Yine seçim zamanı geldi…
Tüm partiler 6 Aralık’ta yapılacak ‘ikisi bir arada’ seçimleri için aday belirleme çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor…
Allah yar ve yardımcıları olsun…
Açık konuşmak gerekirse; Kıbrıslı Türklerin siyasileri; ülke yönetmesini, halkı mutlu etmesini, güçlü bir ekonomi yaratılmasını, sosyal ve kültürel seviyeyi ilerletmesini beceremedi...
Bölgesinde 'en tanınmış' kişiyi aday yapmak ve milletvekili seçtirmek değişmeyen gelenek oldu...
"En meşhur doktor, ya da öğretmendir, çok oy toplar" diyerek aday seçtiler... Milletvekili, bakan yaptılar...
Bazıları 'delege sisteminden' yararlanarak, hiçbir şey kazandırmadıkları siyasete devam etmeyi 'başarı' olarak nitelendirdi...
Sahasında deneyimli, dünyayı iyi tanıyan ve 'parti rozetine bakmadan' memlekete hizmet edebilecek yetenekteki insanları aday yapmayı akıllarının ucundan bile geçirmediler...
İyi insanların önerilmesi karşısında, gün gele koltuğu kaybedecekleri düşüncesiyle hareket ettiler...
"Deli misin be adam yarın başımıza bela olur, bizi de koltuğumuzdan eder" diyerek, iyi insanlara sırt çevirdiler...
Peki bu zihniyetin sonucu ne oldu?..
Bir avuçluk ülke, her türlü suçun ve yasa dışılığın merkezi oldu...
İnsanımızın onuru yerlerde sürünür hale geldi...
Sonuç olarak da siyasete ve siyasetçiye güven kalmadı...
Onlar 'adam transferine' devam etsinler...
Bu şekilde 'bir süre daha' durumu idare edebilecekleri hayaliyle, koltuklarında oturuversinler...
Gerçek olan halkın düşünceleridir...
Gerçek olan ülkemizde her gün yaşadıklarımızdır...
Yani, ölümlü trafik kazalarının artarak devam etmesi, uyuşturucu belası, soygunlar, hırsızlıklar, tecavüzler ve cinayetlerdir...
Çetelerin üremesi, gelişip, beslenmesidir...
Çevrenin çok kötü bir şekilde kirlenmesi, çöplerle örtülmesidir...
Üretimin yok denecek kadar azalmasıdır...
Fakirliğin ve açlığın tırmanmasıdır...
Yıllar öncesinden başlayan bu tür tehlikelerin hızla tırmanması karşısında siyasilerin ne yaptıklarını sorma hakkımız vardır...
Bugüne kadar ne yaptınız, ne tür önlemler aldınız beyler?..
Bazı mekanlarda kurdele kesmeye vakit ayırabilirken, can alan yollarımızda inceleme yapan ve anında önlem alan oldu mu?..
Uyarılar dikkate alınmadı
Yargıçlar ve avukatlar, cezaların yetersizliğini ısrarla vurgulayıp, yasaların değiştirilmesini talep ederken sizler ne yaptınız?..
Limanların kontrol edilmesi ve önlem alınması için adeta yalvarır hale gelen halkımızı ciddiye almadınız...
Sizlerle birlikte siyaset yapmış arkadaşlarınız, dağ bayır gezerek, çöplerle örtülmüş yerlerin fotoğraflarını çekip ayağınıza kadar getirirken, ortaya koydukları görüşleri dinlemediniz...
"Boş ver gitsin" dediniz...
Bir gün sizi de götüreceklerini düşünmeden...
Ömrünü mücadele içinde geçirmiş insanları 'koyun sürüsü' gibi idare edebileceğinizi düşündünüz...
Büyük bir kesimi midesiyle, yani ekmek parasıyla tehdit ettiniz...
“Atarız, göndeririz, pişman ederiz” dediniz…
İşte bugün yaşanan sorunların büyük bir çoğunluğu, bu siyasi zihniyetin bir sonucudur…
Üzücü de olsa gerçekleri konuşmak ve gerekli önlemleri almak zorundayız…
Tamer Karadeniz 2 Ay Önce
Internet sayfanizda yayinladiginiz haber resimlerinde, resmin yarisi yok.. Neden?
Siman 2 Ay Önce
Çökmeye Yüz tutmuş KKTC denilen Temelsiz binanın ne önlemi alınabilir ki ? Çatlaklar’la Kırıklar’la Çöküşünü durduramadığımız Temelsiz KKTC gibi bir Binanın Sil Baştan yapılması gerekmiyor mu ? Kırk yıldır Dikili Taş önünde Dünyaya meydan okuyup kimseyi dinlemeyip Ben Yaparım olur diyen Yöneticilerimiz Mahşer günü kaçabilecek yer mi bulabileceklerdir acaba ? Mağduriyeti yaşamış Kıbrıslı Türklerin yüzüne Nasıl Bakar olacaklardır ? KKTC ile yolun sonuna yanaştığımız Ülkemizde Kandırıla Kandırıla bu günlere gelindik ! Bu günden sonrası mı ? Bol Maaş’lı Kahraman Yöneticilerimizin Bizlere dediği gibi KKTCye Malına geleni ayağından vuracağız ‘ KKTCyi bir Singapur yapacağız ‘ Azebaycandan Kazakistan’dan Direk Uçuşlar başlatacağız Avrupa Ülkesi Güney Kıbrıs’a İsrail’e Elektrik ve Su Satacağız ‘ Rusya Ghana KKTCyi tanıyacak ‘ Mavi Girne milli Havayolumuzu kuracağız ‘ KKTC ile İhya Olacağız FOREVER TRNC !
Öz 2 Ay Önce
Her aklına gelen seçim sisteminin tüm bozuklukların anası olduğunu sanır ve seçimi sistemi değişirse hele başkanlık sistemi gelirse her şeyin güllük gülistanlık olacağını sanıyor. Oysa esas önemli olan “Demokrasi “ dir. Yetki yurttaşlarındır. Yetki KKTC de gerçekten Kuzey Kıbrıs’ın gerçek sahiplerinin mi? En önemli şey Kuvvetler Ayrılığı “ gerçek manada işliyor mu? Partizanlık engellenebiliyor mu? Fırsat eşitliği var mı? Liyakat ve ehliyet aranıyor mu? Mahkemelerde bu konularda hak aranabiliniyor mu? Geriye dönüp baktığımızda, halkın Kıbrıs Liralarına komik karşılıklarla el konmadı mı? UBP li değil diye iş verilmeyip göçe zorlanmadı. Önüne gelen genç yaşta emekli edilmedi mi? Rumlardan kalan taşınabilir mallar milli emlaka geçtikten sonra ona buna peşkeş çekilmedi mi? Ganimet kültürü oluşmadı mı? Devam etmiyor mu ? Hukukun üstünlüğü uygulanabilir mi? Açıklık,şeffaflık ve hesap verebilir gibi kavramlar uygulanabilir mi? Mahkemeler tüm yanlışların üzerine gidip devlet malına zarar veren, peşkeş çeken, gasp edenlere soruşturma açabilir mi?-Yani asıl olan Demokrasi ve Adalettir bunların olmadığı yerde düzen aranmaz. Çözüm ve AB olmadan da tanınmayan ve tanınması yasaklanan KKTC ne yapılsa dikiş tutmaz