Diyalog Gazetesi
2026-01-24 10:40:29

Menisküsten kireçlenmeye: Diz ağrısı kader değildir

Ece ÖZTAN

ecceoztan@gmail.com 24 Ocak 2026, 10:40

Diz ağrısı, her yaş grubunda ama özellikle ileri yaşta en sık karşılaşılan şikâyetlerden biridir. Diz problemi nedeniyle kliniğe başvuran danışanlar dizindeki şikâyeti benzer cümlelerle anlatıyor:

“Menisküsüm var”, “Kireçlenmem var” ya da “Artık dizlerim beni taşımıyor.”

Oysa diz problemleri çoğu zaman tek bir nedene bağlı değildir. Menisküs yıpranmaları, kireçlenme (osteoartrit), kas zayıflıkları ve yanlış hareket alışkanlıkları genellikle birbiriyle iç içe ilerler.

Menisküs; diz eklemi içinde yükü dağıtan ve denge sağlayan önemli bir yapıdır. Yaş ilerledikçe ya da diz çevresi kaslar zayıfladığında menisküs daha fazla yük altında kalır ve yıpranma kaçınılmaz olur. Benzer şekilde osteoartrit, yani diz kireçlenmesi, sadece eklemin değil, tüm hareket sisteminin verdiği bir alarmdır. Ancak bu tanılar çoğu zaman yanlış yorumlanır ve kişiyi tamamen hareketsizliğe iter.

En sık karşılaştığım düşünce şudur:

“Dizimde problem var, hareket edersem daha kötü olur.”

Oysa bir fizyoterapist ve klinik pilates eğitmeni olarak şunu net bir şekilde söyleyebilirim; diz problemlerinin büyük bir kısmı hareket etmekle değil, hareketsiz kalmak ya da yanlış hareket etmekle kötüleşir. Diz eklemi; onu destekleyen uyluk, kalça ve baldır kasları güçlü olduğunda yükü daha dengeli taşır. Kaslar zayıfladığında ise yük doğrudan ekleme biner ve ağrı artar.

Ağrı başladığında hareketten kaçmak kısa vadede rahatlatıcı gibi görünse de uzun vadede diz için en büyük risklerden biridir. Kas gücü azalır, eklem sertleşir, denge bozulur ve kişi günlük yaşamda daha çabuk yorulmaya başlar. Merdiven çıkmak zorlaşır, yürüyüş mesafesi kısalır ve düşme korkusu artar. Yanlış ayakkabı seçimi, uzun süre hareketsiz oturmak, ani kalkışlar ve dizin kapasitesinin üzerinde yüklenmesi de sorunları artırır. Özellikle ileri yaşta, dizin ne zaman ve nasıl zorlandığını fark etmek, en az yapılan egzersiz kadar önemlidir.

Bu noktada özellikle 65 yaş üstü bireylerle sandalyede uygulanan klinik pilates egzersizleri, diz problemleri olan kişiler için güvenli ve etkili bir seçenek sunar. Yere inip kalkma zorunluluğu olmadan yapılan bu çalışmalar; diz eklemini zorlamadan, onu destekleyen kas gruplarını aktif hale getirir. Amaç ağrıyı görmezden gelmek değil, dizin yükünü doğru şekilde paylaşmasını sağlamaktır.

Sandalyede yapılan egzersizler sayesinde diz çevresi kasları güçlenir, eklem hareketliliği korunur ve kişi hareket ederken kendini daha güvende hisseder. Diz, doğru şekilde çalıştırıldığında zarar görmez; aksine korunur. Bunu fark etmek birçok kişi için dönüm noktası olur.

Dizler bizi hayata taşır. Yürümek, dışarı çıkmak, sevdiklerimizle vakit geçirmek bu eklemlerin sağlığına bağlıdır. Menisküs ya da osteoartrit tanısı, hayatın durması anlamına gelmez. Doğru değerlendirme, bilinçli egzersiz ve düzenli hareketle diz problemleri yönetilebilir.

Unutmayın, hareket dizin düşmanı değil, doğru yapıldığında en güçlü destekçisidir.

Yorumlar (1)

Hülya sofu 1 Hafta Önce

Super

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.