Diyalog Gazetesi
2026-04-07 09:37:57

Olması gereken neydi?..

Reşat AKAR

rakar@diyaloggazetesi.com 07 Nisan 2026, 09:37

Kıbrıs’ın kuzeyi dünyanın farklı bir bölgesidir...

Burada yarışlar bitmez…

Seçim yarışları…

Örgüt yönetimlerinde, kamuda kademe yükselmede, muhtarlık ve belediye seçimlerinde müthiş yarışlar yaşanır…

Böylesi bir farklılığı vardır Kuzey Kıbrıs’ın…

Demokrasi diyorsanız buraya bakacaksınız…

Söke söke alacağınız bir düzen kuracaksınız…

Yönetemeyenler de verecek…

Son günlerde yaşanan olaylara bakınız…

Sendikalar eskiden “söke söke alacağız” derken, bu kez “ya istifa ya da darbe” anlamına gelen mesajlar veriyor…

Türkiye askeri darbelerden çok çekti…

O yüzden Kıbrıs’ın kuzeyinde sivil darbe olmalı…

Hükümetler ‘ya emirlere uyacak’, ya da iktidardan gidecek…

Şimdi bu noktada Üstel hükümeti ne yapmalıydı?..

Devletin polisi ile sendikacıları karşı karşıya getirmek yerine, kamuoyunun sesine kulak vermeliydi…

Kamuoyu ilk defa bu kadar yüksek sesle ‘erken seçimden’ söz etmeye başladı…

Erken seçim sonrasında Kıbrıs’ın kuzeyinde sorunlar ortadan kalkar mı?..

Çok zor…

Hatta imkansız…

Ne var ki; insanlar bunu denemek ve görmek istiyor…

O zaman fırsat vereceksiniz…

Polis görevinin başında olacak…

Siyaset, halkın beklentilerine göre hareket edecek…

Eğer bu ülkede 100 bine yakın eve devletin çeki giriyorsa ve siz hayat pahalılığı ödeneğini ‘donduruyorum’ diyorsanız başarılı olma şansınız yoktur…

Öyleyse hükümet ne yapmalıydı?..

Yasanın öngördüğü şekilde hayat pahalılığı ödeneğini Nisan’a çekmek yerine Temmuz başına bırakmalıydı…

İlk 6 aylık enflasyon rakamı Temmuz başında açıklanıyor ve ödemesi ay sonunda yapılıyor…

Erken seçim Temmuz içinde yapıldığı zaman, hayat pahalılığını ödemek yeni hükümetin sorumluluğunda olacak…

Para bulursa ödeyecek…

Bulamazsa erteleyecek…

Yine ödeyemezse devletin iflasını ilan edecek…

Aslında sadece devlet değil, ekonomik kuruluşların, küçük işletmelerin önemli bir kısmı şimdiden iflas etmiş durumdadır…

Bazı ekonomistler toplu iflasa ‘bir tık kaldığını’ söylüyor…

KKTC’de yaşayanların dışındaki tüm dünya insanlarının ilgilendiği ve endişelendiği İran savaşının seyrine göre buradaki iflas ya daha da derinleşecek, ya da uzun süreli koma halinde kalacak…

Anlayanlar, anlamayanlara anlatmalı…

Yorumlar (3)

Rıza Murat 5 Saat Önce

Dünyadan dışlanmış Kimsenin tanımadığı ‘ Zenginlikler içinde kurup da 42 yılda batırıp soğana çevirdiğimiz KKTCde neyin kavgasını yapıyoruz acaba ? Hotelleri boş Üretim ve İhracatı yok olan Esnaf ve İşletmelerin batma noktasına geldiği KKTC denilen Kıbrıs’ın Kuzeyini bu saatten sonra hangi parti gelip de İflastan kurtarabilir ki ! Başımızda Borç batağına girmiş KKTCnin Enflasyon krizi ‘ Üretim Krizi ‘ Petrol Krizi ‘ Emlak Krizi ‘ Hellim Krizi ve Siyaset Krizi derken Borç batağı KKTCnin Tekrarlanan tarihi ile ‘ Bankalar Krizi de Kapımızda değilmidir yani ! Euro’ların Strerlin’lerin Dolar’larin KKTCye artık gelmediği Ülkemizde Döviz Krizi de Başgöstermiş ! İçine düştüğümüz KKTC düzeni ile “ Perşembe’nin Geleceği Çarşambadan Belli Değilimiydi yani ?

Rıza Murat 4 Saat Önce

Mahşer Günü gelmeden Borç Batağına saplanmış Kasası Boş KKTC devleti İflas’nı Dünyaya açıklayamıyor acaba ! İzlanda İflas ettikten sonra bugün Avrupa’nın Refah düzeyi en yüksek Ülkeler arasına girebilmiştir ! KKTC de İflas sonrası sil baştan başlayıp Kıbrıs’ın Kuzeyi de Avrupa’nın Refah düzeyi en yüksek Ülkeler arasına giramez mi yani !

Öz 2 Saat Önce

100 bin çek gidiyormuş. K/Türkler ne kadar kaldı ? 100 bin var mı? Hadi diyelim 120 bin ki AB pasaportu alanlar 85 bin filan. Yani kişi başına bir çek mi? Çocuklar var, devlette çalışmayanlar var. Ne oldu? Kişi başına 2 çekten fazla mı yani? K/Türkler 100 bin çekin ancak % 25-30 nu alıyor. Gerisi sonradan vatandaşlık alanlara veriliyor. Devlet devlet deyip doğudaki korucular gibi, Suriyedeki maaş alan ordu gibi birilerinden maaş beklersen devlet filan olamazsın.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.