Artık yeni bir demokrasimiz mi var acaba?

 Başbakan Erhürman ile Ana muhalefet Partisi Genel Başkanı Tatar, Diyalog TV’de karşı karşıya geldiler. Uzun zamandan beri böyle bir tartışma izlememiştik. Bu karşılaşmanın son yılların gazetecilik olayı olduğuna kuşku yoktur. Ölçüm yapılmamış olsa bile, politika ile uzaktan yakından ilgili herkesin o akşam bu programı izlediğini kolaylıkla iddia edebiliriz. Sosyal medya paylaşımları da bunu açıkça ortaya koyuyor zaten.
   Bir gazetecilik başarısı olmasının yanı sıra, bu tartışma programı KKTC demokrasisinin geleceği bakımından da umut verici; belki de yeni bir dönemin başlangıcıdır. Bütün parti başkanlarını seçim dönemlerinde bile bir araya getirmeyi başaramayan demokrasi anlayışımız, bu tartışma ile geride kalmış olabilir. Üstelik ikili bir tartışma, toplu tartışmalardan çok daha değerli ve sonuç alıcıdır. Bu tür tartışmalarda liderlerin zayıf ve üstün özellikleri net bir şekilde ortaya çıkabilmektedir. Diyalog TV’deki tartışmada bugünün başbakanı ile yarının başbakan adayı karşı karşıyaydı. Seçmenlerin karşılaştırma yapabilmesi bakımından çok etkili bir düzenleme oldu. Demokrasiye katkısı tartışılamaz bile...

Karşılaştırma
   Program formatı o kadar etkili oldu ki, pek çok izleyici liderleri kendilerine göre puanladılar. Başbakan, konulara hâkimiyeti bakımından açık bir üstünlük sergiledi ve performansı daha yüksek bulundu. Tatar ise, bu program ile birlikte zayıf yanlarını iyice görmüş olmalıdır. 
   Bu yazı, programdan iki tam gün sonra yazılırken, Başbakan Erhürman’ın açık üstünlüğüne karşın, hükümet uygulamaları konusunda yeterince sorgulanmadığına dair kanaatler de ön plana çıkıyordu. Tatar, programda daha fazla sorgulayıcı olmalı; yapılamayan şeyler için ortaya konulan gerekçeleri kabullenmeye yanaşmamalı ve gelecekte kuracağı varsayılan kendi hükümetinin neleri nasıl yapabileceğini anlatacak bir tutum sergilemeyi becerebilmeliydi. Tatar, Ana muhalefet Partisi lideri olarak, neyin nasıl yapılması gerektiğini gerekçeleri ile ortaya koyabilmeliydi.
Muhalefet dediğiniz zaten öyle bir şey olmalıdır. Yapılanı beğenmiyorsanız, siz olsanız nasıl yapacağınızı ikna edici ve geleceğe dair bir taahhüt sayılacak şekilde ifade edebilmeniz gerekir. Tatar, ne yazık ki bu konuda da yetersiz kaldı.

İktidar yükü
   KKTC bugün oldukça kötü durumdadır. Doğru yapılan hiçbir işimiz yoktur. Başbakan bu tür sorunlar karşısında bir yıllık bir hükümet olduklarını ve yıllardan beri devam eden olumsuzlukları bir çırpıda ortadan kaldıramayacaklarının altını ısrarla çizdi. Bu anlamda geçmiş yıllardan gelen “iktidar yükünü” bütünüyle Ersin Tatar’ın sırtına yıkıverdi.
   Son 15 yıllık hükümetler dikkate alınsa, elbette CTP’nin hükümette bulunduğu gün sayısı UBP’ninkinden fazladır. Buna karşın Tatar’ın bunu dile getirmemesini nasıl yorumlayabiliriz? Anlaşılan odur ki, Tatar, toplumda UBP’nin iktidar, CTP’nin muhalefet partisi olduğuna ilişkin algının kurbanı olmuştur. Bunun başlıca nedenlerinden biri de, kendini ve partisini toplumun yerleşmiş değerlerini değiştirmek için harekete geçirmek için motive edememiş olmasıdır. 
   Bu nokta çok önemlidir: UBP, gelecek dönemde de bu düzeni korumaya çalışacaksa işimiz oldukça zordur! Tatar, bu düzeni değiştirmeye aday olup olmayacağını da iyi değerlendirmeli ve kararını şimdiden vermelidir. 
İnsan ne savunacağını bilemediği zaman buna benzer programlarda zorlanması doğaldır. Önemli kararlar verildikten sonra performansının artacağına eminim. 

Siyasal katılım
    Erhürman ve Tatar’ın performanslarının ne olduğundan ayrı olarak, uzun zamandan sonra böyle bir tartışma programına tanık olmak ise hepimizi gururlandırmış olmalıdır. Bu program sayesinde düşünmek, toplum sorunları hakkında konuşmak olanağı bulduk. Bu tür programların yurttaşların siyasal katılımını artıracağını söylemek kehanet olmayacaktır. Bu tür programlar yaygınlaşırsa siyasi parti liderleri ve onlara yardımcı olmaya çalışan ekipler de işlerini daha ciddiye almak zorunda kalacaklardır.
   Bir bütün olarak değerlendirildiği zaman bu programın tadı damağımızda kaldı diyebiliriz. Reşat Akar ve ekibini tebrik ederken, diğer yayın organlarımızdan ve siyasi liderlerimizden de benzer ürünler bekliyoruz doğrusu.

YORUM EKLE