Diyalog Gazetesi

Zor günler

KIBRIS

Pamuk ipliğine bağlı bir hükümet modeli oluşuyor

Raif DOĞRU
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) ile Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) kurmayları arasında sürdürülen Hükümet Protokolü müzakerelerinde ciddi görüş ayrılıklarına karşın bazı konularda ‘kelimelerle’ oynanarak uzlaşının sağlandığı öğrenildi. 
CTP’nin şartlarından biri olan özel sektörde sendikalaşma zorunluluğuna karşı çıkan UBP, böylesi bir gelişme durumunda ‘Grev ve Lokavt’ Yasası’nın zorunluluğuna işaret etti. 
Sendikalara göz kırpmaya çalışan CTP ise, bu talep karşısında 1993 yılında kabul edilen ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmesi’ne bağlılığı teyit edilen yasaya işlerlik kazandırılmasını önerdi. UBP’nin de ‘Nasıl olsa hiçbir şey değişmeyecek’ düşüncesiyle buna itiraz etmediği bildirildi. 

CTP ‘Özerkleşme’ taraftarı…
Olası CTP-UBP koalisyonunun UBP kanadı, ekonomik alanlarda devletin ön planda olmasına karşı çıkarken, CTP kanadı başından itibaren Elektrik Kurumu, Telekomünikasyon Dairesi ve Limanların ‘özelleştirilmemesi’ görüşünü savunarak ‘Özerkleşme’ ifadesi üzerinde durdu.

Bakacaklar, görecekler
Diyalog’un elde ettiği bilgilere göre, iki partinin kurmayları, hükümet programında yer alacak ifadeler konusunda uzlaşabilmek için saatler harcadı. Sonunda tarafları tatmin etmese de ortaya bir taslak metnin çıktığı belirtildi.
Diyalog muhabirinin, “Bu nasıl bir uzlaşı?” sorunu yanıtlayan UBP’li bir kaynak “Vallahi gittiği yere kadar gidecek” dedi.
“Yani pamuk ipliği üzerinde yürüyecek bir hükümet mi oluşuyor?” soruna karşılık ise 
“Maalesef öyle oluyor” diyen UBP’li kaynak, parti tabanının daha şimdiden kaynadığını söyledi.

 Partiler karışacak
Diyalog’a konuşan CTP’li bir kaynak ise, tabanda UBP ile koalisyona sıcak bakmayanların çoğunlukta olduğunu söyledi. CTP’nin savunduğu ilkelerin büyük bir kısmının UBP ile ortaklık döneminde hayata geçirilemeyeceğine dikkat çeken CTP’li kaynak “Kısa süreli bir hükümet formülü için toplumun zamanı çalınıyor”dedi.
CTP’li kaynak, doğru olanın tüm partilerin uzlaşması ile yeni bir seçim yasası ve siyasi partiler yasası altında erken seçime gitmek olduğunu belirtirken, “UBP ile koalisyona kaç aylık bir ömür biçersiniz?” sorusuna “Kıbrıs sorunu kritik bir noktaya geldiğinde ipler kopar” yanıtını verdi. 

Kabinede isimler belli oldu
Öte yandan Diyalog muhabirinin elde ettiği bilgilere göre, bugün Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya sunulması beklenen CTP-UBP koalisyon hükümetindeki bakanlıkların dağılımı ve görev yapacak isimler belirlendi.

Muhtemel Kabine
Dışişleri: Emine Çolak (CTP)
Maliye: Birikim Özgür (CTP)
Sağlık: Ahmet Gulle (CTP)
İçişleri ve Çalışma: Aziz Gürpınar (CTP)
Tarım: Ahmet Fikretler (CTP)
Turizm: Kutlu Evren (UBP)
Eğitim: Kemal Dürüst (UBP)
Ekonomi: Tahsin Ertuğruloğlu (UBP)
Ulaştırma: Nazım Çavuşoğlu (UBP) 
Bayındırlık ve Çevre: Ersan Saner (UBP)

Özgürgün: Ekonomi merkezli bir hükümet
Anamuhalefet Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün dün yaptığı açıklamada, koalisyon hükümetinde sorumluluk üstlenme çalışmaları içindeki partisinin, halkın ortaya koyduğu uzlaşı-değişim-dönüşüm talebine bağlı olarak geniş tabanlı, vizyonu net “ekonomi merkezli” bir programla hizmeti hedeflediğini kaydetti.
Koalisyona ilişkin parti içi tartışmalara değinerek, UBP yetkili kurullarının aldığı kararlarının parti çatısı dışında tartışılmasının hoşgörüyle karşılanmasının beklenmemesi gerektiğini söyleyen Özgürgün, “UBP’nin, 2013 öncesine götürülmesi gayretleri karşısında sessiz kalınması olası değildir” dedi.
Özgürgün, “Yalnız biz değil tüm siyasi partiler, hatta tüm ülke, çok iyi bilmektedir ki, Ulusal Birlik Partisi ister iktidarda ister muhalefette olsun, ülkenin en önemli partisidir ve vazgeçilmezidir” dedi.

“Kararların tartışılması hoş değil…”
Hüseyin Özgürgün, şöyle devam etti:
“Bizim yolumuz halkın yoludur. Bizim yolumuz sevginin, kardeşliğin yoludur. Bizim yolumuz ülkemize, insanımıza hizmetin yoludur. Ulusal Birlik Partisi bu yolda bilgili, deneyimli, genç, dinamik kadrolarıyla ve ona inananlarla yürüyecektir. UBP’liyim diyen herkes iyi bilmeli ve hiç unutmamalıdır ki, UBP yetkili kurullarının kararları kesindir ve demokratik yöntemlerle alınan kararların tartışılmasının, hele de parti çatısı dışına taşınmasının hoşgörü ile karşılanması asla beklenmemelidir. Dahası Kıbrıs Türk Halkının özgürlüğünün, egemenliğinin ve refahının en öncelikli konusu olduğunu bilen, kabul eden UBP’nin, 2013 öncesine götürülmesi gayretleri karşısında sessiz kalınması olası değildir. Temeli sağlam, mayası tamam olan bu ulu çınar, Kıbrıs Türkü’nün güçlü teminatı olmaya, birlik ve beraberlik içinde ilelebet devam edecektir.”
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.