Diyalog Gazetesi
2026-11-05 09:40:50

Sorumluluk ve uzlaşı kültürü

Reşat AKAR

rakar@diyaloggazetesi.com 05 Kasım 2026, 09:40

Siyasiler, gazeteciler, örgüt liderleri, üst kademe yöneticileri ‘sorumluluk üstlenen’ insanlardır...

Tümünün, mensubu olduğu kesimlere, devlete ve halka karşı sorumlulukları vardır...

Sabah televizyonu açtığınız zaman karşınızda yalana dayalı, temelsiz, kışkırtıcı ve nefret uyandırıcı bir yayın görmek ister misiniz?..

İstemezseniz bunun önlemini alacaksınız...

Halk size güvenerek oy vermiş ve parlamentoya göndermişse; atacağınız her adımda dikkat edeceksiniz...

Kürsüye çıktığınız zaman ağzınızdan çıkacak her sözü ölçüp, tartacaksınız...

Yolda karşılaştığınız birileri canınızı sıkmış olabilir...

Bir gazetede veya TV’de şahsınızın veya partinizin hoşuna gitmeyecek iddialar yayınlanmış olabilir...

Buna karşılık vermek isterseniz, önce yayın yapan kurumu dikkate alacak; haberde yanlışlar veya eksikler varsa düzeltme talebinde bulunacaksınız...

Bunu yapmazsa hakkınızı aramak için yargıya başvuracaksınız...

Bir devlete ve onun kurumlarına inanmıyorsanız; o devletin seçimlerine katılmayacak, hele milletvekili veya bakan olmayacaksınız...

O devletin kurumlarında yöneticilik talep etmeyecek, haksız bir şekilde maaşını almayacaksınız...

Daha çok güvendiğiniz yerler varsa oralardan iş isteyeceksiniz...

İnanmadığınız bir devletin seçimlerine katılarak ve seçim sürecinde bu duyguları gizleyerek seçilmeniz halinde, devletin saygınlığına gölge düşürdüğünüz veya hakarete yöneldiğiniz veya dost olmayan başka ülke yetkilileriyle işbirliğine girdiğiniz takdirde; bileceksiniz ki gün gele birileri yakanıza yapışacak ve sizden bunların hesabını soracak...

Şiddet istemiyoruz

Bunları artık daha sağlıklı bir şekilde tartışmalı ve doğru yolu bulmalıyız...

Ayrıca toplumun hassas değerlerine saldırının kabul edilemeyeceğini, sabrın da bir sonu olduğunu bileceksiniz...

Yunanistan’ın 15 Temmuz Cunta darbesiyle Kıbrıslı Rumların verdiği kayıpları ve hala çektikleri acıları daima akılda bulunduracaksınız...

Bizler benzeri bir acıyı yaşamak istemiyoruz...

Ana ile yavru arasındaki ilişkilerin daima sağlam olmasını ve asla yıkılmayacak şekilde geliştirilmesini arzuluyoruz...

Yunanistan; Rumların Anavatanı olarak onlara çok büyük kötülükler yaptı...

İlk büyük kötülük 15 Temmuz 1974 darbesidir...

İkincisi de bankaların batırılması ve mevduatların yarı yarıya tıraşlanmasıdır...

Buna karşın Kıbrıslı Rumlarda bizlere örnek olabilecek düzeyde Yunanistan’a karşı büyük bir bağlılık, sevgi ve saygı vardır...

Özellikle son yıllarda diğer ülkelerle gerçekleştirdikleri tüm anlaşmalara Yunanistan’ı da dahil ettiler...

Bunu görmezden ve bilmezden gelemeyiz...

Diğer yandan Rum saldırılarının başladığı 1963 yılından itibaren Kıbrıslı Türklerin yanında olan, maaşlarını, bir dönem yiyeceklerini, giyeceklerini, çarşaflarımıza varıncaya kadar tüm ihtiyaçlarımızı gönderen bir Türkiye vardır...

O Türkiye; tüm altyapı ihtiyaçlarımızı karşılıyor...

Maaş ödeyemez duruma geldiğimizde ek kaynak yaratıyor...

Bunun kıymetini bilmeliyiz… 

Yorumlar (2)

Yakup 6 Saat Önce

Satin Akar KKTC’nin Siyaslerini Bir tarafa bırakalım ve Dövize Bakalım DÖVİZE ! İngiltere Merkez Bankasının bugünkü olası 0.25 puan Faiz Artışı ile Mevduatlara verilen Faizler yüzde Beş’i de geçmiş durumdadır ‘ ve hatta İSA mevduat Faizlerine İngilterede vergi kesintisiz yüzde 4.5 ile 5.0 arası Faizler verilmektedir Hal böyle iken Turizmin darbe yediği Türkiye’den ve Döviz gelirini yüzüne gözüne bulaştıran KKTC’den Döviz Çıkışı olmaması mümkün değildir ? KKTC Bankaları Sterlin Mevduat hesaplarına Yüzde 1 veya 2 faiz veriyor İngilterede ise Yizde 5 veriliyor Yakın bir gelecekte KKTC Bankalardaki Sterlinler Dövizler de Uçmuş olmayacak mı yani ? Bu konuda KKTCnin Ekonomiye Bakanları niye Sessizliğini koruyor acaba ? Bir zamanlar KKTCye Döviz yağdıran Avrupalı Turistleri İngilizleri ve hatta Güney Komşumuz Rumları da Büyük oranda Kaçırdık ! Bugün Kasası boş KKTCnin Bol keseden 40,000’leri 13’leri Ek Mesaileri Maaş Artışlarını İstihdam’lari dağıtacağız Diyenlerimize Seçimler sonrası ‘ Ayıkla Pirincin Taşını TRNC desek yanlış mı olur yani ?

ÖZ 31 Dakika Önce

Kıbrıs Türk toplumu bunlara müstahak mı ? Konu budur. Devlete girme; sesini çıkarma, görev alma. Neden? Çünkü bu devlete inanmıyorsun. İyii de neye inanacağız? Nütün dünyanın kabul ettiği uluslararası hukuka mı? Yoksa köşebaşlarını kapmış üçbeş ganimet vurguncusu menfaatçının anlattığı masallara mı inanacaksın. O zaman Ya bu devlete inan, ya da terket mi yani? (Faşistlerin ya sev, ya da terk et sloganını çağrıştırıyor)

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.