Barış Harekatı sonrasında Kıbrıs’ın kuzeyini yönetenler çeşitli siyasi nedenler ve kişisel çıkarlar nedeniyle ülkeye bazı alışkanlıklar kazandırdılar ki bunlar ‘dokunulmaz’ hale geldi…
Yılda ‘iki kez maaş artışı’ ve 13’üncü maaşlar…
Hatta iki yıl önce yasa değişikliği yaparak maaş artışını ve asgari ücret uygulamasını yılda üçe çıkardılar…
Kuzey Kıbrıs’ta bu tür kararlar alınırken, ekonomiye getiri ve götürülerini hesaplayan bir mekanizma yoktur…
Hükümet “verdim gitti” dediği anda gereken yapılıyor…
Kasada para olmasa da yapılıyor…
Bankalardan yüksek faizle borç alınarak, verilen sözler yerine getiriliyor…
Borçlanmanın sınırı yok mu?..
Bu ülkede yoktur…
Özellikle yerel bankalar talimatlara göre yürümeyi ve yüksek gelir elde etmeyi tercih ederler…
“Verilen hak geri alınmaz”
Yıllar öncesinde alınan kararları, daha sonra iktidara gelenler değiştiremedi…
Değiştirmeyi düşünmek dahi suç kabul edildi…
“Verilen hak geri alınamaz” denilerek, 13’üncü maaş uygulamasına devam edildi…
Brunei Sultanı’ndan daha çok para gelirse 14’üncü, hatta 15’inci maaşı da verebilirler…
Özelde çalışana 13’üncü maaş yok ama kamuda çalışana bu hak veriliyor…
Çünkü zamanında bu uygulamayı başlatanlar sırtını devletin gelirlerine dayamıştı…
Bir yerde ‘cevizcinin çuvalından’ oynuyorlardı…
Maaş artışlarını bırakın durdurmayı, geciktirmeden söz ettiğiniz anda ister sağ, ister sol çizgide olsun tüm sendikaları ve örgütleri karşınızda bulursunuz…
Güney Kıbrıs, ağır ekonomik sıkıntıların yaşandığı dönemde Troyka’nın baskıları sonucunda mevduatlardan yüzde 40 oranında ‘tıraşlama’ yapmıştı…
Sonunda ne oldu?..
İki günlük eylemin ardından herkes yerine oturdu…
Ya kuzeyde olsaydı?..
Benzeri bir durumun Kuzey Kıbrıs’ta yaşanmasını elbette istemiyoruz…
Ama olması halinde burada ne hükümet kalırdı, ne de parlamento…
Gelmiş, geçmiş siyasiler kamu çalışanlarını 13’üncü maaşlara alıştırdıkları için bu uygulamadan da vazgeçilemez…
Bunu denemek isteyenler kısa sürede etkisiz hale getirilir…
Zaten yerel bankalar da yılın ortasından itibaren “13’üncü maaşınız bizden” diyerek kamu çalışanlarına 6 ay sonraki maaşı, bir miktar kesintiyle veriyor…
O yüzden maaşa dokunmak demek, aynı zamanda bankalara da dokunmak demektir…
Şimdiki hükümetin maaş artışlarını 9 ay süreyle dondurma girişimine yönelik tepkileri görüyorsunuz…
Tüm sendikalar, beklenen pahalılık karşısında çalışanların alım gücünün daha da azalacağı gerekçesiyle buna karşı çıkıyor…
Sağı da solu da eylemler konusunda tek yumruk oluyor…
Mesaj açıktır:
“Bu ülkede maaşlara dokunamazsınız…”
Peki ne yapabilirdi?..
Hükümet; maaş artışlarını 9 ay süreyle dondurmak yerine; gelirlerini artırıcı, giderlerini azaltıcı önlemlerden başlamalıydı…
Alınabilecek önlemleri konuşmaya devam edeceğiz…
Rıza Murat 4 Saat Önce
KKTCnin kasası boş diye niye üzülelim ki ! İngilizleri de Üslerden gönderir Topraklarına El koyup Yağmalayıp Koçanlayıp KKTCdeki yiyip bitirdiğimiz Rum Toprakları gibi gelene gidene Satarız ne olmuş yani Dünyada KKTCyi Tanıyıp da Cezalandırabilecek bir Ülke mi var !