Biz bu konuda girişim başlattık devam ettiriyoruz ve olumlu bir noktaya gelir. Bu yapılan insanlık dışı bir uygulamadır. İnsanların serbest dolaşım hakkı vardır ve bunu engelliyorlar. 100 bin olan İsrailli turist sayısı 2018’de 30 bin civarına geriledi. Bu yıl herhalde daha da düşecek. Çünkü Rumlar bu konuda katı. Biz Cumhurbaşkanımıza görüşmelere gitmeden önce bu konuyu ilettik. BM’ye ve AB’ye biz birlik olarak şikayette bulunduk. Rumlar barış istiyorsa iyi niyetli olduğunu göstersinler ve ekmeğimizle uğraşmasınlar” ifadelerini kullandı. 

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.